Özet:
Çelik
sacların soğuk şekillendirilmesi esnasında oluşan problemlere
bilgisayar destekli çözümler üretmek bir mühendislik çalışmasını
gerektirmektedir. Kompleks geometriler içeren kalıp yüzeylerinde,
ince çelik sac malzemesinin ne doğrultuda akacağı ve şekillendirme
esnasında incelenen sacın yırtılma, buruşma ve benzeri şekil
hatalarının; kalıp tasarımı aşamasında önceden görülüp önlem
alınması, tasarım değişikliklerinin sonuçlarını kalıp imal
edilmeden öngörülebilmesi için yapılması gerekenler incelenmiştir.
Benzer konularda yapılan çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmada
problemlerin çözümü için sonlu elemanlar metodu seçilmiştir.
Uygulama bir örnek üzerinde yapılmış ve sayısal çözümler deneysel
sonuçlarla karşılaştırılmış ve iki sonuç arasında çok iyi
benzerlik bulunmuştur. Ayrıca program kullanımı ile ilgili
detaylar oldukça kapsamlı bir şekilde verilmiştir.
Anahtar Kelimeler:
Soğuk
Şekillendirme (Cold Metal Forming), Derin Çekme (Deep Drawing),
Non-Lineer Analiz (Non-Linear Analysis), Sonlu Elemanlar Yöntemi
(The Finite Element Method, FEA)
1. Giriş:
1.1.
Araştırmanın Amacı:
Sanayide
uygulanan soğuk sac şekillendirme ve kalıpçılık teknikleri
ampirik metotlara dayalı, deneysel ve çok maliyetli yöntemlerdir.
Derin çekme sonucu elde edilecek sac parçanın şeklini, kalınlığını,
içerdiği ön gerilmeleri, çekme işleminde kullanılacak minimum
sac boyutunu, sacın malzemesini ve en uygun kalıp yüzeyleri
tasarımını bilgisayar simülasyonları ile önceden görüp maliyetten
ve zamandan tasarruf bu çalışmanın başlıca amacıdır.
Diğer bir deyişle, bu çalışmanın amacı non-lineer ekspilisit
sonlu elemanlar kullanarak, temas modelini ve non-lineer malzeme
özelliklerini de inceleyerek derin çekme problemini modellemektir.
1.2. Literatür Araştırması
Araştırmayla
ilgi başlangıç çalışmaları esnasında; impilisit sonlu elemanlar
analiz metotları, ekspilisit sonlu eleman analiz metotları,
tek adımlı sonlu eleman analiz metotları, birçok farklı non-lineer
çözücünün değişik konularda kullanımıyla ilgili örnekler ve
derin çekme deneyleri incelenmiş, konunun teorisini en geniş
ve detaylı yansıtan ekspilisit metot incelenmeye ve uygulamaya
değer bulunmuştur.
Ekspilisit
yönteme, kalıp simülasyonlarında, alternatif tek basamaklı
sac açılım metodudur. Bu metot da sonlu elemanlar ağı yardımı
ile geometri verileri işlenir. Şekillendirme işlemi yapılmış
sac parça geometrisi sonlu elemanlar ağı olarak yazılıma girilir.
Bu geometriden sacın açılımı hesaplanır. Parça üzerindeki
her düğüm noktasının ne kadar yer değiştirdiği bu açılım yardımı
ile bulunabilir. Yer değiştirmelerden gerilme ve benzeri datalar
elde edilir. Akma ve kopma kriterlerine göre parçanın kritik
bölgeleri gözden geçirilebilir. Bu metot hiç bir non-lineer
işlem içermediğinden çok hızlı sonuç vermektedir. Fakat şekillendirme
işleminin ara basamaklarını içermediğinden ve kalıp sisteminin
diğer elemanları hiç kullanılmadığından sonucun tutarlılığı
ve şekillendirme işlemine hakimiyet ekspilisit metoda göre
zayıftır.
Literatürde
benzer çalışmalarda farklı non-lineer yaklaşımlar içeren çözümlere
rastlanmıştır. A.G. Mamalis ve çalışma arkadaşları (1997),
silindirik kapların şekillendirilmesinde malzemenin etkisini
ve form karakteristiklerini, ekspilisit sonlu elemanlar yöntemi
ile (DYNA 3D programı yardımıyla) incelenmiştir.
A.G. Mamalis ve çalışma arkadaşları (1997), kare kapların
şekillendirilmesinde malzemenin etkisini ve form karakteristiklerini,
ekspilisit sonlu elemanlar yöntemi ile (DYNA 3D programı yardımıyla)
incelenmişlerdir.
M. Kawka ve çalışma arkadaşları (1998), sac şekillendirme
prosesini çok basamaklı statik ekspilisit sonlu elemanlar
yöntemi ile (ITAS3D programı yardımıyla) incelemişlerdir.
J. Rojek ve çalışma arkadaşları (1998), ekspilisit sonlu elemanlar
yönteminin sıcaklık etkileri de göz önünde bulundurularak
(Stampack programı yardımıyla) sac şekillendirmeye uygulanmasını
incelemişlerdir.
İncelenen bazı çözümler; kompleks geometrilerin ağ yapısı
modellemelerinde, otomotiv sektörüne özgü yazılımlar kullanılmadığından
birçok kabul ve modelleme basitleştirilmesi içermektedir.
Bu çalışma içeriğinde en az veri kaybı ile ağ oluşturulması
ve ağ dosyasının analiz yazılımına aktarılması ile ilgili
detaylarda bulunmaktadır. Ayrıca diğer araştırmalarda gözlenen
başka bir eksik ise kalıpçılık ile ilgili paket programların
kullanıcıyı sınırlamakta olmasıdır. Bu yüzden çalışmada daha
esnek bir yöntem izlenmiş birçok farklı programdan çeşitli
veriler derlenip çözücü yazılımda birleştirilmiştir.
Bu
çalışmada diğer analizlerden farklı olarak gerek ağ yapımı
gerekse dosya transferi otomotive uygulaması kolay bir teknikle
sunulmuştur. Ayrıca analiz için gerekli parametrelerin daha
genel ve esnek bir ara yüzden, kalıp sisteminin tamamına hakim
olabilecek şekilde düzenlenebilmesi ile desteklenen çözüm
doğruluğu sağlanmıştır.
2. Sacların Plastik Şekillendirme İşlemi
Metal
şekillendirme çok kapsamlı bir konudur. En çok problem yaşanan
şekillendirme işlemi derin çekmedir. Plastik şekillendirme
konusunda yapılmış deneysel çalışmalar sonucu bazı tablolar
hazırlanmıştır. Bu tablolar ampirik metotlarla hazırlandığından
yalnızca deney malzemesinin kullanıldığı uygulamalarda işe
yaramakta ve malzemenin iki boyutta akması kabulü ile oluşturulmaktadır.
Karışık geometrilere sahip parçaların soğuk şekillendirilmesinde
bu deneysel veriler yetersiz kalmaktadır. Karışık yüzeylere
sahip her parça için defalarca denemeler yapılmakta kalıp
tasarımı değiştirilip istenen ürün elde edilene kadar deneme
yanılma yolu ile sonuca ulaşılmaya çalışılmaktadır. Sacda
meydana gelen buruşmalar pot çemberine açılan kilit bölgeleri
ile engellenmeye çalışılmaktadır. Kilitlerin yeri ve miktarı
da denemelerle belirlenmektedir. Ayrıca kalıplar üzerinde
yapılan kaynaklı işlemler kalıpta kalıcı iç gerilmeler oluşturmakta,
kalıbın ömrünü kısaltmaktadır. Bu işlemlerin tümü maliyeti
yüksek işlemdir.
3. Plastisite
Plastisitenin
temeline oluşturan plastik deformasyon şu özelliklere sahiptir:
. Şekil değişim hızına bağlı plastik deformasyon, birim şekil
değiştirme değerinde ilave bir bölünme oluştuğunu kabul eder
:

veya diferansiyel ifadesi :

· Plastik deformasyon yola bağımlıdır. Plastik deformasyon
esnasında gerilme ve birim şekil değiştirme arasında lineer
bir ilişki yoktur. Bu yüzden plastik deformasyonun kurulum
ifadeleri diferansiyel denklemlerle veya artırım ifadeleri
ile oluşturulmalıdır (orandan bağımsız plastisite dahil).
En temel plastisite kurulum denklemi şu şekilde yazılabilir:

veya diferansiyel ifadesi aşağıdaki gibi yazılır (Hill,1950).

3.1. Pekleşme (Hardening)
Elastik mükemmel plastik malzeme çerçevesi içinde, tüm plastik
işlem esnasında akma değeri (akma yüzeyi) sabit kalır. Pekleşme
(sertleşme) akma yüzeyi için gerilme uzayında bir gelişme
kanunu tanımlar (Hill,1950):

Burada q pekleşme parametrelerinin bir grubudur, skaler veya
vektörel olabilir.
Pekleşme tipleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
· İzotropik pekleşme: Akma yüzeyinin boyutu büyür, genişler
ama deviatronik düzlemdeki merkezi aynı kalır.
· Kinematik pekleşme: Akma yüzeyinin çapı sabit kalır, fakat
merkezi deviatronik düzlemde yer değiştirir.
· Karışık izotropik / kinematik pekleşme: Önceki iki modelin
birleşimidir.
4. Sonlu Elemanlar Yöntemi
Sonlu
elemanlar metodu; karmaşık olan problemlerin daha basit alt
problemlere ayrılarak her birinin kendi içinde çözülmesiyle
tam çözümün bulunduğu bir çözüm şeklidir. Bu metot bilgisayarlar
çağının bir ürünüdür. Bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle
birlikte data iletim hızlarının sürekli olarak artmasına bağlı
olarak bu metotla çözüm yapan paket programların sayısı gittikçe
artmaktadır. Günümüzde çeşitli analizler için bu paket programların
kullanımı yaygınlaşmaktadır. Sonlu elemanlar metodunun kullanılması
ve bilgisayarların sanayiye girmesiyle, bugüne kadar ancak
pahalı deneysel yöntemlerle incelenebilen bir çok makine elemanının
(motor blokları, pistonlar vs.) kolayca incelenebilmesi, hatta
çizim esnasında mukavemet analizlerinin kısa bir sürede yapılarak
optimum dizaynın gerçekleştirilmesi mümkün olabilmiştir (Sarıkanat,
2001). Çalışma içeriğinde plastik şekillendirmeyi incelemek
için sonlu elemanlar yöntemi seçilmiştir.
Metal
şekillendirmede sonlu elemanların seçilmesinin nedenleri arasında,
bu yöntemin çok farklı malzeme ve çok çeşitli temas tanımlama
imkanları sunmasıdır. Böylelikle şekillendirme işleminin doğasını
oldukça fazla değişken ile simüle etme imkanı sağlanır.
5. Malzeme Tanımları ve Çeşitleri
Ekspilisit
analizlerde birçok farklı, çok çeşitli malzeme tipleri mevcuttur.
Nerdeyse doğadaki her dinamik uygulamada yer alabilecek malzemeler
sonlu eleman analizleri için simule edilebilmiştir. Ekspilisit
yazılımlar genelde impilisit yazılımlardan daha geniş bir
malzeme kütüphanesi içerir.
Araştırma hazırlığı esnasında birçok faklı sonlu elemanlar
yazılımlarının malzeme tanımları incelenmiştir. Genelde paket
programlar benzer malzeme kütüphanelerine sahiptirler. Çalışma
içeriğinde ANSYS/LS-DYNA yazılımının içerdiği malzeme modelleri
incelenecektir. Bu yazılımın malzeme tanımları çok değişkenlidir.
Doğrudan deney verilerini kullanarak tanımlamalar yapılabilmektedir.
Özellikle
ekspilisit yazılımların impilisit yazılımlardan farklı olarak
içerdiği malzeme modelleri şunlardır;
· Birim şekil değiştirme oranına bağlı plastisite modelleri.
· Sıcaklığa duyarlı plastisite modeli.
· Gerilme ve birim şekil değiştirme başarısızlık kriterini
(kopma) içeren modeller.
· Boş malzeme modelleri (hareket başlangıçlarını veya uçak
türbinine giren kuş gibi ani darbeleri simule etmek için)
· Çok değişkenli malzeme özellikleri içeren durum denklem
modelleri
Birçok malzeme modeli yoğunluk, elastisite modülü, Poisson
oranı dışında gerilme-birim şekil değiştirme tabloları, yük
eğrileri, akma sınırı ve plastik şekil değiştirmeyle ilgili
tablolar içermektedir.
İstenen bu veriler malzeme tanımlanmadan önce vektör, matris
yada eğri denklemi olarak yazılıma tanıtılır.
5.1. Lineer Olmayan Elastik Malzemeler
Lineer
olmayan malzeme modellerini temel olarak üç başlık altında
toplanabilir.
· Blatz-Ko : Sıkıştırılabilir köpük tipi malzemeler için kullanılır,
örneğin poliüretan lastikler. Blatz-Ko lastik malzemeleri
sadece sıkışma altındaki lastikler içindir. Poisson oranı
(NUXY) otomatik olarak 0.463 alınmıştır. Sadece yoğunluk ve
kayma modülü (GXY) gereklidir. Malzeme tepkisi şekil değiştirme
enerjisinin yoğunluğunun fonksiyonu olarak (W) belirlenmiştir:

Burada I1, I2 ve I3 birim şekil değiştirme sabitleridir.
· Mooney Rivlin : Sıkıştırılamaz lastik malzemelerin davranışlarını
tanımlamak için kullanılır. Mooney-Rivlin malzeme modeli impilisit
analizlerdeki 2-parametreli malzeme modeli ile nerdeyse aynıdır.
Yoğunluk, Poisson oranı ve Mooney-Rivlin sabitleri C10 ve
C01 değerlerinin girilmesi gereklidir. Sıkıştırılamaz davranışı
ifade edebilmek için Poisson oranını (NUXY) 0.49 ila 0.5 arasında
olması gereklidir. Malzeme tepkisi şekil değiştirme enerjisinin
yoğunluğunun fonksiyonu olarak (W) belirlenmiştir :

Burada I1 , I2 ve I3 birim şekil değiştirme sabitleridir ve
κ, hacim modülüdür.
· Viskoelastik : Cam ve cam benzeri davranış gösteren malzemelerin
tanımında kullanılır. Viskoelastik malzemedeki kayma davranışı
şu şekilde ifade edilebilir:

Burada, Go, kısa dönem (merkez) elastik kayma modülü, G¥,
uzun dönem (sonsuz) elastik kayma modülü ve 1/β, azalma
sabitidir.
Non-lineer elastik malzemeler büyük ölçüde geri dönülebilir
elastik deformasyonlara maruz kalabilirler.
5.2. Plastisite Malzeme Modelleri
ANSYS/LS-DYNA
programında 11 farklı plastisite modeli mevcuttur. Hangi modelin
seçileceği malzemenin tipi ve malzeme sabitlerinin elde edilebilirliği
ile ilgilidir. Non-Lineer sonlu eleman analizlerinin tutarlılığı,
girilen malzeme özelliklerinin kalitesine bağlıdır. En iyi
sonuçları elde etmek için malzeme üreticilerinden gerekli
sabitler temin edilmeli veya malzeme deneysel analiz edilmelidir.
İzotropik
malzemelerde plastisite modelleri iki farklı kategoriye ayrılabilir;
5.2.1. Birim şekil değiştirme oranından bağımsız plastisite
İzotropik
malzemeler için üç farklı birim şekil değiştirme oranından
bağımsız plastisite modeli mevcuttur: a. Klasik bilineer kinematik
pekleşme, b. Klasik bilineer izotropik pekleşme, c. Elastik
plastik hidrodinamik.
Bu modeller malzemenin gerilme birim şekil değiştirme davranışını
belirtmek için iki eğim kullanır; elastik modül (EX) ve tanjant
modülü (ETAN) (Şekil 1).

Şekil 1 - Bilineer kinematik pekleşme
Birim şekil değiştirme oranından bağımsız malzeme modelleri,
(Şekil 1) tipik olarak sac metallerin pres işlemleri gibi,
şekil verme işleminin uzun sayılabileceği durumlarda kullanılmaktadır.
Her üç model de mühendislikte en çok kullanılan metaller;
çelik, alüminyum, dökme demir ve benzeri malzemeler için kullanılabilir.
Klasik bilineer kinematik pekleşme ve bilineer izotropik pekleşme
arasındaki farklar; pekleşme kabulünden ileri gelir. Kinematik
pekleşmeye göre ikincil akma 2σy değerinde oluşurken,
izotropik pekleşme 2σmax 'da gerçekleşir.
Elastik-Plastik Hidrodinamik
Elastik-plastik
hidrodinamik malzeme modeli kopmaya maruz kalacak kadar yüksek
değerlerde birim şekil değiştirmeye uğrayan malzemeler için
kullanılabilir. Eğer etkili gerçek gerilme ve birim şekil
değiştirme verileri belirlenmemişse, izotropik pekleşme kabulü
yapılarak σy ve Etan değerleri akma mukavemetini belirlemek
için kullanılabilir, plastik pekleşme modülü Eh, E ve Etan
cinsinden belirlenebilir.

Ayrıca gerilme birim şekil değiştirme davranışı 16 veri noktasına
kadar tanımlanabilir. Bu durum için bir lineer polinom denklemi
tanımlanmalıdır.
5.2.2.
Birim şekil değiştirme oranına bağımlı plastisite
İzotropik
malzemelerde beş farklı çeşit birim şekil değiştirme oranına
bağımlı plastisite modeli mevcuttur.
5.2.2.1. Plastik Kinematik:
Bilineer
plastik pekleşmeyi σy ve Etan kontrol eder. Plastik kinematik
modelde ise pekleşme parametresi β vardır. β, 0
(kinematik) ile 1 (izotropik) arasındadır (Şekil 2). Malzeme
tanıtılırken kopma birim şekil değiştirmesi değeri girilebilir.
Bu parametre sayesinde hesap esnasında bu değeri aşan elemanlar
hesaplamadan çıkarılacaktır. Yırtılma ve kopma simule edilebilecektir.
Bu
malzeme modeli şekillendirme analizlerde dahil olmak üzere
birçok simülasyonda oldukça hızlı çalıştığından, ön analizleri
bu malzeme modeli ile yapmak tavsiye edilebilir.
Plastik
kinematik malzeme tanımında akma fonksiyonu şu şekilde ifade
edilebilir:

Burada
σo iç akma gerilmesi, εpeff etken plastik birim
şekil değiştirme ve Ep ise plastik pekleşme modülüdür, ve
şu şekilde ifade edilebilir:


Şekil
2 - Plastik kinematik pekleşme
5.2.2.2.
Birim şekil değiştirme oranına duyarlı:
Bu
model bilineer izotropik pekleşmenin plastik davranışıdır.
Power law (üs kanunu) pekleşmesi; mukavemet katsayısı k ve
pekleşme katsayısı n ile ifade edilir.
Bu model için akma fonksiyonu şu şekilde ifade edilebilir;

Burada εe elastik birim şekil değiştirmedir.
5.2.2.3.
Piecewise Lineer:
Bu
modelde gerilme ve birim şekil değiştirme ilişkisi; etken
gerilme ve etken birim şekil değiştirme eğrisi olarak ifade
edilir. Bu modelde de hangi elemanların işlemden çıkarılacağının
tespiti için kopma birim şekil değiştirme değeri tanımlanmaktadır.
Bu
model çözümde çok etkili ve Crash simülasyonlarında en çok
tercih edilen malzeme modelidir. Akma gerilmesi Cowper-Symonds
modelinden birim şekil değiştirme oranı ile orantılanarak
elde edilir.
5.2.2.4. Birim şekil değiştirme oranına bağlı:
En
genel kullanılan birim şekil değiştirme oranı içeren plastik
modelidir. σy, E, Etan, ve σkopma tamamen birim
şekil değiştirme oranına bağlıdır. Herhangi bir birim şekil
değiştirme oranında akma gerilmesi şu şekilde ifade edilebilir:

Bu ifadedeki değişkenler dört eğri ile kontrol edilir; bu
eğrilerden eğri 1 , σy 'yi 'in bir fonksiyonu olarak
ifade eder. Eğri 2 , E 'yi 'in bir fonksiyonu olarak ifade
eder. Eğri 3 , Etan 'ı 'in bir fonksiyonu olarak ifade eder.
Eğri 4, etken von Mises gerilmesini kopma anında 'in bir fonksiyonu
olarak ifade eder.
5.2.2.5. Power Law:
Birim
şekil değiştirme oranına duyarlı Power law plastisite modeli
özellikle süper plastik şekil verme analizlerinde kullanılır.
Ramburgh-Osgood
kuralları gereği akma gerilmesi ifadesi:

burada k malzeme katsayısı, m pekleşme katsayısı, n birim
şekil değiştirme oranı parametresi, ve birim şekil değiştirme
oranıdır.
Bu
çalışmada şekillenecek sac parçası dışındaki tüm parçalar
rijit olarak ele alınmış, şekillenecek sacın plastik davranışı
için birim şekil değiştirme oranına bağlı piecewise lineer
yaklaşımı kullanılmıştır. Bu modelin seçilmesinin nedeni,
soğuk şekil değişimleri için ideal bir malzeme modeli olmasıdır
(Kırlı, 2003).
5.2.3. Malzeme Modeli Tanımlanırken Dikkat Edilmesi Gereken
Hususlar
·
Her malzeme modeli tüm eleman tipleri için geçerli olmayabilir.
Bazı malzemeler katı elemanlar için uygulanabilir, bazıları
ise yalnızca iki boyutlu ağ yapılarına uygulanabilir.
· Her malzeme modeli için tüm sabitlerin girilmesi gerekmeyebilir.
Örneğin kopma birim şekil değiştirmesi değeri birim şekil
değiştirme oranı içermeyen bir malzeme modelinde girilmeyebilir.
· Malzeme özellikleri tanımlanırken doğru birim sistemi kullanılmasına
dikkat edilmelidir. Yanlış birimler, yalnız malzeme davranışını
etkilemez, ayrıca temas katılığını da değiştirir.
· Doğru ve tutarlı malzeme verileri girmenin önemi atlanmamalıdır.
Doğru malzeme verileri için zaman ve para harcamaktan kaçınılmamalıdır.
6. Temas Tanımları Ve Çeşitleri
ANSYS/LS-DYNA
yazılımında temas tanımı; İmpilisit ANSYS ve benzer programlardan
farklıdır. Temas elemanları kullanılmaz yerine temas yüzeyleri
kullanılır. Modellerin bir parçasının dış yüzeyinin diğer
bir parçanın içine girmesi teması doğurur. Temas elemanları
kullanılmadığı için temas edecek bölgeleri önceden tanımlamak
gerekmez. Eleman ağının özelliklerinde temas katılığı tanımlamak
gerekmez. Temas tanımı için birbiri ile temas edecek parçaları
tanıtmak, temas tipini belirlemek ve temas tipi ile ilgili
istenen parametreleri girmek yeterlidir.
ANSYS yazılımında 22 Farklı temas tipi mevcuttur. Bu da yüzeyler
arası çok geniş etkileşim imkanı sağlar. Hangi temas tipinin
fiziki modeli en iyi yansıtacağına karar vermek zordur. Temas
tipinin seçimini yapabilmek için değişik temas algoritmalarını
ve mevcut temas ailelerinin içeriğini bilmek gereklidir. Bu
çalışmada, birçok temas tanımı denenmiş ve en başarılı sonuç
şekillendirme temasında elde edilmiştir. Çalışmanın devamında
yapılan analiz örnekleri, şekillendirme teması ile gerçekleştirilmiştir.
Şekillendirme temas tipleri; düğüm noktası ile yüzey şekillendirme
teması, yüzey ile yüzey şekillendirme teması ve tek yönlü
yüzey ile yüzey şekillendirme teması şeklindedir ve metal
şekillendirme uygulamalarında kullanılmaktadır. Bu temas tipinde
kalıplar ve yardımcı elemanlar hedef yüzey olarak tanımlanır,
iş parçası olan sac ise temas yüzeyi olarak tanımlanır. Ağ
yapısının sürekliliği ve kendi içinde bütünlüğü bu temas tipi
için zorunlu değildir, böylece temas özellikleri sistemin
karmaşıklığını azaltmaktadır. Kalıp elemanlarını yüzey normalleri
aynı doğrultuda olmalıdır. Şekillendirme temasının ayarları
otomatik temas tiplerine dayandığından oldukça sağlıklı sonuçlar
elde edilir.
7. Derin Çekme İle Soğuk Şekillendirme İşleminin Sonlu
Elemanlar Yöntemiyle İncelenmesi
Geometrik
modellerin (üç boyutlu geometriler) oluşturulması CATIA V4.2.1
programında gerçekleştirilmiştir. Kalıp elemanları dahil tüm
sistem yüzey olarak modellenmiştir. Parçalar sisteme yerleştirilirken
et kalınlıklarının değeri ve doğrultusuna dikkat edilmiştir.
Parçalar arasında olması gereken en az boşluk bırakılmış,
böylece işlem süresinin gereksiz uzaması engellenmiştir.
Kalıp sistemi sırasıyla yukardan aşağıya; dişi kalıp, saç,
pot çemberi ve erkek kalıptan oluşmaktadır. Kalıpçılıkta birçok
hareketlendirme uygulaması söz konusudur. Çalışma içeriğinde
uygulanan yöntemde; dişi sabit kalırken, pot çemberi, sacı
dişi ile kendi arasında sıkıştırırken, erkek sonradan pot
çemberinin içinden geçerek parçayı şekillendirmektedir.
Sistemin ağ yapısının (Mesh) oluşturulması CATIA V4.2.1 yazılımının
FEM Modeller modülünde yapılmıştır. İncelenen sistemler yaklaşık
60000 ila 100000 elemandan oluşacak şekilde ağ yapısına dönüştürülmüştür.
Bu elemanlardan, hesaplamada asıl görev yapan iş parçası (şekillendirilecek
sac) 20000 ila 65000 eleman olarak oluşturulmuştur. Oluşan
mesh hataları CATIA V4.2.1 yazılımının FEM Modeller modülünde
düzeltilmiştir.
Ağ oluşumunda; parça boyutlarına, geometrideki keskin köşelerin
yerleri ve dağılımlarına, en küçük kıvrım yarıçapına, işlemlerin
yapılacağı bilgisayarın kapasitesine (Bellek, CPU, Disk) ve
oluşturulacak elemanların dörtgen olmasına dikkat edilmiştir.
Ağ yapı Shell63 (orta düğüm noktası içermeyen 4 düğüm noktalı)
elemanıyla oluşturulmuştur. Bu eleman ekspilisit analizlere
uygun değildir. Oluşturulan mesh bir ASCII dosyası olarak
CATIA V4.2.1 yazılımının ANSYS interface modülü yardımıyla
elde edilmiştir. Daha sonra ASCII dosyasının içinde eleman
tanım satırı değiştirilerek Shell63 eleman Shel181'e dönüştürülmüştür.
Çözümler ANSYS/LS-DYNA'da, çözümlerin görüntülenmesi ve değerlendirilmesi
LSPOST programında yapılmıştır.
Bu çalışmada iki farklı parça için birçok değişik analiz gerçekleştirilmiştir.
Bunlardan ilki (bağlantı braketi) modellemenin güvenilirliğini
sınamak amaçlı incelenmiştir. İkinci parça (taşıyıcı süspansiyon
traversi) ideal kalıp tasarımının elde edilmesi amaçlı bir
pilot çalışma olarak incelenmiştir.
7.1. Bir Bağlantı Braketinin Analizi
Analizi
gerçekleştirilen bağlantı braketi kalıp sistemi Şekil 3'de
gösterilmiştir. Bir hafif ticari aracın torpido bağlantı karkasında
kullanılan bu parça uygulamada; şekilde belirtilen kalıp sisteminde
düzgün imal edilememiştir. Parçada değişiklik yapılma yoluna
gidilmiştir.
Sistemin
sonlu elemanlar analizinden elde edilecek sonuçlar, deneysel
parçanın yırtılma şekli ile karşılaştırılarak yöntemin tutarlılığı
test edilecektir.
Uygulamada
sistemin çalışması; sac, pot çemberinin üzerine yatırılır,
dişi kalıp sabit sayılabilecek bir hızla aşağı doğru inerek,
sacı pot çemberi ile kendi arasında sıkıştırır (Şekil 3c).
Kalıp sistemi saca gelecek tutma kuvvetini şekillendirme esnasında
sabit tutacak şekilde tasarlanmıştır. Dişi kalıp (Şekil 3a),
pot çemberi (Şekil 3d) ile karşılaşmasına rağmen sabit hızla
inmeye devam etmektedir. Deney aşamasında pot çemberinin altındaki
yaylar ezilerek sabit sıkıştırma kuvvetini sağlamaktadır.
Sac, pot çemberi ile dişi kalıp arasında sıkışmış bir şekilde,
ilerlerken aşağıda sabit olarak bekleyen erkek kalıba doğru
çarpar ve erkek kalıp (Şekil 3c) sacı gererek dişi kalıbın
içine sıvar. Bu şekillendirme yöntemi otomotiv sektöründe
iç panellerin imalatında en sık kullanılan yöntemdir.
Sonlu
elemanlar analizinde sistemin simülasyonunda hareketler; saca
göre diğer parçaların hareketleri aynı kalacak şekilde bazı
kabullere dayanarak basitleştirilmiştir. Gerçek uygulamada
olduğu gibi dişi kalıp aşağı inerek sacı pot çemberi ile sıkıştırır.
Ardından, sonlu elemanlar simülasyonunda gerçek uygulamadan
farklı olarak erkek kalıp yukarı doğru ilerleyerek sacı şekillendirmektedir.
Bu sayede sistemin çözüm süresi kısalır, modelleme ve veri
girme işlemlerinde de kolaylık sağlanmış olmaktadır.
Birçok farklı yazılımda veya aynı yazılımda benzer yöntemler
kullanılabileceği gibi farklı kalıp hareketleri de uygulanabilir.
Bu çalışma içeriğinde kullanılan metot tamamen yazarın kendi
oluşturduğu bir yaklaşımdır, simülasyonun gerçekçiliği ilerleyen
bölümlerde açıklanacak deney ile ispatlanmıştır.
7.1.1. Kalıp Sisteminin Elemanları
Braketin
analizinde kullanılan kalıp elemanları Şekil 3'de verilmiştir.
Pot
çemberinin ortasında erkek kalıbın geçebilmesi için bir boşaltma
yapılmamıştır (Şekil 3c,d). Pot çemberi ile erkek kalıp arasında
temas tanımlanması yapılmamış olduğundan kalıp sisteminin
çalışması esnasında erkek kalıp, pot çemberi içinden hiçbir
problem oluşmadan geçebilmektedir. Bu sayede pot çemberinin
mesh kalitesi yükselmiş ve modelleme süresi kısalmıştır.

Dişi
kalıp, pot çemberi ve erkek kalıp mesh işleminde çok detaylı
ağ yapısı oluşturulmuştur. Çünkü bu parçalar gerilme ve şekil
değiştirme hesaplarına katılmayan rijit malzemelerden tanımlanmıştır.
Bu parçalar çözüm süresini uzatmazlar. Şekillenecek parçanın
ilk hali (Şekil 3b) olarak kullanılacak ağ yapısı mümkün olan
en az elemanla geometrinin son halini en iyi şekilde ifade
edebilecek şekilde yapılmış ve en tutarlı sonucu elde edebilmek
için en çok hesap noktası içeren eleman tipi ile mesh işlemi
gerçekleştirilmiştir. Bu parçanın eleman boyutları, sayısı
ve eleman tipi çözüm süresinin belirlenmesinde önemli rol
oynamaktadır.
7.1.2. Derin Çekme Deneyi
Torpido
bağlantı braketi parçası klasik kalıpçılık yöntemleri kullanılarak
tasarlanmış, kalıp sisteminde preslenmiş ve sonuçta yırtılmalar
tespit edilmiştir. Kullanılan kalıp sistemi tek etkili kalıp
sistemidir. Tek tesirli veya tek etkili diye adlandırılan
kalıp sisteminde saca, şekillendirme hareketi erkek kalıp
tarafından verilir.
Uygulama BMC firmasının gövde üretim atölyelerinde gerçekleştirilmiştir.
18 ton kapasiteli bir hidrolik pres kullanılmıştır. Saçta
yırtılma gözlendikten sonra bir sonraki uygulamada kalıp ve
sac yüzeylerine sürtünmeyi azaltmak amacıyla yağ sürülmüştür.
Fakat bu uygulamanın yırtılmaya engel olmadığı gözlenmiştir.
Kalıp sisteminin hareket süreleri değiştirilerek bir dizi
imalat denemesi daha yapılmış fakat yine sonuç alınamamıştır
(Şekil 4).
Parça
geometrisi, yeniden incelendiğinde, bu işlemin "100 mm"'ye
yakın çekme derinliğini çok az bir sac yüzeyinden ve oldukça
dik bir açıda oluşturmaya çalıştığı tespit edilmiştir.
Tasarım
değişikliği, çekme derinliğinin azaltılması ve yırtılan bölgedeki
kalıp çıkma açısının miktarının artırılması şeklinde yapılmıştır.
Yapılan değişiklik sonrası parça imalatı hatasız bir şekilde
gerçekleştirilebilmiştir.

Parça
içerdiği yırtılmalar, ekspilisit sonlu elemanlar yönteminin
sınanabileceği iyi bir örnek oluşturmaktadır. Bu yüzden hatalı
parçanın imal edildiği kalıplar incelenerek, ekspilisit analiz
için gerekli zaman, yer değiştirme ve kalıp açıklığı verileri
kalıp sistemi üzerinden alınmıştır. Ayrıca kalıp elemanlarının
üç boyutlu geometrik modelleri de hazırlanmıştır.
8. SONUÇLAR
Karkas braketi için elde edilen sonuçlara parçanın ağ yapısı
etki etmektedir. Şekil 5'den de anlaşılabileceği gibi parçanın
mesh yapısı kritik bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Böylelikle
kritik bölgelerin sonuçları daha tutarlı bir şekilde elde
edilebilmektedir.

Hem
deneysel çalışmada hem de nümerik analizde parçanın köşelerinde
yırtılmalar oluşmuştur. Bu bölgelerin kalınlıkları malzemenin
kritik birim şekil değiştirme değerinin üstünde deforme olmuştur.
Parçadaki kalınlık değişimleri ve yırtılmalarla ilgi analiz
sonuçları ve deneysel çalışmanın fotoğrafları Şekil 6,7'de
verilmektedir.
Şekil 6 incelendiğinde, sonlu elemanlar yöntemiyle elde edilen
sonuçlarla deneysel sonuçlar arasındaki benzerlik görülmektedir.
İş parçasının sonlu eleman modelinde oluşan yırtılmalar deneysel
çalışma sonunda ortaya çıkan yırtılmalarla aynı noktalarda
ve büyüklüklerde olmuştur.


9.
Sonuçların Değerlendirilmesi
Yapılan
araştırmalar sonucunda derin çekme işlemine etki eden faktörler
şu şekilde belirlenmiştir;
Çekme derinliği, şekillendirilmemiş sacın kesim hattı, şekillenecek
sacın malzemesi, iş parçasını sac kalınlığı, kalıp yüzeylerinin
geometrik formu, iş parçasının kalıp yüzeylerine göre açısı,
süzme kanallarının yerleşimi ve derinliği, pot çemberinin
baskı kuvveti, şekillenme işleminin tekniği (sıcak, soğuk,
çift tesirli yada tek tesirli kalıp), kalıp yüzeylerinin ve
iş parçasının sürtünmesi (yağlama, naylon serme vb.). Bu faktörlerin
bazıları bilgisayar destekli çözümlerle irdelenmiştir (Tablo
1).
Bilgisayar
programındaki parametreler veya üç boyutlu modellerde yapılan
değişiklikler ile bu faktörlerin etkisi gözlenmiş, bu sayede
her iterasyonda daha başarılı kalıp tasarımları yapılabileceği
gözlenmiştir.

İstenen
parçanın kalıptan kusursuz çıkması; bilgisayar destekli çözümler
olmadan, deneme yanılma yolu ile yapıldığında, maliyeti oldukça
yüksektir ve uzun zaman alan çalışmalardır. Yeni kalıp tasarımı
en azından tahta yada beton prototip kalıplar ile denenip
problemler malzeme ilaveleriyle çözülemiyorsa yeni tasarımın
imalatına geçilmektedir.
Prototip
çalışması yapılmadan dökümü yapılan metal kalıplar ise bir
tasarım problemi çıktığında kaynak ile malzeme ilavesi ve
tekrar işlenme sureti ile düzeltilmeye çalışılmaktadır. Bu
işlem hem kalıp ömrünü kısaltmakta hem de imalat süresini
uzatmaktadır.
Yapılan
çalışmalar sonunda soğuk şekillendirme işlemi için sonlu elemanlar
yöntemi ile ekspilisit analizin tutarlı sonuçlar verdiği ve
tasarımı yönlendirmek için kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Kaynaklar
ANSYS,
2001, Theory of ANSYS (Help files), ANSYS.
Hill, R., 1950, The Mathematical Theory of Plasticity, Oxford
University Press, New York.
Kawka, M., Kakita, T., Makinouchi, A., 1998, Simulation of
multi-step sheet metal forming processes by a static explicit
FEM code, Journal of Materials Processing Technology, 80-81:54-59.
Kırlı, O, 2003, Derin Çekme ile Soğuk Şekillendirmenin Sonlu
Elemanlar Metodu Yardımıyla Non-lineer Analizi, Yüksek Lisans
Tezi, Ege Üniversitesi, Makine Mühendisliği Bölümü, İzmir.
LS-Dyna, 1996, Theory LS-Dyna (Help files), Livermore Software
Technology Corp. (LSTC).
Mamalis, A.G., Manolakos, D.E., Baldoukas, A.K., 1997, Simulation
of sheet metal forming using explicit finite element techniques:
Effect of material and forming
characteristics Part 1. Deep drawing of cylindrical cups,
Journal of Materials Processing Technology, 72:48-60.
Mamalis, A.G., Manolakos, D.E., Baldoukas, A.K., 1997, Simulation
of sheet metal forming using explicit finite element techniques:
Effect of material and forming characteristics Part 2. Deep
drawing of square cups, Journal of Materials Processing Technology,
72:110-116.
Rojek, J., Onate, E., Postek, E., 1998, Application of explicit
FE codes to simulation of sheet and bulk metal forming processes,
Journal of Materials Processing Technology, 80-81:620-627.
Sarıkanat, M., 2001, Kompozit Malzemelerden Yapılmış Kalın
Kompozit Kirişlerin Nümerik Metot Yardımıyla Analizi, Ege
Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, İzmir.
Not: Bu makale MetalMakine
Dergisi web sitesinden alınmıştır. |