Ana sayfa   Sponsorlarımız:
         
     

Haberler > 12-07-2007 > Otomotiv sektörünün duayeni İnan Kıraç; "Zamanında Ar-Ge'ye daha fazla yatırım yapılması konusunda patronlarımı ikna etseydim Türkiye bugün Kore seviyesinde olurdu":


Koç Grubu'nda uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra emekli olup Karsan'ın çoğunluk hisselerini satın alan İnan Kıraç, Türkiye'deki otomotiv sektörünü ve bu sektöre dair günahlarını değerlendirdi. Karsan-Renault Trucks anlaşmasına yönelik toplantıda konuşan Kıraç, "Benim Koç Grubu'ndan emekli olduktan sonra Karsan işine girme nedenim otomotivdeki günahlarımı ve bilgi birikimimi bir yerde toplamaktı" dedi.

Otomotiv sektörünün duayen isimlerinden biri olan merhum Vehbi Koç'un damadı Kıraç, "Bu günahımdan biri, o dönem patronum olan Vehbi Koç'u araştırma-geliştirme ve mühendislik işlerine önem vermeye ikna edemedim. Taklit etmeyi tercih ettik. Diğeri ise aynı işi iki-üç yan sanayiciye verip zaman içinde hepsinin kaybolmasına yol açtık. Oysa işi birine verseydik, büyüme ihtimali daha yüksekti."

Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç şöyle devam etti:
"Eğer patronlarımı ikna etseydim Ar-Ge'ye daha fazla pay ayırtabilirdim. 1970'li yıllarda Türkiye ile Kore aynı sevyideydi. Ama bugün Kore Türkiye'yi geçmiş durumda. Çünkü Ar-Ge çalışmalarına daha fazla ağırlık verdiler. Aslında benim jenerasyonum mühendislik kısmına fazla önem vermedi. Kopyalamayı tercih etti."

Karsan'ın bünyesindeki teknoloji şirketi sayesinde Peugeot'dan Renault Trucks'a, Hyundai'nın Amerikan taksilerine kadar pek çok işi tek çatı altında yapabilen bir kalite ve esnekliğe ulaştığını ifade eden Kıraç, "Özellikle az sayıda üretilen modeller için bu tür tesisler önemli. Amerikan taksilerinden sonra Londra taksileri için de teklif geldi; ancak yılda sadece 2 bin 500 adetlik üretim istediler, bu bizim de yapacağımızın altı, kabul edemedik." diye konuştu...

Hexagon'la farklı markalara proje ve teknoloji geliştiriyoruz

40 yılı aşkın süredir otomotivin içinde yer alan, Otoyol ve Tofaş Genel Müdürlüğü, Koç Holding Otomotiv Şirketleri Başkanlığı gibi üst düzey görevlerde bulunan İnan Kıraç, Karsan'ın bu noktaya gelmesinde Tofaş ve Renault'nun büyük katkısı olduğunu söyledi.

1970'lerde yatırım yapan iki otomotiv üreticisini örnek gösteren Kıraç, şöyle devam etti: "1996'da Gümrük Birliği'ne girildiği zaman otomotiv sektörünün yok olacağı söyleniyordu. Fakat tam tersi oldu. Şirketler daha da büyüdüler. Şirketlerin Ar-Ge'ye önem vermeleri gerekiyor. Jan Nahum Doblo ile bu başarıyı gösterdi. Biz de Ar-Ge şirketi Hexagon'u kurarak, birçok farklı marka için teknoloji geliştirmeye başladık."

Ümidiniz kırılmasın

Kıraç, bir merkeze bağlı olmadan niş modellerin tek bünyede geliştirilmesi için çaba harcadıklarını söyledi. Türkiye'nin çok genç ve dinamik bir ülke olduğuna dikkat çeken Kıraç, "Ümidiniz kırılmasın. Türkiye uzun zamanda yapıyor, ama en iyiyi yapıyor. Bu memlekete herkesin sahip çıkması lazım" diye konuştu.


Soldan sağa: Gino Costa, İnan Kıraç, Stefano Chmielewski, Mehmet Can Karabağ.

Renault-Karsan işbirliği

Kıraç konuşmasında Türk otomotiv sektörünün bugünlere gelmesinde Renault ve Tofaş'ın büyük rol oynadığını da belirtti. Bu arada daha önce duyurusu yapılan ve pazartesi günü anlaşması imzalanan işbirliği kapsamında, Karsan'ın Bursa'daki fabrikasında Renault Premium Uzunyol, Premium Lander ve Kerax modellerinin üretimi gerçekleştirilecek. Anlaşmaya göre Karsan, öncelikle Renault Trucks için yılda 5 bin adet ağır kamyon üretecek. Zaman içinde Renault Trucks'ın ihtiyacına bağlı olarak bu üretim hacminin iki vardiyada yılda 10 bin adede kadar çıkabileceği belirtilirken, başlangıçta Renault Trucks'ın 7,5 ile 42 ton arasında ağırlığa sahip ürünlerinden Premium Uzunyol, Lander ve Kerax modellerinin tüm versiyonlarının üretimi gerçekleştirilecek. Yerlilik oranının yüzde 40 civarında olacağı, işbirliğinin Karsan'a yılda 200 milyon avro ek ciro getireceği, 300 kişiye istihdam imkânı yaratılacağı belirtildi. Yıllık 5 bin adet üretimin 3 bin adedinin ihraç edileceği ifade edildi.

Satışlar artacak

Anlaşmayla ilgili yapılan toplantıda konuşan Renault Trucks Türkiye Genel Müdürü Gino Costa, Karsan'la yapılan bu stratejik ortaklığın Türkiye'yi hem iç hem de dış pazarlar için üretim üssü haline getireceğini söyledi.
Costa, Türkiye'nin son yıllarda ekonomideki istikrarlı büyümesinin pazara da direkt yansıdığını ve Türkiye 6 ton üzeri kamyon pazarı 2006 yılında 42 binin üzerinde satışla Almanya, İngiltere ve Fransa'dan sonra Avrupa'nın dördüncü büyük pazarı haline geldiğine dikkat çekti. Yapılan anlaşmanın Türkiye'de bugüne kadar attıkları en büyük adım olduğunu söyleyen Costa, "Yerli üretim sayesinde Türkiye'deki araç satışımızı kısa vadede iki katına çıkarmayı planlıyoruz" diye konuştu. Bu arada Renault Trucks'ın 6 ton üzeri kamyon pazarında payı yüzde 5 dolayında bulunuyor.

Karsan kamyon üretim üssü olacak

Karsan Genel Müdürü Mehmet Can Karabağ Karsan'ın 'tek tesiste çok marka' stratejisine uygun olarak çalıştığına işaret ederek, söz konusu anlaşma ile ilgili olarak, "Üretimin başlamasından üç yıl sonra, yani 2011 yılının sonunda Renault Trucks ile daha da büyük ve entegre bir işbirliği için joint venture, yani ortak girişim kurma seçeneğini değerlendirecek ya da karşılıklı olarak işbirliğimizin mevcut haliyle devamına karar vereceğiz. Kontrat süresi boyunca taraflar Türkiye'de ağır kamyon üretimi için birbirlerine münhasıran bağlı olacaklar" dedi ve ekledi: "Karsan zaman içinde Renault Trucks'ın en büyük üretim üslerinden biri olacak."

Renault Trucks Başkanı Stefano Chmielewski de Karsan'la yaptıkları bu ortaklığın başlangıç olduğunu belirterek, "Başka sürprizler de gelecektir. Çünkü Türkiye'yi sanayi ve pazar üssü olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkiye'yi Avrupa ticari direksiyonumuza dahil ettik" diye konuştu.

Ekonomi 20 yılda patlayacak:

Stefano Chmielewski, "Türkiye'yi Avrupa ticari direksiyonuna geçirdik. Çünkü, Türkiye, Avrupa'da her konuda olduğu gibi bunu hakediyor" diyerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Fransa'nın dışında 100 ülkeyle çalışıyoruz. Türkiye'yi bir sanayi ve pazar üssü olarak görüyoruz çünkü sürekli gelişiyor. Türkiye'nin teknik, yan sanayi ve insan potansiyeli çok güçlü. Ayrıca Türkiye 20 yıl içinde çok büyük bir ekonomi patlaması yaşayacak. Bunun dışında Rusya'ya da yöneleceğiz. Türkiye'ye kıyasla, çok istikrarlı olmasa da sanayi kapasitemizi oraya da yönlendirmek istiyoruz. Türkiye'deki üretimimiz yaklaşık yüzde 40 oranında yerli olacak çünkü bu aşamalı bir çalışma. Fas, Uruguay, Arjantin ve Tayvan'da da montaj fabrikalarımız var. Türkiye'de çok daha fazla şansımız olduğu için oralara yerleşmeyi düşünmüyoruz. Ayrıca Türkiye, sahip olduğu korkunç potansiyelden dolayı bize daha çok seçenek sunuyor."

İlgili Haber:

Karsan Otomotiv, ABD ve Kanada'da satılmak üzere yeni bir taksi modelinin 10 yıl süreyle üretimi için mutabakat metni imzaladı:

Türkiye'nin duayen otomotivcisi İnan Kıraç, sonunda bir hayalini daha gerçekleştirdi ve yıllar önce teknolojisine muhtaç olduğumuz ABD'ye, kendi mühendislerinin geliştirdiği taksilerle 'Hem imalatınız hem de mühendislik kaliteniz çok iyi' dedirtecek..

Sonunda oldu! İnan Kıraç'ın en büyük hayallerinden biri gerçek oldu. Türk otomotiv sanayiinin duayen ismi İnan Kıraç'ı telefonla arayıp, 'Sonunda tereciye tere satar hale gelmişsiniz, öyle mi?' diye sordum. Kıraç pek keyifliydi. 'Doğru, tereciye tere satar hale geldik. ABD'nin taksilerini Karsan fabrikasında üreteceğiz' dedi. Aslında İnan Kıraç, eşi Suna Kıraç'ın özel durumu nedeniyle uzun zamandır kendini güncel işlerden sıyırmıştı. Telefonda da 'Ben arkadaşlarıma ağabeylik yapıyorum ve bugün onlarla iftihar ediyorum' dedi. ABD'de taksilerin otomobilden bozma olduğunu ve şoför kabininin koruma kısmı nedeniyle hem dar olduğunu hem de engelli insanların binmesinin mümkün olmadığını anlatan Kıraç, kendilerine sunulan proje üzerinden hazırladıkları teklifin kabul gördüğünü söyledi.

Mühendisliği almak ayrı gurur

ABD ağır vasıtanın bir adaptasyonla taksi haline getirilmesini isteyince, Karsan'ın mühendisleri de bu prototip üzerinde çalışmış ve yeni bir model geliştirmişler. Yani İnan Kıraç, projenin mühendisliğini de Karsan'ın almış olmasının ayrı bir gururunu yaşıyor. 'Beni çok mutlu etti bu sonuç' diyen İnan Kıraç, pek çok şirketin arasından Karsan'ın sıyrılmasından dolayı gururlu. Kıraç bu durumun Türkiye'nin hem mühendislik hem de imalat kalitesini artık ispatladığı görüşünde. İnan Kıraç'ı yakından tanıyanlar onun yıllardır savunduğu fikirlerin birer birer fiili olarak gerçekleştiğini de bilecekler. Kıraç, otomotiv sektöründe ne zaman konuşacak olsa hep Türkiye'nin bu tarz projelerin peşinden gitmesini öğütlemişti.

Dün de sohbet ederken şunları söyledi: "Ben hep söyledim. Bir markaya bağımlı olmadan, değişik markalara niş üretim yapmak en doğrusu. Karsan şimdi buna öncülük etti. Bakın Karsan'ın fabrikasına. Hem Hyundai marka araçlar hem de Renault marka araçlar üretiliyor. Şimdi de taksi yapacak. O bakımdan çok mutluyum." Kıraç'a 'Görünen o ki sizin de emekliliğe pek vaktiniz yok' diyecek oldum. "Ben artık kültür merkezi projesi ile yakından ilgileniyorum. Doğru, emeklilik yok, ama Suna'nın hayalini gerçekleştirmeye uğraşıyorum" dedi.

Şelale Kadak, Sabah Gazetesi, 22-05-2007

 

Kaynaklar:

         
     
TurkCADCAM.net > Türkiye'nin yeni ürün tasarım, geliştirme, CAD/CAM/CAE, CNC, kalıp ve imalat teknolojileri portalı
***** Sektörün profesyonel bilgi ve işbirliği platformu *****
© 2002-2017  Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.