Özet:
1980
'lerde bilgisayarın NC (Numerical Control) kontrol üniteleri
(entegre devreler) yerine kullanılmaya başlaması ile CNC
(Computer Numerical Control) sistemleri daha kullanışlı,
hızlı ve daha doğru parça üretiminde kullanılmaya başlanılmıştır.
Grafik ekranda tasarlanmak istenilen parçanın katı modeli
oluşturulup gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra, değişik
şekillerde üretimi yapılabilmektedir. Bu şekilde ürün tasarımında
kısa geliştirme zamanları ve düşük maliyetler elde etmek
mümkün olabilmektedir. Bunun yanında bilgisayar ortamında
analiz ve simulasyon imkanları kullanılarak daha doğru ve
güvenilir tasarımlar yapılabilmektedir. Tüm bunlar uzun
tasarım sürecini en aza indirmiştir.
Bilgisayar
sistemlerinin imalatta, katı model parçalar oluşturma, tanımlama,
analiz ve tasarımın optimizasyonu gibi işlerde kullanılması
CAD (Computer Aided Design) olarak adlandırılır. Bu sistemler
genel olarak yazılım ve donanım kısımlarından oluşur. Yazılım
kısmı, parçaların gerilme-şekil değişimi analizinin yapılabildiği
programlar, mekanizmaların dinamik cevapları, ısı transferi
hesapları ve NC parça programlama gibi modülleri kapsamaktadır.
CAM (Computer Aided Manufacturing) olarak isimlendirilen
süreç ise, bilgisayar sistemlerinin planlama, yönetme ve
bir imalat işleminin kontrolünün doğrudan ya da dolaylı
olarak kullanılmasıdır.
CAD/CAM
sistemleri imalatta, tasarım, analiz, süreç planlama, parça
programlama, program doğrulama, parça işleme, ve muayene
gibi fonksiyonları etkin ve doğru bir şekilde yerine getirebilmektedir.
Bu çalışmada, bilgisayarın kullanıldığı imalat metotlarından
en önemlileri incelendi. İmalat ile CAD/CAM sistemlerinin
entegrasyonunun nasıl yapılabileceği ve imalatın, uygulanan
metoda göre hangi aşamasında ve ne şekilde kullanılabileceği
araştırıldı. CAD/CAM fonksiyonlarının ilgili imalat metoduna
uygulanmasının hangi aşamalarda yapılabildiği incelendi.
İncelenen imalat metotları; otomotiv uygulaması, plastik
enjeksiyon ve hızlı prototip imalatı. Bu uygulama alanlarında
CAD/CAM sistemleri, karmaşık parçaların kolay ve esnek bir
şekilde tasarlanmasına, analizin yapılabilmesine ve doğru
bir şekilde kalıp imalatının yapılabilmesine imkan tanımaktadır.
1. NC ve CNC Sistemleri:
Sayısal
Kontrol (Numerical Control-NC), II. Dünya savaşı sırasında,
karmaşık ve daha doğru parça üretiminin sağlanabilmesi artan
ihtiyaca cevap verebilmek için metal kesme endüstrisinde
hızla gelişmiştir. 1952 yılında ilk olarak üç eksenli bir
makine (Cincinnati Hydrotel Milling Machine) geliştirilmiştir.
Dijital kontrollü bu tezgah ve teknolojisi NC olarak adlandırıldı.
İlk gözlenen avantajları, karmaşık parçaların daha doğru
imali ve kısa üretim zamanları idi [1]. İlk NC kontrolörü
için 1950 'lerde vakum tüpler kullanıldı. Bunlar oldukça
büyük parçalardı. 1960 'larda elektroniğinde gelişmesiyle
dijital kontrollü transistörler kullanıldı. Üçüncü gelişme
olarak ta; NC kontrolörü olarak entegre devre çipleri (chip)
kullanılmaya başlanıldı. Bunlar ucuz, güvenilir ve küçük
elemanlardı. En önemli gelişme; kontrol üniteleri yerine
bilgisayarın kullanılması oldu (1970 'lerde). Böylelikle
CNC (Computer Numerical Control) ve DNC (Direct Numerical
Control) sistemleri ortaya çıktı. CNC, basit NC fonksiyonlarını
sağlayabilen ve bir karar veren bilgisayar sistemi bulunduran
tek makinelerden oluşan sistemdir. DNC, bazı işleme sistemleri
tek bir bilgisayardan kontrol edilir. CNC çok daha yaygın
hale gelmiştir. Nedeni, esnek olması ve daha ucuz yatırımlar
gerektirmesidir. Uygulama alanları; metal işleme, kaynak
ve lazer ışını ile kesmedir.
CNC
sistemlerinin yazılımları aşağıdaki ana grupları içerirler;
1. Parça Programı
2. Servis Programı
3. Kontrol Programı
Parça Programı: Genel olarak parça geometrisi ve işleme
sırasındaki teknolojik bilgileri içerir. Parçanın geometrisini
yani takım yolunu ve kesme şartlarını tanımlar. Dönme hızı,
ilerleme hızı, kesme hızı ve soğutma sıvılarını ve takım
seçimlerini kapsar.
Servis Programı: Kontrol, düzeltme ve parça programının
değiştirilmesi gibi işlemlerin yapıldığı ortamdır.
Kontrol Programı: Parça programını giriş bilgileri olarak
alınarak, sinyallere dönüştürülüp hareket elemanlarına iletme
işini yapar.
CNC
kontrolleri özellikle 1980 'lerde daha güçlü ve kullanımı
kolay bir hale gelmiştir. Test ve simulasyon gibi modüllerin
eklenmesi ile daha güvenli işlem yapabilme olanağı sağlanmıştır.
Modern makine konrolleri yerel ağlarla (Local Area Network-LAN)
diğer sistemler ile bilgi alış-verişi yapabilmektedir. Bu
şekilde esnek imalatlar sistemlerin gelişmesi kolaylaşmıştır.
NC sistemleri, tornalama, frezeleme, delme, taşlama, delik
genişletme ve EDM (Electro Discharging Machine) makinelerinde
başarı ile uygulanmaktadır.
CNC'lerin
genel olarak kullanım alanları üç ana grupta toplanabilir;
1.
İşleme Merkezi: Birkaç iş aynı tezgahta yapılabilmektedir.
Freze, delme ve delik genişletme gibi.
2. Tornalama Merkezi: Otomatik takım değiştirme sistemini
de kapsayan tornalama işlemlerinin yapıldığı tezgah.
3.
İşleme ve Tornalama Merkezi : Tornalama, frezeleme, delik
delme, delik genişletme, taşlama gibi operasyonları kapsayan
tezgahlar
4. Diğer NC makineler: Kaynak makineleri, çizim makineleri,
muayene sistemleri, EDM, Laserle kesme gibi..
1.1.
NC'nin Temelleri
Tipik
bir NC ve CNC sistemi parça programına ihtiyaç duyar. Bu
program bloklar halinde düzenlenir. Her blok sayısal bilgi
içerir. Bu bilgiler parça geometrisi ve işlemeye bağlı teknolojik
bilgileri kapsar. Klasik işleme ile NC sistemi karşılaştırıldığında;
Klasik yöntemde, bir operatör parçayı istenilen şekilde
işler. Kesme işlemi operatörün görmesi ve karar vermesi
ile gerçekleştirilir. NC sistemde tecrübeli bir operatöre
ihtiyaç yoktur. Yalnızca işlemlerin monitörden izlenmesi
gereklidir. Bunun yanında parçanın tezgaha bağlanması ve
alınması gereklidir. Parça programı manual olarak veya bilgisayar
destekli bir dilde (Automatically Programmed Tool Language-APT)
yapılabilir.
NC
ve CNC makinelerda her eksen hareketi ayrı bir tahrik devresi
ile kontrol edilir. Tahrik için bir DC motor, hidrolik aktuatör
veya step motor kullanılabilir. Bunların seçimi istenilen
güce göre değişir. Her hareket ekseninin ayrı bir kontrol
çevrimi vardır. CNC sistemlerde iki tür kontrol devresi
vardır. Kapalı kontrol devresinde mevcut pozisyon ile istenilen
pozisyon karşılaştırılıp aradaki hata 0 (sıfır)'a getirilmeye
çalışılır. Bu negatif bir geri besleme türüdür. Kontrol
ünitesinden çıkan sinyaller, bir komparatör yardımıyla motora
verilir; motor ve iletim sistemi kızakla birlikte harekete
geçer. Sezgi elemanı sürekli olarak kızağın gerçek konumunu
ölçer ve komparatöre geri gönderir, burada gerçek değer
ile istenilen konum karşılaştırılır. Farka göre motor yavaşlatılır
veya hızlandırılır. Açık kontrol devresinde motora verilen
sinyaller, motora ve buna bağlı olan ilerleme sistemini
harekete geçirir ve kızak istenilen konuma gelir. Burada
hareketi kontrol eden bir sezgi elemanı yoktur. Kızağın
tam olarak istenilen konuma gelmesi bu sistemde ancak step
motor ile mümkündür [2].
1.2. NC Sistemlerinin Avantajları
NC
sisteminde insan faktörü azaltılarak hatalar minimum seviyeye
indirilebilir. Bu sistemde bir operatör bir kaç makineye
bakabilir. Klasik metotta bir adımdan diğer adıma geçerken
bir duraklama yaşanır. Çünkü operatör kesmenin doğru olup
olmadığını anlamak için ölçüm yapmak zorundadır. Operatörün
yorulması ile üretim hızı düşer. NC sistemde böyle bir problem
yoktur. Çünkü doğruluk her zaman nümerik kontrolle sağlanır.
NC sisteminde yüksek doğrulukta parça üretilebilir. Karmaşık
parçalar kolay ve doğru bir şekilde üretilebilir. Genel
olarak özellikleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
Programlama
ise şu şekilde gerçekleştirilebilir:
-
Elle yapılarak G-kodu çıkarma
-
APT
gibi programlama dilleri kullanılarak
-
Grafik
etkileşime dayanan sistemlerle; CAM
-
Modele
veya prototipe dayanan sayısallaştırma (digitizing) tekniği
ile tersine mühendislik
Programlama
işlemi şu an kullanılan CAD/CAM sistemlerinde otomatik olarak
gerçekleştirilir
APT
dili:
Bir
NC program elde etmek için bilgisayar dilinde yazılan ve
bilgisayar tarafından işlenen talaş kaldırma işleminin bir
ifadesidir. APT dili günümüzde kullanılan CAD/CAM sistemlerinin
temelini oluşturmaktadır. APT programı esasen CLDATA (CL=cutter
location) denilen ve takım yolunu belirten genel bir çözüm
verir. Bu çözüm postprosesör denilen bir işlemle, çeşitli
kontrol sistemlerine sahip CNC tezgahlarına uygulanır.
APT programlama dili şu kısımlardan oluşur:
1. Program komutları
2. Geometrik komutlar
3. Teknolojik komutlar
4. Takım hareket komutları
5. Matematiksel komutlar
6. Yardımcı komutlar
7. Postprosesör komutları
APT
programlama dili 600 kelimeden fazla kelime içerir. Bunlar
kullanılarak parça tanımlanır. Bazıları şunlardır; POINT,
PLANE, CIRCLE, CYLINDER, ELLIPS, HYPERB, CONE ve SPHERE.Program
satırları genel olarak komut kelimesi ve konum bilgilerini
içerirler.
APT
dilinde programlamanın üç dezavantajı vardır.
1. Programcı APT dilinin yapısını ve komutlarını öğrenmek
zorundadır.
2. Programcı mühendislik çizimlerini okuyabilmek ve parça
geometrisini APT dili için tanımlamak zorundadır.
3. Programcı programladığı takım yolunu kafasında canlandırmalıdır.
1.3.
Sistem Yapısı - Kontrol Tipleri
CNC
sistemleri PTP (Point to Point) ve CP (Continuous Path/Contouring
Systems) olarak ikiye ayrılabilir. Tipik bir PTP sistemi
CNC delme makinesinde görülebilir. Delme operasyonunda,
makinenin tablası delinecek nokta tam olarak takımın altına
gelene kadar hareket eder ve sonra delik delinir. Takım
sayısal olarak tanımlanan noktaya hareket eder ve durur.
CP ve CNC makinelerda, eksen hareketi gerçekleştirilirken
takım işleme devam eder (frezede olduğu gibi..). Tüm eksenlerin
hareketi eş zamanlı ve farklı hızlarda hareket edebilir.
1.4. Adaptif Kontrol (Adaptive Control-AC)
Bazı CNC tezgahların donatıldığı AC sistemi; tezgahı belirli
bir parametreye göre optimum şekilde çalıştırır. Ek bir
kontrol sistemi olan AC sınırlayıcı ve optimal olmak üzere
iki gruba ayrılır. Sınırlayıcı adaptif kontrol (AC Constrain
-ACC) sisteminde, talaş kaldırma işlemini etkileyen bir
faktör, belirlenen bir değerde sabit tutulmakta aynı anda
diğer faktörler sınırlanmaktadır. Sabit tutulan faktör:
kesme kuvveti, motor gücü, yüzey kalitesi vb. olabilir.
Bu değer sistem için referans değerdir. Optimal Adaptif
Kontrol (ACO) sisteminde maksimum verimlilik veya minimum
işleme maliyeti gibi faktörlere bağlı olarak belirlenen
optimum kesme hızı, optimum takım ömrü veya aşınması gibi
bir kriter tayin edilir ve tezgahın çalışması bu kritere
göre gerçekleştirilir.
Metal
kesme işlemleri için AC sistemi CNC'nin mantıksal bir uzantısıdır.
CNC sistemlerinde takım ve iş parçası arasındaki mesafe
kontrol edilir. Parça programcısı kesme hızı ve ilerleme
hızını belirlemek zorundadır. Bu kesme parametrelerinin
tanımlanması tecrübenin yanında iş parçası, takım malzemesi,
makine özellikleri, soğutma etkileri gibi faktörlerin bilinmesine
bağlıdır. Kesme parametrelerinin seçimi direk olarak ekonomiklik
faktörünü, ürünün boyutsal doğruluğunu, yüzey düzgünlüğünü,
takım aşınma oranını ve takımın kırılmasını etkiler. AC
'da bu üretim ve ürün kalitesine bağlı faktörlerin işleme
sırasında iyileştirilebilir. Bu işlem değişkenlerinin gerçek
zamanlı olarak ölçülerek kontrol edilir [1,2].
2. CAD/CAM Sisteminin Fonksiyonları:
CAD,
bilgisayar sistemlerinin kullanılarak parça oluşturma, değiştirme,
analiz ve tasarımın optimizasyonu gibi işlemleri kapsamaktadır.
Bu sistemler yazılım ve donanım kısımlarından oluşur. Yazılım
olarak, parçaların gerilme-şekil değişimi analizinin yapılabildiği
programlar, mekanizmaların dinamik cevapları, ısı transferi
hesapları ve NC parça programlama gibi örnekleri verilebilir.
CAM,
bilgisayar sistemlerinin planlama, yönetme ve bir imalat
sürecinin kontrolünde doğrudan veya dolaylı olarak kullanılarak
yapılan işlemleri kapsamaktadır. İmalatta CAM örneği olarak
NC parça programlamanın bilgisayar yardımıyla yapılması
verilebilir. CAD/CAM teknolojisi tasarım ve imalatın daha
fazla entegrasyonu yönünde gelişmektedir. CAM aşağıda sıralanan
fonksiyonları yerine getirebilmektedir.
-
Tasarım
-
Analiz
-
Çizim
-
Süreç
Planlama
-
Parça
Programlama
-
Program
Doğrulama
-
Parça
İşleme
-
Muayene
Bu
fonksiyonlar aşağıda açıklanmıştır.
Tasarım:
Tasarımcı kafasındaki fikirleri bir grafik ekranına yansıtabilir
(Şekil 1). Parçaların birbirine uygunluğunu görülebilir.
Parametrik tasarım gerçekleştirilerek benzer ürün ağacından
parçaların tasarımı için süre kazanmış olur. Değişken parametreler
girilerek istenilen tasarım parametrik olarak elde edilebilir.
Bu parametreler optimize edilebilir veya diğer bazı özelliklerin
fonksiyonu olarak tanımlanabilir.

Şekil 1. "Kapak" adlı parçanın katı modeli
Analiz
olanakları: Tasarlanan parçanın ve onun kullanılarak
oluşturulduğu montajın kütlesel özellikleri tespit edilebilir
ve sonlu elemanlar yöntemi (Finite Element Method -FEM,
Finite Element Analysis - FEA) kullanılarak çok amaçlı analizler
yapılabilir.
Kütlesel
özellikler olarak; montajı oluşturan her bir parçanın ağırlığı,
kesit atalet momenti, bir noktaya göre kütlesel atalet momenti,
ağırlık merkezi gibi büyüklükler kolayca elde edilebilir.
Yine bu büyüklükler parametrik olarak tanımlanabilir. Parçanın
bir boyutuna veya özelliliğine göre tanımlanabilir ve optimize
edilebilir. Aşağıda Şekil 2'de görülen kapak adlı parçanın
kütle özellikleri ilgili yazlımdan çıkarılmıştır.

Şekil 2. Parçanın kütlesel özellikleri
FEA
(Finite Element Analysis):
FEA
ile gerçek işlemede ortaya çıkan sıcaklık ve gerilme gibi
faktörlerin simulasyonu gerçekleştirilebilir. FEA ile mekanik
bileşen ve yapıların lineer statik, dinamik, ısı transferi
ve potansiyel akış davranışları modellenip analiz edilebilir.
Burada amaç; daha kısa geliştirme süreleri ve düşük maliyetlerdir.
FEA ile ürün veya model üzerinde yapılması gerekli denemeler
bilgisayar ortamına kaydırılmış olur. Bu maliyeti düşüren
bir etkendir. FEA aynı zamanda fiziksel ve matematik problemleri
de temsil eder ve belli yaklaşımlar dahilinde fakat kabül
edilebilir çözümler sağlayan nümerik metotlar kullanılır.
FEA ile elde edilen analiz sonuçları tasarıma uygulanır
(Şekil 3).

Şekil 3. Tasarım sürecinde FEA
FEA
temel olarak üç safhada gerçekleştirilir.
-
Ön
işlem: Model geometrisinin geliştirilmesi, fiziksel özellikler
ve malzeme özelliklerinin belirlenmesi, yükler ve sınır
şartlarının tanımlanması ve modelin kontrol edilmesi,
-
Çözüm:
Lineer statik, lineer dinamik, ısı transferi ve potansiyel
akış analizinin yapıldığı kısım,
-
Son
işlem: Analiz edilen büyüklüğün (gerilme, şekil değişimi,
deformasyon vb.) görülebildiği ve maksimum müsaade edilebilir
hasar, malzeme statik ve yorulma mukavemetleri gibi sonuçların
kritik değerlerle karşılaştırılabildiği safhadır.
FEA
aşağıdaki özelliklere sahiptir;
-
Karmaşık
parçalara rahatlıkla uygulanabilir. (Analizler, karmaşık
ve büyüklük parçalar için kullanılan yazılım ve bilgisayar
imkanlarıyla sınırlıdır)
- Sınır
şartları ve malzeme özellikleri analiz sonuçlarının doğruluğu
açısından çok önemlidir
-
Uygulama
herhangi bir tecrübe gerektirmez. Fakat daha önceden elde
edilen bilgiler işleme aktarılabilir, test ve deney sonuçları
kullanılabilir
-
Parçanın
tasarım ve imalatında karşılaşılabilecek bir çok büyüklük
analizlerle elde edilebilir. Örneğin; yükleme şartlarına
göre ortaya gerilme durumu veya imalatta parça üzerinde
oluşacak sıcaklık gibi
-
Simulasyon
ile parça imalatında ortaya çıkabilecek muhtemel hataların
en aza indirilmesi
-
Üretilen
parçaya göre optimizasyon stratejisi geliştirilebilir.
Elde edilen analiz sonuçları tasarım aşamasında parçaya
uygulanabilir
-
Çok
kademeli işlemlerin azaltılması için optimizasyon yapılabilir
(süreç optimizasyonu)...
-
FEM ve geometrik karmaşıklaştıkça analiz sonuçlarının elde
edilmesi uzun sürebilir
-
FEA
maliyeti üretim giderleri düşünüldüğünde göreceli düşüktür,
hızlıdır ve esnektir

Şekil 4. Bir FEA Modeli, (Solda küçük elemanlara bölünmüş
model, sağda sınır şartlar altında parçanın analiz sonuçları
görülmektedir)
Çizim:
Tasarlanan parçanın grafik ekranda oluşturulması.
Bilgisayar
Destekli Süreç Planlama (Computer Aided Process Planning
-CAPP): Her parça ürün ağacı için standart bir işlem
planı yapılır. Bu plan bilgisayarda saklanır. Daha sonraki
aynı ürün ağacında yeni parçalar için bu plan kullanılır.
Bazı yeni parçalar için düzeltme gerekebilir. Bu, parçanın
standarttan farklı olması durumunda yapılır.
Parça
Programlama: Parça geometrisi tanımlanarak bir veri
tabanı oluşturulur. Parça programı otomatik olarak oluşturulur.
Bunun için APT türü programlama teknikleri kullanılabilir.
Oluşturulan NC programlar APT/CL (cutter location) dosya
formatında saklanır.
Program
Doğrulama:
CNC
tezgah kullanıcıların, NC programlarının hazırlanmasından
sonra üretime geçmeden önce daima zihinlerinde bir soru
işareti kalır. "NC program gerçekten istenildiği gibi
çalışacak mı?" Bu sorunun cevabını almak için genelde
yapılan işlem, deneme kesimi yapmaktır. Bu işlem şirket
için yüksek maliyetlidir ve büyük zaman kaybıdır. Kesim
zamanı, kesim maliyeti ve herhangi bir hatada hatanın giderilmesi
kalıp üreticilerine masrafı çok fazladır. Bu deneme kesimine
son verecek en iyi çözüm yapılmış NC programın bir simülasyonunun
izlenmesidir. Çıkarılan parça programının işleme sokulmadan
önce simülasyonunun izlenmesi yararlıdır (Şekil 5). Muhtemel
büyük hatalar bu şekilde önlenebilir. Bu şekilde malzemenin
kesim işleminde yerleştirilmesi, kesme programı ve parametrelerinin
kontrolü yapılmış olur.

Şekil 5. Bir CAM yazılımında freze program doğrulama
modülü
Parçanın
grafik gösterimi tel kafes, yüzey model, katı model veya
gölgelendirilmiş imaj şeklinde olabilir. Genelde takım yolu
simülasyonunda parçanın tel kafes gösterimi kullanılır.
Parça
İşleme: CAD/CAM sistemleri operatör için açıklamalar
yönünden destekler. Bu bilgiler işleme ayarlarını (ilerleme
ve hızlar) içerir. İleri bazı sistemlerde bu işlem grafik
formatta yapılır.
Muayene:
Karmaşık yüzeylere sahip parçaların muayenesinde kullanılır.
Takımın aşınması geri beslemeli bir kontrol devresi ile
gözlenebilir.
İşlemede
CAD/CAM sistemlerinin kullanılmasının yararları özet olarak
aşağıda verilmiştir;
-
Parçanın istenilen açıda grafik ekranda görülebilmesi
takım tasarımı açısından ve parça yerleştirilmesinde büyük
kolaylıklar sağlar
-
Bilgisayar
ortamında katı modeli oluşturulan parçanın çeşitli analizleri
yapılabilir
-
İmalat
resimlerini kolayca oluşturulabilmesi, parçada yapılan
değişikliklerin ona bağlı tüm kalıp ve imalat resimlerine
otomatik olarak yansıtılabilmesi. Perspektif ve diğer
görünümlerin kolay elde edilebilmesi. Özellikle montaj
resimlerinde farklı renklerin kullanılabilmesi
-
NC
parça programının yapılabilmesi
-
Parçanın
işlenmesinde doğruluğun arttırılması
-
Tasarım
ve imalat süreçlerinde zaman kazandırması ve maliyetlerin
düşmesi
3.
CAD/CAM Uygulamaları
CAD/CAM
entegrasyonunun iyi bir şekilde sağlanmasıyla ürün kalitesi,
maliyet ve sürelerde avantajlar elde edilebilir. Üründe
veya imalatı sırasında ortaya çıkabilecek bir çok sorun
daha CAD aşamasındayken kolaylıkla giderilebilir. Tasarım
ve imalat sürecinde oldukça yüksek esneklik sağlar. İlk
yatırım maliyetleri göreceli yüksek olsa da zamanla üretici
kara geçecektir.
3.1.
Otomotiv Sektöründe
Otomobil üreticileri bilgisayar tabanlı sistemleri kullanarak
ürün kalitesini arttırmak ve kısa geliştirme zamanları elde
etmeyi amaçlarlar. Şekil 6 'da, ürün geliştirme işlemlerinin
ve bir araç tasarımında kullanılan destek sistemleri gösterilmiştir.
Tasarım işi öncelikle fikir oluşturma (conseptualization)
ile başlar ve ürün planlama ile devam eder. Bir otomobil
temel üç bölümden meydana gelir. Bunlar; Motor bölümü, arka
bagaj ve yolcu bölümü. Gövde resimleri model oluşturmada
(prototip) kullanılır. Bu prototipler test edilir ve test
sonuçları geri beslemeli olarak parça resimlerinde gerekli
değişikliklere kadar gider. Bu akış aşağıdaki şekilde gösterilebilir
[3].


Şekil 6. CAD/CAM ve ürün geliştirme uygulaması
3.2.
Enjeksiyon Kalıbı Tasarımında
Seri
üretimi yapılacak bir plastik tür malzemenin kalıbı çok
önemlidir. Tasarım maliyetleri ve süresi düşünüldüğünde
hatalar en aza indirilmiş olmalıdır. CAD/CAM entegrasyonu
ile bu işlem daha kolay ve ucuz bir şekilde yapılabilmektedir.
Bütün işler üretilecek parçanın CAD resminin oluşturulması
ile başlar. Değişik katı model oluşturma ve yüzey modelleme
işlemleri ile parça tasarımı kolaylıkla yapılabilir.
Parça
tasarlandıktan sonra üretimi için kalıp tasarımına geçmek
gerekir. Ancak bu plastik enjeksiyon üretiminin başarılı
olup olamayacağının baştan bilinmesinde yarar vardır. Aksi
halde imal edilecek pahalı kalıplar ve seçilecek plastik
malzeme başarısız kalabilir. Bu nedenle parça tasarımı sonrası
imalatın bir benzetimini yapmak gerekebilecektir. Bu tür
çalışmalar geliştirilmiş özel programlar kullanılarak yapılabilir.
Programın kullanılması için parçanın üzerine bir ağ geçirmek
(meshing) gerekir. Sonra, plastik enjeksiyon işleminin benzetimi
gerçekleştirilebilir. Burada kalıp boşluğuna zamana bağlı
olarak erimiş plastik malzemenin nasıl dolduğunu görmemiz
yararlı olacaktır. Yine aynı şekilde parçanın soğuma durumu
ve ortaya çıkacak ürünün çekme ve çarpılma durumlarını da
gözlemlemek bize kalıp tasarımında yarar sağlayacaktır (Şekil
7).

Şekil 7. Malzeme akış (doldurma "solda"),
soğuma "ortada" ve çekme-çarpılma analizleri
Benzetim
çalışması ile kalıbın tamamen doldurulup doldurulamayacağı
kontrol edilmiş olur. Bunun yanında kalıp dolduğunda parça
üzerindeki sıcaklık dağılımını da görebilmeleri yaralı olmaktadır.
İmalat hızının yüksek olması parçanın kısa zamanda kalıptan
çıkarılması gibi faktörler bunu gerektirir. Plastik enjeksiyon
işleminde sıvı ve sıcak olan plastiğin kalıp boşluğunun
her tarafını doldurması istenir. Yani parçanın tam olarak
elde edilmesi gerekir. Bunun için enjeksiyon basıncının
iyi ayarlanması gerekir. Kalıp tasarımcılarının bu nedenle
basınç dağılımını da incelemeleri gerekebilir. Bu da özel
programdan elde edebilir. Tasarımcı tüm bu bilgileri kullanarak
homojen bir dağılım sağlayabilir. Gerekli hallerde enjeksiyon
noktası birden fazla verilebilir, kalıbı soğutma/ısıtma
yöntemleri düzenlenebilir, yolluklar uygun şekilde tasarlanabilir.
3.3.
Hızlı Prototip İmalatında
Bir
fikrin tasarıma dönüşmesi için modelinin oluşturulması zorunludur.
Grafik ekranda oluşturulan modeller bir yerden sonra ürünü
tam olarak gösterebilme noktasında yararlı olamayabilir.
Bazı geometrik ve fonksiyonel nedenler o tasarımın modelini
gerekli kılmaktadır.
Genelde
test aşamasının daha düşük maliyette ve kısa zamanda yapılabilmesi
için model üzerinde yapılacak analiz ve simulasyon işlemleri
daha büyük önem taşır (Şekil 8).

Şekil 8. Tasarım süreci ve prototip
Ürün
geliştirme aşamasında modellere ve prototiplerin değişik
formlarına ihtiyaç duyulur. Farklı ürün geliştirme aşamaları
için de değişik şekillerdeki prototiplere örneğin; tasarım
modeli, geometrik prototip, fonksiyonel prototip, teknik
prototip ve üretim öncesi parça şeklinde ihtiyaç duyulur.Üretilecek
eş parçaların birbirlerine fiziksel olarak uygunluğunun
görülmesi, geometrik prototiplerle mümkün olmaktadır. Fonksiyonel
test aşamasında 2...5 kadar fonksiyonel prototip üzerinde
yapılan testlerle parçanın alması istenilen form veya mekanik
özellikler kontrol edilir. Takip eden geliştirme aşamasında,
uygulamaya bağlı olarak 3...20 adet teknik prototip kullanılır
(Şekil 9).

Şekil 9. Ürün geliştirme sürecinde prototip türleri
ve süreçler
Bilgisayar
yardımıyla katı modeli oluşturulan bir ürünün prototipi
saatler mertebesinde (parçanın büyüklüğü ve prototipleme
cihazının hızına bağlı) elde edilebilir. Parçanın karmaşık
olması bunu etkilemez. Klasik imalat ile elde edilmesi imkansız
prototipler bu yöntemlerle çok kolay şekilde imal edilebilirler.
Prototipler mümkün olduğu kadar sonuç parçaya uygun olmalıdır.
Prototip üzerinde karar verilen değişiklikler, parçanın
CAD modelinde yapılarak tekrar prototipi üretilir. Böylelikle
parça veya kalıp üretildikten sonra çıkması muhtemel istenmeyen
durumlar, daha tasarım aşamasında iken çözülmüş olur. Bu
amaçla bir çok hızlı prototip üretim yöntemleri ortaya çıkmış
ve ülkemizde de yaygın hale gelmiştir. Bu teknolojilerden
bazıları şunlardır; Stereolitografi (SL-Stereolithography),
Eritilmiş Malzeme Yığma (FDM-Fused Deposition Modelling),
Tabakalı Nesne İmalatı (LOM-Laminated Object Manufacturing),
Seçici Lazer Sinterleme (SLS-Selective Laser Sintering)
ve Katı Tabaka Kurutma (SGC-Solid Ground Curing) [4,5].
4.
Sonuç ve düşünceler
CAD/CAM
sistemleri ülkemizde imalatın bir çok alanında yoğun bir
şekilde kullanılmakta ve yaygınlaşmaktadır. Teknolojinin
birçok alanında olduğu gibi bu alanda da biz, mevcut sistemleri
kullanır pozisyonundan ileri gidememişizdir. Yeterli eleman
ve bilgi altyapısı olduğunu düşündüğümüz halde teknoloji
üretimi istenilen düzeyde başarılamamıştır. Özellikle yazılım
alanında, kaynakları kendinden ortaya konulmuş bir ürün
hala yoktur veya çok özel şartlarda birkaç adedin (firmaların
kendi çaplarında veya kişisel bazı modüller seviyesinde)
üzerinde değildir. Mühendislik eğitimi ve daha da derinde
tüm eğitim sistemimizle birlikte, tasarım ve imalat sektörünün
mühendise verdiği önemin tekrar değerlendirilmesiyle bahsedilen
teknolojileri üreten bir ülke olmak hiç te zor olmayacaktır.
Bu yazının, en azından bu düşünceyi hatırlatması noktasında
yararlı olacağını ümit etmekteyim.
Bu
yazıyı gözden geçiren Dr. Şerafettin Engin'e teşekkürlerimi
sunuyorum.
Kaynaklar
1.
ASM INTERNATIONAL "Metals Handbook Ninth Edition ",
Volume 16, 1989
2. AKKURT M., "Bilgisayar Destekli Takım Tezgahları
(CNC) ve Bilgisayar Destekli Tasarım ve İmalat (CAD-CAM)
Sistemleri ", Birsen Yayınevi, 1996
3. ASIA, K., TAKASHIMA S., "Manufacturing, Automation
Systems and CIM Factories ", Chapman & Hall, 1994
4. YAĞMUR L., "Hızlı Prototip Üretim Teknolojileri",
Y. Lisans Tezi, İTÜ,1997
5. PFEIFER T., EVERSHEIN W., "Manufacturing Excellence",
Chapman & Hall, 1994
|