Ana sayfa

Haberler > 22-08-2007 > ABD'nde yapılan Solar Splash Güneş Tekneleri Yarışması'nda İTÜ'nün Nusrat isimli teknesiyle ilk defa temsil edilen Türkiye, dünya 3.'sü oldu. Karbon fiber kompozit gövdeye sahip Tekne'nin bilgisayar destekli tasarım ve imalatı, sponsorlar desteğiyle İTÜ öğrencileri tarafından gerçekleştirildi:

solarsplash.itu.edu.trİstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Güneş Teknesi Takımı tarafından tasarlanan ve üretilen, Türkiye'nin güneş enerjisi ile çalışan ilk teknesi "Nusrat", 13-17 Haziran 2007 tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas Eyaleti'nde düzenlenen "Solar Splash 2007 - Güneş Tekneleri Yarışması Dünya Şampiyonası"nda üçüncülük derecesini aldı. Çeşitli kategorilerde gerçekleştirilen yarışmada İTÜ Güneş Teknesi Takımı, yarışma sonucunda altı farklı ödüle layık görüldü. Dünya üçüncüsü güneş teknesi Nusrat, en iyi elektrik sistemi tasarımı, en iyi güneş enerjisi sistemi tasarımı, en iyi görsel sunum, en iyi çaylak takım ve manevra yarışı üçüncülüğü ödülleri ile birlikte toplam altı ödüle sahip oldu.

Solar Splash Güneş Tekneleri Yarışması, 14 yıldır ABD'de düzenleniyor. Bu yıl University of Arkansas'ın ev sahipliğinde yapılan Solar Splash, 18 üniversitenin katılımı ile gerçekleşti. Yarışma sonrasında Caderville University dünya şampiyonluğu alırken ikincilik ödülü University of Arkansas'ın oldu. İTÜ Güneş Teknesi Takımı'nın üçüncü olduğu yarışmada dördüncü ve beşinci sıralara University of Northern Iowa ve University of South Carolina yerleşti.

Resmi daha büyük görmek için tıklayınız
Resmi daha büyük görmek için üzerini tıklayınız

Resmi daha büyük görmek için tıklayınız
Resmi daha büyük görmek için üzerini tıklayınız

solarsplash.comİTÜ Makina Fakültesi Makina Mühendisliği bölümü öğrencisi Ersin Demir'in kullandığı tekne, Sıralama (Qualifying), Manevra (Solar Slalom), Hız (Sprint) ve Dayanıklılık (Endurance) aşamalarından oluşan Solar Splash Güneş Tekneleri Yarışmasında manevra kabiliyeti, sağlamlığı, özgün tasarım ve üretimi ile dikkat çekti.

Türkiye'nin güneş enerjisi ile çalışan ilk teknesi Nusrat, manevra kabiliyeti ve sağlamlığı ile dikkat çekti. İTÜ Makina Fakültesi öğrencisi Ersin Demir'in kullandığı tekne, bütün aşamaları başarı ile tamamladı.

17 Haziran 2007 Pazar günü yapılan şampiyonluk yarışı sonunda yapılan ödül töreninde üçüncülüğe layık görülen İTÜ Güneş Teknesi Takımı, katılımcılar ve Arkansaslılar tarafından yoğun ilgi gördü. Katılımcılar için kurulan çadırda aynı zamanda Türkiye tanıtımı yapan İTÜ Güneş Teknesi Takımı, tanıtım filmleri gösterip katılımcılara ve Arkansaslılara Türk lokumu ikram etti.

Liderliğini İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi öğrencisi Münir Cansın Özden'in yaptığı İTÜ Güneş Teknesi Takımı, Berkin Kılıç, Enishan Özcan, Ersin Demir, Esin İlhan ve Kenan Askan'dan oluşuyor. Takımın danışmanlığını ise İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi öğretim üyesi Y. Doç. Dr. Deniz Yıldırım yürütüyor.

Seyretmek için tıklayınız
Video-1: Tasarım, imalat ve test aşamaları

 

Seyretmek için tıklayınız
Video-2: Hazırlık + yarışma...

 

Aşağıda, Takım Kaptanı Münir Cansın Özden ile yapılan bir röportaj yer almaktadır;

Güneş enerjisiyle çalışan bir tekne üretme fikri ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?

Deniz benim için hep çok önemli olmuştur. Anneannem, dört beş yaşlarımdayken çizdiğim balık ve gemi resimlerini hala saklar. Çocukluğumun en heyecanlı zamanları, dedemin dürbünü ile İzmit Körfezine giren gemileri izlemek ve onların resimlerini yapmaya çalışmaktı. Ortaokul yıllarımda arkadaşlarımla evdeki sandalyeleri kırıp onların ahşap parçalarıyla küçük tekneler yapmış ve bunlara oyuncak arabalarımızdan söktüğümüz motorlar takıp havuzda yüzdürmüştük. Birkaç sene sonra, üniversite sınavı açıklandıktan sonra gireceğim bölüm de Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesine bağlı Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisliği olacaktı.

Üniversite birinci sınıfta Gemi Mühendisliğine Giriş dersinde, ülkemiz gemi inşaa sektöründeki kuşkusuz en önemli isimlerden Prof. Dr. Yücel Odabaşı şöyle demişti;

"Gemi, İngilizce'de "she"dir. Bir kadın olarak bahsedilir ondan.. Ve bir baba kızını yetiştirirken ne kadar zorlanırsa mühendisi de gemisini tasarlar ve imal ederken o kadar zorlanır.. Gemi imal edildikten sonra gelinlik bir kız gibi süslenir ve kızağa konulur. Gemi sahibi inancına göre ya şampanya patlatır ya da kurban keser. Ve sonrasında halatlar kesilir ve gemi suya iner. Hem ağlayıp hem giderim diyen bir gelin gibi de suya inince başını bir defa suya daldırıp çıkarır ve babasına, mühendisine bir selam verir.. Çocuklar ben 40 yıldır kaç tane geminin suya inişini, mühendisi olarak izledim bilemiyorum.. Ama hala çok büyük bir keyif alırım bu törenden. Dilerim siz de bu duyguyu yaşarsınız.."

O derste söylenenleri, bana hissettirdiklerini arkadaşlarımla paylaştım ve düşünebildiğimiz tek şey bir an önce kendi tasarımımız bir gemi yapmak ve onun suya inişine tanık olabilmekti. 2004 yılı Mayıs ayında, hem öğrenmekte olduğumuz teorik bilgileri pratiğe geçirebileceğimiz, hem başka öğrencileri de peşimizden sürükleyebileceğimiz bir fikir geldi aklımıza. İTÜ Ayazağa Kampüsü içerisindeki gölette güneş enerjisiyle çalışan uzaktan kumandalı küçük teknelerle bir yarışma düzenlemeye karar verdik. Öncesinde biz birkaç araç yapacak ve bu işi öğrenecek, sonrasında bunları da sergileyerek yarışma çağrısında bulunacaktık. Bu küçük tekneleri nasıl yapabileceğimizle ilgili araştırma yaparken, Amerika Birleşik Devletleri'nde üniversite okuyan akranlarımızın bizden daha büyük düşündüklerini ve uzaktan kumandalı araçlar değil kendilerinin binip sürdükleri tekneler tasarlayıp Solar Splash isimli bir yarışmada başka teknelere karşı yarıştıklarını gördük. Uzaktan kumandalı tekneler yapmak öğrenci harçlıklarımızdan arttırarak altından kalkabileceğimiz bir fikirken biz de büyük düşünmeye ve ülkemizi bu yarışmada temsil etmeye karar verdik.

Bir güneş teknesi nasıl çalışır?

The World Championship of Intercollegiate Solar Boating (Dünya Güneş Enerjisiyle Çalışan Tekneler Şampiyonası)'na katılmaya karar verdikten sonra yaptığımız ilk iş, yarışma organizatorlerinden yarışmanın kurallarını öğrenmemiz ve yapılmış olan diğer teknelere ait raporlara ulaşmamız oldu. Kısa bir süre içinde sadece bu yarışmanın katılımcıları değil dünyada yapılmış olan, ulaşabildiğimiz tüm güneş enerjisiyle çalışan teknelerle ilgili bir veritabanı oluşturduk. Bu, girdiğimiz işin zorluğunu anlamamız ve bu işi planlayabilmemizde bize çok yararlı oldu.

Güneş enerjisiyle çalışan tekneler üzerlerindeki güneş panellerinin ürettiği elektrikle sahip oldukları elektrik motorlarını besleyen ve bu sayede hiç bir yakıt kullanmadan ve hiç bir atık üretmeden hareket eden araçlardır. Tabi iş sadece güneş panellerini motora bağlamak değil. Bunu biraz açayım;

Güneş panelleri ışığın gücü ve açısına göre çok değişken voltaj ve akımlar üretirler, bu elektriği regüle etmeden akülerinize veya motorunuza doğrudan veremezsiniz. Bu yüzden bazı devrelere sahip olmanız gerekir. Bu devrelerinde de dünyada birkaç üreticisi vardır ve genelde bu tarz araçlar yapmak isteyenler bu devreleri kullanıma hazır şekilde satınalırlar. Bu regulasyon dışında güneş panellerinden en yüksek gücü çekmek için MPPT - Maximum Power Point Tracker (En Yüksek Gücü Takip Devresi) devresine ihtiyacınız vardır. Bunun sonrasında elde ettiğiniz elektrikle akulerinizi şarj etmek için bir aku sarj devresine ve akulerdeki elektrikle motorunuzu istediginiz hızlarda sürebilmek için de bir motor surucu devresine ihtiyaç duyarsınız.

Bunun disinda bu elektrik motorunun çalisma rejimlerine uyum saglayan bir dumen sistemine ve yapmak istediginiz hiza uygun da bir pervaneye ihtiyacınız vardır.

Proje nasıl hayata geçirildi? Calışmalara ne zaman başlandı ve ne kadar sürede tamamlandı?

Güneş enerjisiyle çalışan bir teknenin nasıl yapılması gerektiğini öğrendikten sonra okuldaki hocalarımıza bir sunum yaptık ve bu yarışa katılmakta kararlı olduğumuzu ancak bunu onların desteği olmadan gerçekleştiremeyeceğimizi söyledik. Onları da heyecanlandırabildik sanıyorum..


Proje başlangıcında değerlendirilen alternatif tasarımlar

Sonrasında ilk çaldığımız kapı, Sahil Güvenlik botlarımızın tasarımcıları olan Yonca-Onuk Tersanesi idi. Yüksek performanslı deniz ve kara araçlarının tasarım mühendisliğini yapmakta olan tersane yönetim kurulu başkan yardımcısı Ekber Onuk ve o zamanki mühendislik müdürü Barış Gümüşlüoğlu, kendilerine yaptığımız sunumdan sonra çok heyecanlandılar ve bize destek olacaklarını söylediler.

Tabi iş, bu destek sözüyle bitmedi. İlk bir kaç ay bizi kendi mühendislik prensiplerine alıştırdılar ve bize, hayal ettiğimiz tekneyi yapabilecek mühendisler ve tasarımcılar olabilmemiz  için  ödevler verdiler. Bu ödevleri tamamladığımız anda da teknemizin imalatına başladık. Sonradan farkına vardık ki bu ödevleri yaparken zaten teknemizin kağıt üstünde veya bilgisayar ekranında yapılabilecek tüm tasarımını yapmış, içinde kullanacağımız ekipmanları en ince ayrıntılarına kadar çıkarmış, kendi tasarlayacağımız ekipmanların boyut ve ağırlıklarına karar vermiştik. Yani teknemizle ilgili adeta bir kitap hazırlamıştık.

Öncelikle tasarlamış olduğumuz tekne formunun bir erkek kalıbını yaptık. Sonrasında bu kalıbı kullanarak kendi tasarımımız olan bir test düzeneği ile teknemizin direnç ve trim deneylerini yaptık. Bu deneylerden aldığımız veriler sayesinde güneş panellerimizle besleyebileceğimiz en güçlü motoru kullanarak teknemizi en yüksek hangi hızlara çıkarabileceğimizi gördük ve teknemizin sudaki hareketini izledik. Tasarladığımız tekne formu bu testleri başarıyla tamamlamıştı.

Nusrat teknesinin teknik özellikleri nelerdir?

Solar Splash Yarışması bu yıl 14.sü düzenlenmiş olan bir yarışma. Hem yarışma ozganizatörlerinin gözlem ve tecrübeleri hem de yarışma katılımcılarının geribeslemeleri sayesinde tüm kurallar güvenlik ve özgün tasarımı ortaya çıkarak şekilde ortaya konmuş. Örneğin teknenizin motorunu 36 volt'dan daha yüksek bir gerilimle sürmenize izin verilmiyor. Bu, 36 Volt üzeri gerilimlerle temasın  insan hayatını riske atacağı düşüncesiyle konulmuş bir kural. Tekneniz için bir deadman switch tasarlamanız gerekiyor. Bu, sürücü tekneden düşerse kontağı otomatik olarak  kapatan bir devre elemanıdır ve yine güvenlikle ilgili bir kuraldır. Kokpit tasarımınızın, sürücünün tekneyi 5 saniye içinde terketmesine müsade edecek şekilde yapılması gerekiyor. Sürücümüz Ersin DEMİR, bu konuyla ilgili yapılan sınavda Nusrat'ı 3 sn içinde terk edebildi. Bunlar dışında teknede bir korna, karşılaşılan bir sorunu görsel olarak bildirmek için bir turuncu bayrak ve tabi en önemlisi ABD Sahil Güvenliği'nin onayladığı  bir yangın söndürücü bulundurma zorunluluğu bulunuyor. Bunlar dışında tasarımı ön plana çıkaracak bazı kısıtlar mevcut. Teknenizde kullandığınız güneş panelleri 480 Watt'ı geçemiyor ve aküleriniz kesinlikle arabalarda kullanılan kurşun asit akülerden olmak zorunda. Yani lithium-iyon aküler kullanarak ağırlıkla ilgili bir avantaj yakalama şansınız yok. Hem akü türü, hem akü ağırlığı hem de çıkış gücü kurallarla kısıtlanmış durumda.

Bunlara ek olarak teknenin boyutunu etkileyen birçok kısıt var, 6m'den daha uzun veya 2.4m'den daha geniş bir tekne ile yarışa katılmanız yasak. Teknenizin sephiyesine veya stabilitesine etki eden sualtındaki hiç bir parçasını dışarı  çıkarmak veya dönüştürmek gibi bir şansınız bulunmuyor.

Tekneler yarışmada üç ana parkurda yarışıyorlar. Bunlardan ilki slalom parkuru, bu parkurda Solar Splash teknelerinin iyi ivmelenmelere, yuksek suratlere ve cok iyi manevra kabiliyetlerine sahip olmaları gerekiyor. Bu etapta Nusrat, onun için tasarladığımız Türkiye'de ilk defa tasarlanmış bir surface drive (yüzeyi yaran sevk sistemi), ona bağlı surface piercing pervane (yüzeyi yaran pervane) ve bizim icadımız olan, patent almayı düşündüğümüz, bir flap sistemi sayesinde slalom etabını üçüncü olarak tamamladı ve ikinciliği 20 salise, birinciliği ise 1 saniye gibi küçük bir farkla kaçırdı.

Teknelerin katıldığı diğer bir etap ise Sprint etabi, bu parkurda ise onların, aynı arabaların drag yarışlarındaki gibi sıfır hızla başlayıp 300m'lik bir parkuru en kısa zamanda katetmeleri amaçlanıyor. Bu etapta yine kendi tasarımımız olan yüzeyi yaran pervane ve sevk sistemi ile yarıştık ve girdiğimiz tüm elemeleri birinci bitirmiş olmamıza rağmen son ayakta rüzgar yüzünden geç bitirip sıralamada 4. olduk.

Son etap ise endurance etabıydı. Bu etapta ise teknelerin 2 saat boyunca bir parkur etrafında tur atmaları isteniyor ve en çok tur atan ise birinci oluyordu. Slalom ve Sprint etaplarında yuksek hız ve ivmelenme öne çıkıyorken endurance etabında düşük hızdaki verimlilik ön plandaydı.

Solar Splash Yarışması'nın bizi heyecanlandıran zorluğu da bu üç etapta da yarışıp bunlardan puan toplamamız gerekmesiydi. Aynı tekneden hem yüksek hıza sahip olması, hem iyi manevra yapabilmesi hem de düşük hızlarda verimli hareket edebilmesi isteniyordu. Normalde bu özelliklerin her biri farklı tekne formlarıyla altından kalkılabilen problemlerken tek bir tekneyi uygun şekilde optimize edip bu üç özelliği de iyi bir şekilde sağlamaya çalışmak sandığımızdan çok daha zor oldu.

Başından beri düşündüğümüz şey, Nusrat'ı mümkün olan en yüksek yerli ekipman ve kendi tasarımımızla üretmemizdi. Tekne tasarımı ve imalatını tamamen biz yaptık. Dümen sistemleri ve pervane tasarım ve imalatını da yine tamamen yerli malzeme ile biz gerçekleştirdik. Gunes panellerimizden maksimum gucu almanin yaninda akulerimizi sarj eden ve herhangi bir sorun aninda panelleri veya akuleri bypass eden guvenlik onlemlerini, motor sürücü devremizi yine biz tasarlayıp ürettik. Bunları gerçekleştirebilmek için gerekli deney düzeneklerini ve simülasyonları yine tamamen biz yaptık. Bu açıdan bakınca da teknemiz tam anlamıyla bir "Türk Mühendisinin ve Türk Gencinin Emeği" oldu...

Teknemize verdiğimiz Nusrat ismini ise, Çanakkale Savaşı'ndaki kahraman mayın gemimiz Nusrat Mayın Gemisi'nden aldık. Bu ismi taşımak bizim için bir gurur olmasının yanında ciddi bir yüktü. Ülkemizi temsil ettiğimiz bu yarışmada, bu isme layık olabilmek için yarışma öncesinde çok ciddi bir test ve tatbikat sürecine tabi tuttuk teknemizi. Tüm sistemlerin tıkır tıkır çalıştığını görerek bu yükü taşıyabileceğimize karar verdik.. Ona layık olan dünya şampiyonluğu idi ama ilk katılımımızda dünya üçüncüsü olmuş ve bunun yanında beş farklı ödüle layık görülmüş olmamız içimizi bir nebze rahatlatıyor.

nusratmayingemisi.com

Nusrat'ın döşediği mayınlar 18 Mart 1915'te Çanakkale harekatının kaderini değiştirmiş, ona "dünyanın en ünlü mayın gemisi" unvanını kazandırmıştı. Nusrat'ın mayınları 639 kişilik mürettebatıyla Bouvet, onun ardından Inflexible ve Bolva zırhlılarını sulara gömmüştü.
Bahriye Nazırı Winston Churchill 1930'da "Revue de Paris" dergisinde olayı şöyle yorumlamıştır: "Birinci Dünya Harbi'nde bu kadar insanın ölmesine, harbin ağır masraflara mal olmasına, denizlerde onca ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından o gece atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi demir kaptır."

Projeyi gerçekleştirirken maddi olarak kimlerden destek aldınız? Sponsor bulabildiniz mi? Projeyi gerçekleştirmek ne kadara mâl oldu?

Ülkemizde projeler yapmak ve araçlar üretmek isteyen çok sayıda mühendis ve bilimadamı var. Ancak fikirlerine destek bulmakta çok zorluk çekiyorlar. Bizce beyin göçü dediğimiz hadisenin de asıl sebebi bu. Ne yazık ki büyüklerimiz, gençlere çok fazla güvenmiyor ve fikirlerini desteklemeye değer bulmuyor. Yurtdışında bunun ülkemizdeki gibi olmadığını biraz da üzülerek gördük.

Yukarıda değindiğim gibi teknemizi tasarlamaya 2004 Mayıs ayında başlamıştık ve 2005 Haziran'daki yarışmaya katılabilmeyi hayal etmiştik. İlk yıl Yonca-Onuk Tersanesi bizi desteklemiş ve teknemizin kompozit üretimine başlamıştık ancak çalışmalarımızı sürdürebilmek için daha fazla desteğe ihtiyacımız vardı ve sponsorluk görüşmesi yaptığımız firmalardan başımız önümüzde dönüyorduk. Kendi öğrenci harçlığımızdan biriktirdiklerimizle hazırladığımız sponsorluk dosyalarımızı, teknemizi tanıtan diğer dökümanları firmalara veriyorduk ve çoğu zaman bize bir çay bile ikram edilmeden firmadan ayrılıyor ve sonrasında firmadan hiç haber alamıyorduk. 2005 yarışmasına, destek bulamadığımız için katılamadık...

2006 yılında yarışmaya katılmak için hazırlanmaya devam ettik. Sponsorlarımız arasına Petrol Ofisi, Deniz Ticaret Odası ve Marintek de eklendi. Bu firmalardan aldigimiz destekle teknemizin imalatını tamamladık ve deniz testlerine başladık. 2006 mayıs ayında teknemizi havayolu ile ABD'ye nakledecek durumdayken çıkan bir nakliye sorunu yüzünden Solar Splash 2006 yarışmasına da katılamadık. Reçine ve makina yağına bulanmış bir şekilde, burunlarımız lehim kokusuyla tahriş olmuş olarak geçirilen koca bir yılın ardından yarışmaya katılamamak takımın moralini ciddi şekilde bozdu. Ancak kısa bir süre sonra toparladık ve Solar Splash 2006 yarışmasına katılamamış olmamızın, Nusrat'ın tüm sistemlerini daha da geliştirmek ve daha fazla test yapmak için bize koca bir yıl verdiğinin farkına vardık ve çalışmalara yeniden sarıldık.

 

2007 yılında takımın sponsorları arasına Türk Hava Yolları, Turkon Holding ve Argos Yatçılık da eklendi. Turkon sayesinde teknemizin ABD'ye ve sonrasında Türkiye'ye nakledilmesini sağladık. THY, takımımızın resmi ulaşım sponsoru oldu ve ABD'ye gidiş-dönüş biletlerimizi sağladılar. Argos Yatçılık da takımımızın İTÜ Göleti'nde yapacağı deneylerde kullanması için bir konteyner sağladı ve bu konteyner sayesinde çok büyük bir esneklik kazanmış olduk.

Yukarıda değinmiş olduğum gibi biz, Nusrat'ın bizim üretebileceğimiz her parçasını kendimiz, bir Ar-Ge takımı bilinciyle tamamladık. Bu yüzden teknemizde kullandığımız ekipmanlar onların hazırlarına nazaran bize çok daha fazla zamana ve paraya mal oldular. Söylerken şu, şu, şu devreleri biz yaptık, şu dümeni biz tasarladık diyoruz ancak bunların yapılması, prototipte çıkan sorunların son ürüne varılıncaya kadar düzeltilmesi bize ciddi maliyetler getirdi. Ancak bunlar sonrasında biz, "Nusrat'ı biz yaptık diyebiliyoruz.." Artık bir güneş enerjisiyle çalışan tekneyi $30.000 - $40.000 'a yapabilecek durumdayız ancak teknemizi imal etme, takımımızı ve teknemizi ABD'ye ulaştırma ve ABD'de konaklama masraflarıyla birlikte 3 yılda teknemiz için sponsorlarımız yardımıyla yaklaşık $150,000 harcadık. 

Yonca-Onuk Tersanesi, Petrol Ofisi, Deniz Ticaret Odası, Marintek Deniz ve Yat, Türk Hava Yolları, Turkon Holding, BGM Technical Works, Türk Loydu, Çelik Tekne Tersanesi, Rolla Propellers, Derya Marine Servis, MSI Dergisi, Delta Marine, UKS elektronik ve İletişim, Femsan DC Motor Fabrikası, Gümüşel Rulman, Eriş Pervaneleri, Turna Makina Sanayi, Varsan Makina Sanayi, Demir Mali Müşavirlik firmalarının destekleri sayesinde Nusrat'ı ABD'de ülkemizi temsil edebilecek seviyeye getirebildik.

Sizler aracılığı ile Türk Gencine güvenen ve güneş enerjisiyle çalışan araçların yaygınlaşması için çabalayan çevreye duyarlı bu firmalara teşekkür etmek istiyoruz.

Farklı dallarda ödül kazandınız; Sizi yarışan diğer ekiplerden farklı kılan neydi? Hangi özelliklerden ve farklılıklardan dolayı kazandınız?

Yukarıda da değindiğim gibi, teknemizin bütün önemli parçalarını biz yapmıştık. Sadece motoru ve güneş panelini hazır aldığımızı söyleyebilirim. Bunları zaten bu performansta malesef ülkemizde üretemiyoruz. Aldığımız tasarım ödellerinden

  • Best Electrical System Design (en iyi elektrik sistemi dizaynı)
  • Best Solar System Design (en iyi güneş enerjisi sistemi dizaynı)

Ödüllerini bu kendi özgün tasarımlarımız olan sistemler sayesinde aldık. Tüm diğer ekipler bu sistemleri hazır alarak kullanmışlardı. Yarışma organizatörleri de bu ve pek çok farklı sistem tasarımımıza hayran kaldılar. Biz diğer tasarım ödüllerini alamamış olmamızı biraz da "tüm ödülleri bize vermek istemediler" diye yorumluyoruz.

Bunlar dışında

Best Visual Display (en iyi görsel tanıtım ödülüne) layık görüldük. Yarışmada teknenizi, ülkenizi ve okulunuzu anlatan bir görsel sunum hazırlamanız gerekiyor. Biz bu sunum için 3 poster hazırladık. Bunlardan biri Türkiye, İTÜ ve sponsorlarımızın tanıtılmasına diğer ikisi ise teknemizin tanıtılmasına ayrılmıştı. Bunun dışında teknemizin tasarım, imalat ve test aşamalarında çektiğimiz bir tanıtım filmimiz vardı. Bu filme Kültür Bakanlığı'nın hazırlatmış olduğu Türkiye Tanıtım Filmleri'ni de ekledik, bunu da hem bize ayrılan alandaki beyaz perdemize hem de ara ara, skorların yayınlandığı dev ekrana yansıttık. Bunlar dışında giderken yanımızda 50 kutu Türk Lokumu götürdük ve teknemizi görmek için gelen ziyaretçilere ikram ettik. Yarışma komitesi hem teknemizi, hem okulumuzu hem de ülkemizi diğer takımlara göre daha iyi tanıttığımıza karar verdiler.

Bunlar dışında

Best Rookie Team - (en iyi çaylak takım)

Ödülünü aldık. Bu ödül, yarışmaya ilk katılan takımlar arasında en yüksek puanla yarışı bitiren takıma verilen bir ödül. Biz sadece bu ödülü almakla kalmadık, Solar Splash tarihinde ilk katılışında en yüksek puanı alan takım olduk..

Third Place Solar Slalom (Manevra Etabı Üçüncülüğü)

Ödülü, yarışmanın Slalom etabında en iyi üçüncü zamanlamayı yaptığımız için kazandığımız bir ödüldü. Bu etapta malesef ikinciliği 20 saliseyle ve birinciliği de bir saniye ile kaçırdık.

Son olarak ve tabi en önemlisi

Third Place Overall - (Genel Toplamda Dünya Üçüncülüğü)

Ödülünü aldık. Katılınan tüm etaplardan toplanan puanlara göre genel toplamda dünya üçüncülüğü ödülünü aldık. Bunu da tabii yarışma kurallarını özümseyerek belirli kısıtlar dahilinde hem yüksek sürat yapabilen, hem muhteşem manevra kabiliyetine sahip hem de düşük hızda çok uzun mesafeler gidebilen bir araç tasarlamış olmamıza borçluyuz. Nusrat, sprint etabi konfigürasyonuyla 23 knot hıza ulaşabiliyor ve endurance konfigürasyonuyla da 2 saat boyunca 7 knot hızla seyredebiliyor. Tabi bu hızlar okurlarınızı yanıltmasın, bunlar güneş enerjisiyle çalışan bir aracın yapabileceği maksimum süratler değil, bunlar Solar Splash yarışmasınca konulan kısıtlamalar dahilinde bizim erişebildiğimiz süratler ve Solar Splash 2008 yarışmasında sprint hızımızı 30+ knot ve endurance hızımızı 8-9 knot hızlara çıkarmayı planlıyoruz. 

Bu proje size ve ekip üyelerine nasıl bir deneyim kazandırdı?

Bir güneş enerjisiyle çalışan tekne yapmak sadece bir gemi inşaatı mühendisi veya sadece bir elektrik mühendisi'nin altından başarıyla kalkabileceği bir konu değil. Bu yüzden çalışmamızı çok disiplinli olarak yürütmemiz gerekti. Bu da başka mühendislik dallarıyla yakın temas kurmamızı ve onların meslekleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağladı. En büyük getirilerinden biri bu oldu diyebilirim.

Bunun yanında, bir aracı başından sonuna tasarlamış ve uluslararası bir yarışmaya katılmış olmamızın, başta CAD/CAM, tasarım, imalat gibi mühendislik yeteneklerimizin gelişmesine çok büyük faydası oldu.

Ayrıca, uluslararası ticaret, proje yönetimi, halkla ilişkiler gibi konularda da çok tecrübe kazandık. Bunları birebir yaşayarak öğrenmiş olmamız okulda kazanamayacağımız bazı özelliklerdi.

Ödülden sonra çeşitli kurum ve kuruluşlardan ne gibi tepkiler geldi?

Yarışmadaki başarımızdan sonra başta ABD'de öğrenim görmekte olan öğrencilerden ve çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından bizi çok etkileyen mesajlar aldık. Bunların çoğunu bize yaşattıkları yoğun duygulardan ötürü gözyaşları içinde okuduk.

Bunlar dışında, bizimle ilgili haberleri internette ve gazetelerde okuyan vatandaşlarımızdan yine tebrik mesajları aldık. Hatta bizi çok mutlu ettiği için paylaşmak isterim, Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet SEZER, rektörümüz Faruk KARADOĞAN'ı arayarak bizim başarımızdan ötürü tebrik etmiş. Bu haberi aldığımızda yaşamış olduğumuz onca stres ve yorgunluk üzerimizden kalktı diyebilirim.

Bunlar dışında bizimle profesyonel anlamda bağlantı kuran firmalar oluyor. Özellikle tanıtım filmimizi izledikten sonra altından kalktığımız mühendislik problemlerinin zorluğundan emin oluyor ve kendi bünyelerinde bize görevler vermek istiyorlar. Bu da tabii emeklerimizin boşa gitmediğinin bir başka göstergesi ve  bizi çok sevindiriyor.

Güneş teknesinin sağladığı avantajlar nelerdir?

Güneş enerjisiyle çalışan araçlar güneş panelleri sayesinde elektrik üreten, bu elektriği depolayan ve elektrik motorlarını çevirip bu elektriği  tüketen araçlardır. Elektrik motorları, benzin veya dizel yakıtla çalışan motorlardan farklı olarak herhangi bir yakıta ihtiyaç duymaz ve bir yanma olmadığı için de çevreye egzoz gazı vermezler. Güneş enerjisiyle çalışan teknelerin en büyük avantajı tabi ki yakıt kullanmıyor olmaları ve egzoz gazı çıkarmıyor olmalarıyla çevreyle barışık olmalarıdır. Bunun yanında güneş tekneleri tamamen ücretsiz olarak hareket ederler. Yeterli boyutlardaki güneş panelleri ve aküler sayesinde tekne sevk edildiği gibi bunun disindaki, teknenin tum elektrik ihtiyacı güneşten sağlanabilir. Güneş teknelerinin gürültü kirliliğine karşı da önemli avantajları bulunmaktadır. Sahip oldukları elektrik motorları, fosil yakıt kullanan motorlardaki gibi herhangi bir yakıtın yakılması veya patlatılması ilkesiyle çalışmadığından son serece sessiz motorlardır. Seyir halinde ne çevreyi ne de araç içindekileri rahatsız etmez..

Aslına bakılırsa bugün, güneş enerjisi ile çalışan teknelerin yararlarını tartışmak, fizibilitelerini araştırmak çok da anlamlı değil bence, çünkü petrol giderek tükeniyor ve gelecek ancak alternatif enerjiyle şekillendirilebilecek ve malesef alternatif enerji denince elinizde çok fazla seçenek kalmıyor. Güneş enerjisi, alternatif enerji sistemlerinden üzerine en çok çalışılanı.. Ve güneş enerjisi sistemleri eğer bugün ülkemizde üzerine yoğun olarak çalışılan bir konu olursa, ileride ülkemiz, tarihte petrol konusunda kazanamadığı güce, ileri teknolojisiyle sahip olabilecektir.

Teknenin seri üretime geçirilme düşüncesi var mı? Varsa tüketiciye maliyeti ne şekilde olur? Güneş enerjisiyle çalışan arabalarla, güneş enerjisinin karada kullanımı yaygınlaşmadı. Bunu denizde gerçekleştirmek mümkün mü? (yani gemilerde değil belki ama teknelerde "yakıt"sız kullanımın yaygınlaştırılması)

Güneş tekneleri, diğer konvesiyonel teknelere göre daha yüksek bir ilk fiyata sahipler. Ancak bu teknelerin hiç yakıta ihtiyaç duymadan hareket ettiğini ve kısa bir sürede kendilerini amorti ettiklerini bilmek gerekir..

Güneş teknelerinin seri olarak imal edilmesi mümkün. Özellikle doğası ve deniz turizmi ile ünlü olan Türkiye gibi bir ülkede bunun çoktan yapılmış olması gerekiyordu bizce. Yurtdışında, tamamen güneş enerjisi ile çalışmakta olan feribotlar bile yapılmış bulunuyor. Bizim bu konu ile ilgili bazı girişimlerimiz oldu ancak ne yazık ki bu tarz kararları verebilecek olan kimseler ülkemizde ileri görüşlü değiller ve hep birkaç yıllık planlar yapıyorlar. Alternatif enerji sistemlerine destek vermiyor olmalarını ÖTV'nin düşmesi ve yakıtı artık daha ucuza sağlayabiliyor olmalarına bağlıyorlar. Oysa dünya artık küresel ısınmanın ne büyük bir felaket olduğunun farkına varmış ve petrolün azalmakta olduğunun bilincinde. Bu yüzden dünyanın önde gelen petrol firmaları alternatif enerji konusunda ciddi projeler yapıp, yaptırıp gelecekte enerji konusundaki karlarını sürdürebilmeyi planlıyorlar.

Bizce güneş enerjisiyle çalışan teknelere ülkemizin çok ihtiyacı var. Ben, bu yaz Akdeniz'e gittiğim zaman, on yıl önce deniz gözlüğümü takıp da gördüğüm balıklara, deniz canlılarına artık rastlayamıyorum... Teknelerin güneş enerjisine geçiş süreci, tekne sahiplerinin bilinçlenmesine bırakılırsa çok geç kalınmış olacak. Bunun ülkemizin çevre bakanlığı ve ilgili kuruluşlarınca konulacak regülasyonlarla kurallara bağlanması gerekiyor. Özellikle Dalyan'da Karetta Karetta kaplumbağalarının varlığını korumaya yönelik çalışmalar yapan bazı tekne sahipleri bize ulaşıyorlar ve teknelerini güneş enerjisiyle çalıştırıp çalıştıramayacağımızı soruyorlar. Bu tabi ki mümkün ancak az sayıda tekne için çalışmalar yapmak fiyatları yükseltiyor. Öncelikle doğası ile öne çıkan Akdeniz ve Ege şehirlerimizden başlanarak güneş enerjisine geçiş hızlandırılmalıdır. Eğer çalışmalar tekil olarak değil çok sayıda tekne için yürütülecek olursa bu, maliyetleri çok düşürecektir ve bunun yanında elektrik-elektronik, kimya, makina gibi sektörlerde çok ciddi bir istihdam sağlanabilecektir. Düşünsenize, hem doğayı koruyor, hem insanınıza istihdam sağlıyorsunuz hem de yapılacak çalışmaları destekleyerek dünyanın teknoloji bakımından sayılı ülkelerinden biri oluyorsunuz... Büyüklerimizin bu konu üzerine biraz düşünmelerini öneririm...

Dediğim gibi, yurtdışında tüm enerjisini güneşten alarak çalışan feribotlar yapıldı ve bunun yaygınlaştırılması sağlanıyor. Bunun dışında pek çok güneş enerjisiyle çalışan tekne, dünya sularında dolaşıyor. Bunların çoğu çevreci kimselerin kendileri için yaptırmış olduğu tekneler. Ancak bu, bizim ülkemizde devlet desteği ile atılmış bir adım olarak başlayabilir.

Güneş enerjisiyle çalışan teknenin şarj olma süresi ve kullanım süresi nedir?

Günümüzde, uzay uygulamaları dışında kullanılan güneş panelleri %10 ile %30 arasında verimlere sahip. Biz teknemiz Nusrat'da %21 verimde paneller kullandık. Güneş panelinin verimi arttıkça fiyatı yükseliyor ama bunun yanında daha az bir alana yayılmış olan hücreler daha büyük miktarda elektrik üretebiliyorlar.

Eğer yeterli sayıda ve verimde güneş paneliniz varsa hiç şarj olmaya ihtiyaç duymadan güneşli bir günde teknenizi sürebilirsiniz. Panellerin üretmiş olduğu elektrik, motorunuzu çalıştırmaya yetecektir.  

Ancak teknenizde kullanacağınız panellerin illa ki yüksek verimli olmasına gerek yok. Ben marinalara gittiğim zaman pek çok teknenin sahipleri tarafından sadece haftasonları kullanıldığını ve haftanın diğer günleri marinada demirli durduklarını görüyorum. Fiyatları ucuz olan güneş panellerinden bu tarz, az kullanılan tekneler için çok daha ucuza sistemler kurmak mümkün. Tekne sahibi tüm hafta akülerini şarj etmiş olan teknesine haftasonu bindiğinde, onu birkaç gün idare edebilecek olan elektriğin akülerinde depolanmış olduğunu görecektir.

Bunun yanında, yukarıda dediğim gibi, sürekli çalışan tekneleri de daha verimli güneş panelleriyle üretip hiç şarj olmaya ihtiyaç duymadan hareket ettirebilmek mümkün. Genel bir kanı, güneş enerjisiyle çalışan teknelerin düşük hızlar yaptığıdır. Oysa, tekne içindeki bataryaların şarj edilmiş olması ile, bir güneş teknesini çok yüksek hızlara ulaştırabilmek de mümkün. Bu şarjın illa ki güneş panelleriyle yapılasına da gerek yok. Liman veya marinalarda 3-4 saat içinde tekneyi uzun mesafeleri yüksek hızlarla katedebilecek miktarlarda şarj edebilecek sistemler kurulabilir.

Bunların yanında bir tekneyi hem dizel yakıtla hem güneş enerjisiyle veya hem güneş enerjisi hem de bir başka alternatif enerji kaynağı olan hidrojenden faydalanan hibrit araçları tasarlayıp imal etmek de mümkün.

Konuyla ilgili olarak özellikle belirtmek ve eklemek istediğiniz şeyler var mı?

Son olarak yarışma sırasında yaşadığımız bazı güzel olayları anlatmak istiyorum ve büyüklerimize sizin aracılığınızla bir mesaj iletmek istiyorum;

Katıldığımız yarışmada ABD'nin en prestijli okulları da yeraldılar ve onlardan biri olan Carnegie Mellon Üniversitesi'nden öğrenciler, ödül töreninden sonra bizim yanımıza geldiler ve "Size bir sürprizimiz var, bunun için çok çalıştık" diyerek bizim takımımızı bir araya topladıktan sonra bize Türkçe; "Afferim size, çok iyi iş çıkarmışsınız. İstanbul'da görüşürüz!" dediler. Bu bizi çok duygulandırdı.. Bir başka inceliği ise bir başka Amerikan okulu olan Temple Üniversitesi, yarışmalarının kontak anahtarına, Turkish Delight yazısından bir anahtarlık tasarlayarak yaptılar.

ABD'de ülkemiz insanının sıcakkanlı kişiliği sayesinde  oldukça iyi ilişkiler kurduk ve ülkemizi iyi bir şekilde temsil ettik diye düşünüyorum. Tabii Nusrat adına ve ülkemize dünya şampiyonu olarak dönmüş olmamız yakışırdı ancak daha ilk katılımımızda tecrübe eksiğimimize rağmen bu dereceyi almış olmamız içimizi biraz rahatlatıyor. Daha ABD'den döneli çok kısa bir süre oldu ancak "Niçin Solar Splash'de Birinci Olamadığımız"la ilgili bir rapor hazırlamaya başladık. Bu yıl kazandığımız tecrübeleri bizden sonra yarışmaya katılacak olan arkadaşlarımıza aktaracak ve önümüzdeki yıllarda şampiyonluğu kimseye bırakmayacağız diye umuyorum.

Sözümü biraz büyüklerimize sitem ederek sonlandırmak istiyorum. Lütfen Türk Genci'ne, Türk Mühendisi'ne güvenin.. Biz, inadımız sayesinde önümüze çıkan türlü zorlukları aşabildik. Fakat daha pek çok proje destek bulamadığı için malesef sadece fikir olarak kalıyor. Bu zorluklar sizlerin destekleri ve güvenini yanımıza alabilmemizle zaten kendiliğinden ortadan kalkacaktır.. Özellikle yat ve gemi inşaa sektörü ülkemizde altın çağını yaşıyor.. Gençleri desteklerseniz bu başarı sürekli olacaktır..

Bu çalışma ve başarılarınızın TurkCADCAM.net Portalı'nda yayınlanmasıyla Türkiye'de modern tasarım ve imalat yöntemlerini kullanan ve yeni ürün geliştirmeye değer veren birçok kişi ve firma yetkilisi sizlerden haberdar olacak; Önümüzdeki sene daha yüksek başarı ve dereceler elde etmek için kendilerinden beklentileriniz nelerdir?

TurkCADCAM.net portalında bizimle ilgili bir haber yapmanız bizi çok mutlu eder; Hem projemizin tanıtılmasıyla ilgili hem de çalışmalarımızda yardımı dokunabilecek kimselere ulaşabilmemizle ilgili...

Biz geçtiğimiz yıl çok orijinal sistemler tasarladık ve bu yıl onlar sayesinde derece alabilmemiz mümkün oldu ancak bu sistemleri İMES'deki küçük atölyelere birkaç YTL indirim yapmaları için yalvararak imal etmemiz mümkün oldu. Bunları daha iyi bir işçilikle CAM olanakları kullanarak imal ettirebilseydik daha başarılı olurduk kuşkusuz.

Örneğin, katıldığımız etaplardan birinde, CNC frezede pervane işlemesi yaptıramadığımız için CAD modelimize uygun olmayan bir döküm pervane ile yarışmak zorunda kaldık. Yine, dümen sistemlerimizde kalitesiz imalat yüzünden kusurlarla karşılaştık...

Bize destek olabilecek kimselere ulaşmamızı sağlayarak bu haberinizin bize yeni kapılar açabileceğini umuyorum.



Daha fazla bilgi için:


İletişim:


Münir Cansın Özden
Takım Kaptanı

E-Posta: ozden@itu.edu.tr
GSM: (505) 400 32 62

TurkCADCAM.net > Türkiye'nin Yeni Ürün Tasarım, Geliştirme, CAD/CAM/CAE ve İmalat Teknolojileri Portalı
***** Sektörün Profesyonel Bilgi ve İşbirliği Platformu *****
© 2008 Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.