Ana sayfa   Sponsorlarımız:
         
     
  Haberler > 06.10.2002 > Türkiye'de Ar-Ge'ye en fazla harcama yapılan sektör imalat sanayii...

İşletmelerimiz Ar-Ge fakiri:

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında istihdam edilen bin kişiye düşen araştırmacı sayısı, 2000 yılında Finlandiya'da 11,4 iken, bin kişiye Japonya'da 9,7, Almanya'da 6,7 araştırmacı düşüyor.

Türkiye'de ise 2000 yılında istihdam edilen bin kişiye düşen araştırmacı sayısı 1,1.

Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) verilerinden yapılan hesaplamaya göre, OECD ülkelerinde istihdam edilen bin kişiye düşen araştırmacı sayısı Güney Kore'de 5,2, İspanya'da 4,9, Slovakya'da 4,7, Polonya ve Macaristan'da 3,7 oldu.

2000 yılında OECD ülkelerinde istihdam edilen bin kişiye düşen Ar-Ge personeli sayısında da lider ülke 23 ile yine Finlandiya olurken, Japonya'da 13,5, Almanya'da 12,6, Norveç'te 11,2, İspanya'da 7,7 iken, Slovakya'da 7,2,
Kore'de 6,6, Macaristan'da 6,1, Polonya'da 5,30, Türkiye'de ise 1,3. 2000 yılı itibarıyla Türkiye'de 25 bin 28'i kadın, 51 bin 46'sı erkek olmak üzere, toplam 76 bin 74 kişi Ar-Ge faaliyetinde çalışıyor. 67 bin 512 kişi araştırmacı olarak görev yaparken, 4 bin 345 kişi teknisyen, 4 bin 217 kişi de destek personeli olarak çalışıyor. Ar-Ge faaliyetlerinde çalışanların
eğitim durumları incelendiğinde, 28 bin 407 kişi doktora ve üstü, 25 bin 247 kişi yüksek lisans, 15 bin 103 kişi lisans, bin 425 kişi lise üstü, 3 bin 348 kişi lise mezunu.

Türkiye'de aynı yıl itibarıyla Gayri Safi Yurt İçi Ar-Ge harcamaları toplam 798 trilyon 437 milyar lira olurken, kamu kesiminin Ar-Ge harcaması 49 trilyon 425 milyar, yükseköğretimin Ar-Ge harcaması 482 trilyon 15 milyar, ticari kesimin harcaması da 266 trilyon 997 milyar lira oldu. Ticari kesim içinde Ar-Ge'ye en fazla harcama yapılan sektör 222,5 trilyon lira ile imalat sanayii oldu.

Ankara, aa
05.10.2002

  Haberler > 06.10.2002 Sektörel Haberler...

- Uzel, Türkiye'de 100 beygirden büyük ilk traktörü üretti
- Marka, patent ve tasarım hizmetlerinde 'online' dönemi
- ARÇELIK'TE TEKNOLOJI ARTIK YÜZDE 100 TÜRK MALI Arçelik, kullandigi son yabanci lisansi da terketti
- TÜRK DOKTORUN BULUSU ÜRETILIYOR
- TÜRK MÜHENDISIN DALGA ENERJISI ICADI
- 10 YILDA 2 BIN PATENT BASVURUSU
- TÜRK MUCITLERIN ILGINÇ BULUSLARI

------------------------

Uzel, Türkiye'de 100 beygirden büyük ilk traktörü üretti:
Dünya Gazetesi 30/09/2002
http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=96813&dept_id=63

İSTANBUL - Uzel, Türkiye'de 100 beygir gücünün üstünde üretilen ilk traktörü Türk çiftçisinin hizmetine sundu.
Uzel'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de üretilen en güçlü traktörler olan Euro Stage 2'ye uyumlu 95 beygir gücündeki MF 3.095 D ve Türkiye'de ilk defa üretilen 105 beygir gücündeki MF 3.105 D modellerinin tanıtımı Çorlu ve Ankara fuarlarında yapıldı.
Uzel Üniteler Başkanı Ahmet Çağlar, düne kadar ancak ithal edilen yüksek beygir gücündeki traktörlerin artık Türkiye'de Uzel tarafından üretildiğini, bu yeni ürünlerin Uzel'in araştırma ve geliştirmeye ayırdığı büyük kaynaklar sayesinde gerçekleşebildiğini bildirdi.
Uzel'in sektördeki öncülüğünün devam ettiğini, ürettiği traktörlerin kalitesinin tüm dünyada kabul gördüğünü belirten Çağlar, şunları kaydetti: "İhracatın büyük bölümünü ABD'ye yapmamız da bu görüşü doğrulamaktadır.
Toplam 41 ülkeye gerçekleştirdiğimiz 30.6 milyon dolarlık traktör ve parça ihracatı ile 2001 yılı OSD İhracat Başarı Ödülü'ne layık görülerek Altın Plaket aldık. İhracattaki başarımızı arttırarak devam ettirmek için yoğun
şekilde çalışıyoruz."

------------------------
Marka, patent ve tasarım hizmetlerinde 'online' dönemi:
Dünya Gazetesi 30/09/2002
http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=96750&dept_id=280

ANKARA - Türkiye'nin ilk marka, patent tasarım izleme, araştırma, yenileme ve online başvuru sitesi www.patentofisim.com adresinde firmaların ve marka sahiplerinin hizmetine girdi. Grup Ofis tarafından açılan bu site, markanın adı ya da buluşunun taklit edilmesini istemeyen tüm kişi, kurum ve kuruluşlara hızlı, detaylı, güvenilir bir biçimde araştırma yapma ve bunu izleme, online başvuru yaparak istediği markaya anında sahip olma olanağını sunuyor... Bundan sonra markaların taklit edilip edilmeyeceğini öğrenmek için uzun bürokratik yollara başvurmaya gerek kalmayacak, www.patentofisim.com ile hızlı detaylı ve güvenilir bir biçimde marka,
patent ya da tasarım araştırması yapılabilecek.

---------------------------

Aşağıdaki haberler http://www.patentofisim.com/haberler.asp sayfasından seçilmiştir:

ARÇELIK'TE TEKNOLOJI ARTIK YÜZDE 100 TÜRK MALI Arçelik, kullandigi son yabanci lisansi da terketti.

Arçelik artik üretiminin tamamini kendi lisansi ile yaparken, 41 uluslararasi patente sahip bir kurulus haline geldi. Sirketin sonuçlanmayi bekleyen 147 adet de patent basvurusu bulunuyor. Türkiye'nin en büyük beyaz esya
üreticisi Arçelik, 2002 yili itibariyla kullandigi son yabanci lisansi da terketti. Bugüne kadar üretimin çesitli asamalarinda dünya devlerinin lisanslarini kullanan sirket, Ar-Ge'ye yaptigi yatirimin meyvelerini almaya
basladi. Arçelik, üretimin tamamini kendi lisansi ile yaparken, 41 uluslar arasi patente sahip bir kurulus haline geldi. Sirketin sonuçlanmayi bekleyen 147 adet de patent basvurusu bulunuyor.

Dünyada 1949 yilinda patent sistemlerinin çalismalarina baslandigini söyleyen Arçelik Üretim ve Teknoloji Gurup Direktörü Turgut Soysal, bu çalismalarin 1969 yilina kadar sürdügünü belirterek söyle devam etti: "1969 ile 1972 arasinda da bir uluslararasi konferanslar dizisi yapilmis. 1973'te de bu imzalanmis. Türkiye 1949'den 1973'e kadar bunun tümünün içinde bulunmus. 1973'te imzalanirken demisiz ki 'hükümetimiz bunu bir kez daha
gözden geçirecek'. Deyis o deyis. AB'ye uyum yasalarinin mecbur etmesi nedeniyle Türkiye buna 2000'de dahil oldu. Bu tarihe kadar Türkiye'de patent korumasi yoktu."

Patent Kanunu'nun sirketleri teknoloji gelistirmeye iten, itmeyen, durduran çok önemli bir yöntem oldugunu belirten Soysal, "Arçelik 1990'da, 'Bugüne kadar böyle geldik ama bundan sonra böyle olmayacak. Biz dönüyoruz' demis. Bunun üzerine lisans anlasmalarindan vazgeçmeye, derinligine teknoloji arastirmaya ve onun bunun patante ile is yapmaktan vazgeçme karari almis. 2001 yilinin sonunda da biz son lisansimizi terkettik. Ilk buzdolabi GE lisansi ile yapilmis. En son buzdolabi koprasöründe lisansimiz vardi. Onu da biraktik" dedi.
Uluslararasi rekabete giren bir sirketin en yeni lisansi alarak üretim yapmasi gerektigini, ancak firmalarin en yeni ürünlerinin lisanslarini da baskalarina vermediklerini kaydeden Soysal, söyle konustu: "1994'ten önce 4
tane lisansimiz var. Bir patente müracaat ettikten sonra bunun 18 ay gizlilik süresi var. Bir uzman kimseye göstermeden inceliyor. Eger 'patent olabilir' karari verilirse bu patent basvurusu asiliyor ve 'itirazi olan
söylesin' deniyor. Bir 18 ay da öyle geçiyor. 36 ay sonunda da sorun çikmazsa patenti tescil ediyor. Bu süre 6 yila kadar uzayabiliyor. Toplam 147 basvurumuz, 41 de alinan patentimiz var. Biz bugün dünyada 41
teknolojiyi biz bulduk diyebilecek duruma geldik." Bir patentin 20 yilin sonunda öldügünü belirten Soysal, patent çikarma sayisinda artik Arçelik'in Avrupali bazi rakiplerini geride biraktigini kaydetti. Soysal, bu yil hedeflerinin 50 patent oldugunu ve bir patenti alip yasatmak için 60 bin dolar harcandigini sözlerine ekledi.

Ar-Ge yapmayanin isi zor Batida Ar-Ge yapmayan sirketlerin yaristan koptugunu, bunlarin da Arçelik tarafindan satin alindigini belirten Turgut Soysal, söyle devam etti: "Uzakdogu'da bu patent isleri bizden de rahatti.
Artik onlar da globallesmenin disiplini ile sikilasti. Bundan sonra onlar için de isler iyice zorlasacak. Artik teknoloji gelistirmeyen sirketin su andan sonra isleri gerçekten çok zor."
16.08.2002/Hürriyet Gazetesi/Mustafa Kutlay

TÜRK DOKTORUN BULUSU ÜRETILIYOR:
Operatör Doktor Cengiz Türkmen'in gelistirdigi ve patentini aldigi "omurlararasi sabitleyici" aracin Alman Normen firmasinca üretimine baslandi. "Türkmen Intercorporal Fixation-Omurlararasi Sabitleyici" adi verilen araç, çikarilan omurun yerine, omurlar arasina dikeky olarak yerlestirilerek vidalaniyor. Omurlari sabitleyerek saglikli sekilde kaynamalarini sagliyor. Bu alanda kullanilan "platin" adiyla bilinen vidalama sistemlerinin ardindan ortaya çikabilen komplikasyonlara neden olmuyor. Ameliyat sonrasinda kirilma, çikma ve agri gibi olumsuz sonuçlar
ortaya çikmiyor.
11.04.2002/ntvmsnbc

10 YILDA 2 BIN PATENT BASVURUSU:
Türkiye'de Türk arastirmacilari 1990 yilindan bu yana toplam 2 bin 150 patent basvurusunda bulundu. Son 10 yil içinde en fazla basvuru 1999 yilinda yapildi. Türk Patent Enstitisü'ne 1999 yilinda 273 basvuruda bulunuldu.
Basvurularin çogunlugunu kisilerin yani sira özel sirketler yapti. Patent basvurulari arasinda kamu arastirma kurumlarindan gelen taleplerin az olmasi dikkat çekti. Yurtiçinden yapilan patent basvurulari arasinda günlük
ihtiyaçlara yönelik buluslar önde geliyor. Bunu sanayi teknikleri, tasimacilik, kimya ve metalurji, tekstil, kagit, sabit yapilar izliyor. Buna karsin ayni dönemde, yurtdisindan 17 bin 247 bulus sahibi, bulusunun hpatent
korumasina alinmasi için Türkiey'ye basvurdu. Yurtdisindan Türkiye'de de bulusunun patentle korunmasini talep edenlerin sayisinda geçen yil artis kaydedildi. Önceki yillarda 1500 civarinda seyreden basvurularin sayisi
geçen yil 3 bin 177'ye yükseldi. Öte yandan, yurtdisindaki buluslarin patent korumasina alinmasinin
Türkiye'ye oranla çok yaygin oldugu belirtiliyor. Sadece 1997 yili verilerine göre ABD'de 175 bin, Ispanya 'da 114 bin, Hollanda'da 90 bin, Kore'de 130 bin, Isveç'te 115 bin basvuru yapildi. Kurumlar yetersiz Patent
ve Marka Vekilleri Dernegi Baskan Yardimcisi Hülya Çayli, Türkiye'de patent alan bulus sayisinin son derece düsük oldugunu söyledi. Çayli, yurtdisindan Türkiye'de buluslarinin korunmasi için yapilan patent basvurulari ile
karsilastirildiginda Türkiye'nin patent fakiri oldugunun ortaya çiktigini belirtti. Patente dönüstürülen buluslar konusunda Türkiye'de kurumlarin çalismalarinin çok yetersiz oludgunu vurgulayan Çayli, genel olarak da
patent basvurusunun diger ülkelere göre çok düsük oldugunu kaydetti. Çayli, Türkiye'nin bulus yapamadigini, teknoloji üretemedigini, bunun yaninda bulus yapan ve teknoloji üreten ülekelerin de ilgisini çekemedigini vurgularken, bu eksikligin arastirma ve gelistirme faaliyetlerine son derece yetersiz bütçe ayrilmasi ile de yakindan ilgili olduguna dikkat çekti.
16.09.2001/Hürriyet Gazetesi


TÜRK MUCITLERIN ILGINÇ BULUSLARI:
Mucit ve Arastirmacilar Dernegi'nin Kocaeli Fuari'nda açtigi sergiye, uzaktan kumandali kapi-pencere, çok amaçli kanepe, helikopter uçak, kaymayan araç lastigi ve mermi atan çelik kasa gibi ilginç buluslariyla katilan
mucitler, buluslarina patent verilmesini ve üretim için destek saglanmasini istiyorlar. Buluslarini sergileyen mucitlerden Davut Kaya, uzaktan kumandayla açilik kapanabilen kapi, pencere, perde ve araç kapisi icat
ettigini belirterek, patentini aldigi bu ürünün üretimi için firmalardan destek bulamadigini söyledi. Selami Akinci, 1-3 metrelik televizyon antenlerini 30 santimetreye kadar düsürerek net göründü saglamayi basardigini, bu bulusuna 7 yil sonra patent alabildigini bildirdi. Nevzat Adabag, "Adakopter" adini verdigi hem uçak hem helikopter olan hava aracinin saatte 150 kilometre hiz yaptigini ve 3 bin metre yükseldigini anltatti.
Aracin, özellikle askeri ve tarim alaninda kullanilabilecegini söyleyen Adabag, üretim yapabilmek için finansör aradigini açikladi. Kaymayan lastik, mermi atan kasa Sergiye, tasitlarin tekerleklerine yaptigi bir sistem
sayesinde lastigin her türlü iklim ve çevre kosullarinda kaymasini engelleyen "oto tirtil" adli bulusu ile katilan Osman Kalkan, bu ürünü pazarlamak için firmalardan ilgi bekliyor. Ebeveynlerin çocuklarini biberonla emzirirken yorulmasini engellemek amaciyla bir düzenek gelistiren Hasan Kum da, ayni zamanda çok amaçli bir kanepe icat etmis. Kum, tek kisilik kanepe görünümünde olan ve gerektiginde yatak ahaline gelebilen ve sehpasi da açilabilen bulusu için paten almayi bekliyor. Serginin ilginç buluslarindan biri de Durdu Kayaalti'na ait. Çelik kasalardaki sifreli emniyeti yeterli bulmayan Kayaalti, yanlis sifre girilmesi halinde alarm ve telefon sistemini devreye sokan, hatta kurusiki ve kimyasal mermi atan bir düzenek gelistirdigini belirterek, bu bulusun ilgi görecegini umuyor.
20.06.2001/Hürriyet Gazetesi

         
     
TurkCADCAM.net > Türkiye'nin yeni ürün tasarım, geliştirme, CAD/CAM/CAE, CNC, kalıp ve imalat teknolojileri portalı
***** Sektörün profesyonel bilgi ve işbirliği platformu *****
© 2002-2017  Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.