Ana sayfa   Sponsorlarımız:
         
     
Rapor - Makale > Patent > Bireysel icadın anatomisi 2; İcadın inovasyona dönüşme(me)si:

Arif Özver Ergin
B.Sc. Makine Müh.
M.Sc. Endüstriyel Tasarım
Aralık 2008, İstanbul

Çorba karıştırırken yaşadığınız sorunlar çerçevesinde bir yemek karıştırıcı icat ettiniz. Bir şekilde başkaları konudan haberdar oldu, yurt dışında ürünü üretti ve pazara sundu. Bu, hikayenin birinci bölümüydü.

Yani, icat ve girişimcilik süreçleri ayrı ayrı yürüdü. İcadın sahibi ama girişimcilik risklerini almamış birisi olarak naif bir şekilde şöyle düşünebilirsiniz: "Gayet güzel. Yurt içindeki patent bana ait. Türkiye'de pazara çıktığı zaman payımı alırım".

İşte bu noktada icat ile inovasyonun ayrımı ortaya çıkıyor ki bu süreç hem mucit hem de girişimci için önemli dersler içeriyor. Bu da hikayenin ikinci bölümü:

Teorik altyapı:

İcat, inovasyon ve ticarileşme konusunu çalışmalarının merkezine koyan ilk bilim adamı Schumpeter'dir. Schumpeter icat ve inovasyonun farklı şeyler olduğunun altını çizmiştir. Ona göre icat, girişimci bir çaba ile inovasyona yani yeniliğe dönüşmediği sürece başarılı olmuş sayılmaz. Schumpeter aslında yenilik konusundaki çalışmalarını, yeniliğin ekonomik gelişmeye ve pazar dinamiklerine olan etkisini göstermek için yapmıştır. 1883 ve 1950 yılları arasında yaşamış olan Scumpeter'in çalışmaları, bugün halâ inovasyon alanındaki çalışmaların referanslarından birisidir.

İcat ve inovasyon konusunda Schumpeter'in bulgularını inceleyen en güncel ve ilgi çekici çalışma Pontus Braunerhjelm ve Roger Svensson'a aittir. Bu araştırmacılar İsveç'te başarılı ve başarısız icatları incelemiş  ve önemli sonuçlara ulaşmışlardır:

  • Mucidin ticarileştirmeden sorumlu olmadığı durumlar (patentin satıldığı, lisansının verildiği, mucidin şirketin sahibi olmadığı), mucidin doğrudan icadını ticarileştirmeye çalıştığı duruma göre daha başarılıdır.
  • Ticarileşmenin başarısı; mucidin ürünün performansı ile ilgili çalışmalara dahil olduğu zaman daha yüksektir.
  • Mucidin ticari başarısızlığının sebeplerinden biriside tecrübesizlik ve icadı ile ilgili öngörüsüzlüğüdür.

Ticarileşme:

Peki çorba karıştırıcısı Türkiye'ye halâ neden gelmiyor? İcat olmuş, üretilmiş, 2004 yılında Amerika'da 20 Dolar gibi uygun bir fiyatla  pazara sunulmuş bir ürün neden halâ Türkiye'de pazara çıkmıyor?

Bunu Pontus Braunerhjelm ve Roger Svenson'un çalışmaları ışığında özetlemeden önce Amerikan pazarındaki müşterilerin görüşlerine bir bakalım.

Ürün hakkında altı kişi yorum yapmış ve bunlardan dördü ürünle ilgili aşırı memnuniyetsiz bir durumda:

Bu kişilerden ilki ürünün çöpten farksız olduğunu söylemiş ve devam etmiş: "Cihaz sadece tencereye oturuyor, bu yapabildiği tek şey. İşe yaramaz kaşığı sıcak yağa değer değmez erimeye başladı. Bu ahmakların karıştırma işleminin sıcak sudan başka şekillerde de yapıldığını bilmeleri gerekiyordu".

Diğeri ürünü işe yaramazdan daha kötü olarak nitelemiş ve açıklamış: "Bu ürünü kampanyadan sadece bir dolara aldım ve halâ kazıklandığımı düşünüyorum. Evimdeki tencerelerime uymuyor bile. Bu forumdaki görüşleri okumadan bu ürüne para kaptıran müşteriler için gerçekten çok üzgünüm".

Bir diğeri ürünün iyi fikir olduğunu ama işe yaramadığını söylüyor: "İlk olarak sos yapmayı denedim çünkü sos en düşük sıcaklıkla yapabileceğim tek şey. İlk olarak ayar düğmesi çalışmıyor, kaşık sürekli çalışıyor. Dört-beş dakika çalışmasının ardından plastik kaşık farkına varmadan erimeye başladı. Bunları şikayet etmek için firma ile iletişime geçmeye çalıştım. Tahmin edin ne oldu? Beni sadece bilgisayar sistemine yönlendirdi. Bu ürünü önermiyorum, pillerine verilen paraya bile değmez".

Olumsuz yorum yapan son kişi şöyle diyor: "Karıştırıcıya uygun olan bir tencere bulmak için 6 mağaza gezdim ve sonuçta buldum. Düşük sıcaklıkta sebzeleri karıştırmak için 10 dakika civarı karıştırıcıyı kullandım. Ama sadece 4 dakika içinde plastik kaşık sebzelere kötü bir koku ve tada vererek erimeye başladı. Doğrusunu söylemek gerekirse en sonunda güzel bir tencerem oldu".

Açıkça anlaşıldığı gibi karıştırıcı müşteri beklentilerini karşılamaktan ve öngörülen amaçlara ulaşmaktan çok uzak. Peki bunları tahmin etmek çok mu zordu? 2000 yılında ODTU Endüstri Ürünleri bölümünde yapılan "Yeni Ürün Geliştirmede İnsan Faktörlerinin Önemi" adlı çalışmada karıştırıcının prototiplerinin yetersiz olduğu, yeni prototiplerin yapılması gerektiği ve bunların kullanım esnasında kontrol edilmesi gerektiği saptanmıştı. Ancak üretilen ürün bu çalışmada tespit edilen eksiklikler göz ardı edilerek yapılmış.

Sonuç:

Çorba karıştırıcısının hikayesi inovasyon teorisinin öngördüğü şekilde gelişmiştir: ticarileşmenin mucitten bağımsız yapıldığı durumlarda başarıya ulaşılması çok zordur. Ticarileşmeden sorumlu olan girişimci ürünün performansını, işin doğası gereği, göz ardı edebilir. Çok hızlı davranmak ve mümkün derece ucuz bir ürünle pazara çıkmak zorundadır. Bu durumda, icadın performansı sadece mucidin ellerindedir.

İcat ve İnovasyon ayrı kavramlardır. İcat ticarileşmeden bir inovasyondan söz etmek söz konusu değildir. Hatta pazara çıkıp başarısız olmuş bir icat için bile inovasyondan söz etmek doğru değildir. Bu noktada mucide düşen görev ne olursa olsun öngörülen performansa ulaşmasıdır. Girişimci ise ancak öngörülen amaçlara ulaşan bir icat ile yola çıkabilir.

 
Referanslar:

  • Ergin, A. Ö, 2000. Dynamics of product Innovation in the Turkish Manufacturing Industry.  M.Sc. Thesis. METU
  • Ergin, A. Ö, 2000. Implementation of an Usability Analysis on the Case of a New Product Development.  Design Plus Reseach 2000
    http://pcsiwa12.rett.polimi.it/~phddi/uk/01/dpr00/user.htm
  • Ergin, A.Ö, 2008. Difficulties of Design Transfer in the Cultural Context, ICOVACS2008-International Conference on Value Chain Sustainability
  • Pontus Braunerhjelm and Roger Svensson, 2007. The Inventors Role, Was Schumpeter Right? IFN Working Paper No.690
  • Schumpeter, J.A., 1911. The Theory of Economic Development, Harvard University Proess, Cambridge, Mass
  • Chris Freeman &Luc Soete. Economics of Industrial Innovation. 1997
  • www.amazon.com/review/product/...

İlgili makale:
Mucit olarak bir gencin hayal kırıklığı; Bireysel icadın anatomisi:
Arif Özver Ergin, Eylül 2007, İstanbul

         
     
TurkCADCAM.net > Türkiye'nin yeni ürün tasarım, geliştirme, CAD/CAM/CAE, CNC, kalıp ve imalat teknolojileri portalı
***** Sektörün profesyonel bilgi ve işbirliği platformu *****
© 2002-2017  Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.