|
Mehmet
Emre BAŞ
Bitirme Tezi, 2005
Uludağ Üniv. Makine Müh. Böl., Bursa
1.
GİRİŞ:
İnsanlığın
ateşi bulup kullanmaya başladığı günden beri en büyük problemlerinden
biri enerji sorunu olmuştur. Ateşin kullanılmasıyla beraber
odun, kömür gibi katı yakıtlar enerji kaynağı olarak kullanılmaya
başlanmıştır. Daha sonraları ise bunlara petrol ve bir enerji
türü olan elektrik eklenmiştir.
Son
tüketiciye enerji "yakıt" ve/veya "elektrik".
İkincil enerji olan elektriğin çeşitli kullanım avantajlarının
bulunmasına karşın, teknoloji yalnızca elektriğe bağlı olarak
değil, yakıtı da gerektiren biçimde gelişmiştir. Bunun nedeni,
genel enerji tüketiminin %60'ının ısı biçiminde gerçekleşmesidir.
Birincil enerji kaynaklarının, fiziksel durum değişimi içeren
biçimde dönüştürülmesi ile elde edilen ikincil enerjilere,
"enerji taşıyıcı" denir. Elektrik 20. yüzyıla damgasını
vuran bir enerji taşıyıcısıdır. Hidrojen ise 21. yüzyıla damgasını
vuracak bir diğer enerji taşıyıcısıdır.
Endüstri
devrimi ile 1750 yılından bu yana, teknik yeniliklere dayalı
olarak dünya genelinde ekonominin gelişmesi, peş peşe beş
ayrı dalgalanma biçiminde sürmüştür. 1750-1825 yılları arasındaki
birinci dalgalanmanın başat enerji kaynağı kömürüdür. 1825-1860
arasındaki ikincil dalgalanmada, ekonomiye ivme kazandıran
elektrik olmuştur. 1860-1910 yılları arasındaki üçüncü dalgalanmada
elektrik etkisini sürdürmüş, ama yeni kaynak olarak petrol
ortaya çıkmıştır. 1910-1970 arasındaki dördüncü dalgalanmada
ekonomiyi büyüten yeni enerji kaynağı nükleer enerjidir.
Şimdi
1970'lerde başlayan, 21. yüzyılın neresinde biteceği henüz
bilinmeyen yeni bir dalgalanma içindeyiz. Bu yeni dalgalanmayı
etkileyen enerji türü hidrojendir. Hidrojen, kullanım verimi
yüksek bir yakıttır. Çevre dostudur. Teknolojik gelişim, çevre
etkisini de içeren efektif maliyetinin diğer yakıtlardan düşük
olmasını sağlar duruma gelmiştir.
Hidrojenin
kullanılmasını gerektiren başlıca iki neden olup, biri fosil
yakıtların yanma emisyonu karbon dioksitin artmasından kaynaklanan,
global ısınmaya neden olan çevre sorunu, diğeri petrol ve
doğalgaz gibi akışkan hidrokarbonların bilinen üretilebilir
rezerv ömürlerinin insan ömrü ile kıyaslanabilecek boyuta
düşmüş olmasıdır.
Bu noktada yakıt pillerinin ne denli önemli olduğu ortaya
çıkmaktadır. Çünkü dünyanın giderek daha fazla kirlendiği
bilinmektedir ve bunun sonucunda da çeşitli sorunlarla karşı
karşıya kalınmaktadır. Eğer dünya üzerinde fosil yakıt tüketimi
bu hızla devam edecek olursa çok yakın bir zamanda dünya aşırı
ısınma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu yüzden fosil
yakıt tüketiminin azaltılması ve daha düşük emisyon değerlerine
ulaşılması gerekmektedir. Buda ancak yakıt pillerinin daha
yaygın olarak kullanılmasıyla gerçekleşecektir.
2.
YAKIT PİLLERİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ:
Yakıt
pilleri, verimli, ekonomik, sessiz ve çevre ile uyumlu enerji
üretiminde kullanılan, gelecek kuşaklarda çok daha yaygın
olarak kullanılacağı tahmin edilen önemli yaklaşımlardan biridir.
Yakıt gazlarındaki kimyasal enerji, düşük enerjili, minimum
hareketli parçalar içeren ve hava kirliliğine sebep olmayan
elektro kimyasal bir proseste elektrik enerjisine dönüştürülür.
Yakıt
pilleri teknolojisinin bulunuşunun 1839 yılında Sir William
Robert Grove tarafında olduğu kabul edilmektedir. Onun geliştirdiği
yakıt hücresi sistemi, elektrolit olarak seyreltik sülfürik
asit, oksitleyici etken olarak oksijen ve yakıt olarak da
hidrojen kullanmaktaydı. Yakıt pilleri yakın zamana kadar
sadece laboratuarlarda ve uzay yolculuğu gibi belli alanlarda
kullanılmaktaydı. Fakat uzay gemilerinde kullanılmaya başlaması
ile birlikte 1960'tan itibaren çok hızlı olarak gelişmeye
başlamış ve fosil yakıtların kirleticiliğine çözüm olarak
son yıllarda kara taşıt araçlarında içten yanmalı motorlar
yerine enerji sağlayıcı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Özellikle
sanayinin ve araştırmaların başladığı yıllar olan 1900'lere
doğru geldiğimizde fosil yakıtların kimyasal enerjisini direkt
olarak elektrik enerjisine çevirme isteği ve kömürün oksidasyonu
ile ilgili yapılmış pek çok araştırma ile karşılaşmaktayız.
Hatta bunlar arasında 1960'larda uzay araçlarında kullanılan
H2 - O2 uzay güç hücrelerine benzeyen çok benzeyen hidrojen
yakıt hücrelerine rastlanmaktadır. Bu çalışmaların başarıya
ulaşamamasının genel sebebi malzemelerden dolayı oluşan problemlerdir.
1920'lerden
sonra ise gaz-difüzyon elektrotunun düşük sıcaklıkta gerçekleşen
işlemler için önemli bir anahtar olduğu fark edilmiştir. A.
Schmid, platin katalizörlü,gözenekli karbon-hidrojen elektrotları
silindirik şekilde yapan ilk araştırmacı olmuştur. Bunun sonucunda
benzer şekilde dizayn edilmiş havalı elektrotlara göre daha
pratik yakıt pilleri yapılabilmiştir.
Bütün
bu gelişmelere rağmen, meydana gelen İkinci Dünya Savaşı direkt
enerji çevrimi konusunda yürütülmekte olan araştırmaların
çoğunun durdurulmasına yol açmıştır. Bu araştırmaların durdurulması
sonucu, zaten gelişmiş olan ve güç ihtiyacını karşılamaya
hazır olan içten yanmalı motorlar ulaşım sektörünün lideri
olmuş, havada jet motorları ve güç ünitelerinde de gaz türbinleri
bu yolu izleyerek ön plana çıkmışlardır.
Bu
gelişmeler birlikte Birleşik Krallıkta F. T. Bacon, gözenekli
metal elektrotlu alkali yakıt hücresi sistemleri üzerinde
çalışmış ve savaştan sonra bu çalışmaları yayınlamıştır. F.
T. Bacon'un geliştirdiği yakıt hücresi sistemi, 1968'de insanların
Ay'a uçmasını sağlayan NASA yakıt pilleri sistemlerinin ilk
prototipi olma özelliği kazanmıştır. Yakıt pilleri alanındaki
araştırmalar tekrar popüler olmuştur. Yapılan araştırmalar
sonucunda düşük katalizör yüklemeli gözenekli karbon kullanımının
hidrojen-hava yakıt pillerinde düşük maliyetli bir çözüm olduğu
kanıtlanmıştır, bu da yakıt hücreleriyle çalışan elektrikli
otomobillere olan ilgiyi çok fazla arttırmış ve birçok prototipin
üretilmesini sağlamıştır. 1970'te K. Kordesch, hidrojen yakıt
pilleri ile çalışan 4 kişilik bir otomobil üretmiştir. Bu
aracı üç yıl boyunca şehir trafiğinde kullanmayı başarmıştır.
1970'lerin
ortasında şaşırtıcı bir değişim olmuş, o ana kadar uzay araştırmalarında
en üst gelişmişlik düzeyine ulaşan alkali yakıt hücresi sistemleri
yerlerini sabit güç ünitelerine daha uygun olduğu düşünülen
fosforik asit yakıt hücresi sistemlerine bırakmışlardır. Bu
gelişmelere paralel olarak hidrokarbonların tercih edilen
yakıt kaynakları olarak yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi
gerekmiştir. Bu büyük ölçekli güç ünitesi üretimine olan ilgi
ABD'de ilginin biraz düştüğü dönemlerde özellikle Japonya'da
fark edilebilmektedir.
Yüksek
sıcaklıklı ünitelerin genelde çok iyi verimleri olmasından
dolayı 1980'lerde erimiş karbonatlı yakıt pilleri sistemlerinin
ve 1990'larda da katı oksit yakıt pilleri sistemlerinin geliştirilmesine
ağırlık verilmiştir. Ama ne yazık ki yüksek sıcaklıklı yakıt
pilleri sistemlerinin ömürleri ile ilgili sorunlar giderilememiştir.
Teknolojideki
belki de en önemli gelişme 1990'larda gerçekleşmiştir. Membranlı
yakıt pilleri sistemleri gelişimdeki en önemli nokta olmuştur.
Aslında membranlı yakıt pilleri sistemleri 1960'larda da biliniyordu,
fakat uzay çalışmalarında alkali sistemler kadar başarılı
olmadıkları için önemleri bu süre zarfında alkali sistemlerin
gerisinde kalmıştır. Yeni membran çeşitleri ve katalizör araştırmaları
sonucu yüksek güç yoğunluklarına ulaşabilmiştir. Geriye bir
tek sorun kalmıştır, o da membranlar ile soğutma ve atık su
dolaşım sistemlerinin yüksek maliyeti sorununun çözümlenmesidir.
Günümüzde
de büyük maliyetler gerektiren teknolojik buluşlar gizli bir
şekilde yürütülmekte, daha ekonomik, daha ucuz ve daha az
yer kaplayan yakıt pilleri araştırmalarına devam edilmektedir.
Önümüzdeki yirmi yıllık zaman dilimi içinde birçok alanda
yakıt pillerini görmek mümkün olacaktır.
3.
YAKIT PİLİNİN ÖNEMİ:
Yeni
bir bin yıla girerken yakıt pilinin dünya çapında araçların
kullanımında inanılmaz şekilde artacağı ve enerji için dünya
çapında rağbet göreceği tahmin ediliyor. Enerji stoklarımızı
korumak, çevremizi korumak ve yaşam kalitesini düzeltmek için
dünyanın enerji ihtiyaçları için teknolojiden yeterince yararlanmak
gereklidir. Arabalar, evler ve enerji santralleri için yeterli
çok yönlü bir teknolojiye ihtiyaç vardır. Çevremize verilen
zararları tersine döndürmeye yardım edebilecek yeterince temiz
bir teknoloji gereklidir. O teknoloji yakıt pilleridir.
Yakıt hücreleri, konvansiyonel güç üretim sistemlerine göre
aşağıdaki üstünlüklere sahiptir.
- Çevresel
kirlilik oranı düşüktür.
- Enerji
üretim verimi oldukça yüksektir.
- Farklı
yakıtlarla çalışabilir. (Doğal gaz, LPG, Metanol ve Nafta)
- Egzoz
ısısı yeniden kazanılabilir.
- Modüler
yapıdadır.
- Montaj
süresi kısadır.
- Çok
yüksek miktarda soğutma suyu (deniz suyu gibi) gerektirmez.
- Güvenilir
bir sistemdir.
- İşletim
karakteristiği uygulamada kolaylıklar sağlar.
- Geleceğe
yönelik olarak gelişme potansiyeli oldukça yüksektir.
- Katı
atık ve gürültü problemi yoktur.

4. YAKIT PİLLERİ VE TÜRLERİ:
4.1
YAKIT PİLLERİ:
Bir
yakıt pili, bir elektrolit ve bu elektroliti sandviç şeklinde
saran iki elektrottan oluşmaktadır. Oksijen bir elektrottan,
hidrojen de diğer elektrottan geçerek elektrik, su ve ısı
üretir.
Prensip olarak, yakıt pilleri bir pil gibi çalışır. Pilden
farklı olarak, yakıt pilleri bitmez yada şarj edilmesine gerek
yoktur. Yakıtla beslendiği sürece elektrik ve ısı formunda
enerji üretir.
Hidrojen, yakıt pillerinin anoduna beslenir. Oksijen (veya
hava) yakıt pillerine katottan girer. Bir katalizör yardımıyla,
hidrojen atomu, katoda farklı yollar izleyerek gidecek olan
bir proton ve bir elektrona ayrılır. Proton elektrolit içerisinden
geçer. Elektronlar, katoda dönüp hidrojen ve oksijen ile birleşerek
su molekülü oluşturmadan önce bir elektrik akımı oluştururlar.
Şekil 3.1'de bir yakıt pillinin çalışma şekli görülmektedir.
"Yakıt dönüştürücü" içeren bir yakıt pili sistemi
hidrojeni herhangi bir hidrokarbondan-doğalgazdan, metanolden
ve hatta benzinden elde edebilir.

Şekil 3.1 Bir yakıt pili çalışma prensibinin şematik
gösterimi
4.2 YAKIT PİLİ TÜRLERİ:
Yakıt
pilleri çeşitli şekillerde sınıflandırılabilmektedir.
Çalışma
sıcaklıklarına göre;
sıcaklıklarda
çalışan yakıt pilleri olarak sınıflandırılabilirler.
Çalışma
basıncına göre;
- Yüksek
- Orta
- Düşük
(Atmosferik)
basınçlı
sistemler olarak sınıflandırılabilirler.
Kullandıkları
yakıt ve/veya oksidanta göre;
- Gaz
reaktantlı (Hidrojen, amonyak, hava ve oksijen gibi)
- Sıvı
yakıtlı (Alkoller, hidrazin, hidrokarbonlar)
- Katı
yakıtlı (Kömür, hidritler)
yakıt
pilleri olarak sınıflandırılabilirler.
Pratik
nedenlerden dolayı yakıt pilleri sistemleri basitçe kullandıkları
elektrolit tipine göre sınıflandırılmaktadır ve bu adlandırmalar
ve kısaltmalar şu anda yayınlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Buna göre yakıt pilleri;
- Proton
elektrolit membranlı yakıt pili (Proton Exchange Membrane
-PEMYP)
- Fosforik
asit yakıt pili (Phosphoric Acid - FAYP)
- Alkali
yakıt pili (Alkaline - AYP)
- Ergimiş
karbonat yakıt pili (Molten Carbonate - EKYP)
- Katı
oksit yakıt pili (Solid Oxide - SOFC)

Tablo
3.2 Yakıt pili tipleri ve genel özelikleri
4.2.1 KATI OKSİT YAKIT PİLİ (SOFC)
Katı
oksit yakıt pilleri yaklaşık 1000 santigrat derece sıcaklıkta
çalışırlar ve sıvı bir elektrolit yerine sert, seramik bir
elektrolit kullanırlar. Katı elektrolitin her iki tarafı geçirgen
özel elektrot maddeyle kaplanmıştır.
Yüksek
çalışma sıcaklığında, negatif yüklü oksijen iyonları kristal
madde içerisinde hareket eder. Hidrojen içeren bir yakıt gazı
anottan geçirildiğinde negatif yüklü oksijen iyonları yakıtı
oksidize etmek için elektrolitten geçer. Oksijen genellikle
katot tarafında havadan elde edilir. Anotta oluşan elektronlar
harici bir yol kat ederek elektrik devresini tamamlar ve elektrik
enerjisi üretilmiş olur. Katı oksit yakıt pillerinde verim
%60 seviyesindedir.

4.2.1.1
KATI OKSİT YAKIT PİLLERİNİN TARİHÇESİ
Katı
oksit ve erimiş karbonat yakıt pillerinin tarihsel gelişimi
beraber devam etmiştir. 1930'ların sonunda İsviçreli bilim
adamı Emil Baur ve arkadaşı H. Preis zirkonyum, yttrium, seryum,
lantanyum ve tungsten gibi katı oksit elektrolitler kullanarak
deneyler yapmışlardır.
Bu
çalışmalardaki tasarımları elektriksel açıdan yeterince iletken
olmadı ve elektrolitlerle aralarında karbonmonoksitin de bulunduğu
çeşitli gazlar arasında istenmeyen reaksiyonlar meydana geldi.
1940'ta Rus bilim adamı O. K. Davtyan, iletkenliği artırıcı
çalışmalar yaptı ancak istenmeyen kimyasal reaksiyonları engelleyemedi.
1950'lerin
sonlarında katı oksit yakıt pilleri çalışmasına Lahey'deki
Central Technical Institute'de, Pensilvanya'daki Consolidation
Coal Company'de ve New York'taki General Electric tesislerinde
hız verildi.
1959'da katı elektrolitlerin yüksek elektriksel iç direnç,
erime, ve yarı iletkenlikten kaynaklanan kısa devre olayları
gibi problemler yarattığı belirlendi. Bu yüzden erimiş karbonat
yakıt pillerinin daha avantajlı olduğu kabul edildi. Ancak
katı oksit pillerden herkes ümidini kesmedi. Örneğin 1962
yılında Westinghouse araştırmacıları zirkonyum oksit ve kalsiyum
oksit kullanan bir pili test ettiler. Son olarak ta dünyada
artan enerji ihtiyacı ve tırmanan enerji fiyatları üzerine
birçok şirket yeniden katı oksit yakıt pilleri konusundaki
çalışmalarına hız verdi.
4.2.1.2
KATI OKSİT YAKIT PİLLERİNİN UYGULAMALARI
Erimiş
karbonat yakıt pilleri gibi katı oksit yakıt pilleri de çok
yüksek sıcaklıklarda faaliyet göstermektedir ve bunlar da
genelde büyük sabit santrallerde kurulur. Yine yüksek sıcaklıktan
dolayı açığa çıkan ısı kojenerasyonda kullanılmaya uygundur.
Katı
oksit yakıt pilleri de diğer tipler gibi oldukça temizdir.
Ürettikleri doğru akımın alternatif akıma çevrilmesi için
inverter sistemleri gereklidir. Basit yapıları ve temiz olmaları
kentlerde kullanımını cazip kılmıştır. Örneğin Tokyo'da 25
kW'lık üniteler halen çalışmaktadır.
Nisan
2000'de ABD Enerji Bakanlığı National Fuel Cell Research Center
and Southern California Edison'da kurulacak bir katı oksit
yakıt pili mikrotribun kojenerasyon tesisini duyurdu. Tesisin
yakıt pili Siemens Westinghouse tarafından ve tribün ise Northern
Research and Engineering Corporation tarafından üretildi.
Tesiste doğal gaz yakıtlı katı oksit yakıt pilinden 220 kW
enerjinin yaklaşık %55 verimle elde edilmesi planlanmaktadır.
Katı
oksit yakıt pilleri konusundaki ortaklığını sürdüren Siemens-Westinghouse
2002 yılı itibariyle toplam 1 MW yakıt pili ve kojenerasyon
tesisini kullanıma açmışlardır.
Bu
yakıt pili tipi, büyük, yüksek güç uygulamaları gerektiren
endüstriyel ve büyük ölçekli merkezi elektrik üretimi istasyonlarında
kullanılabilme umudu vaat eden bir başka yakıt pilidir. Bazı
üreticiler SOFC 'eri motorlu araçlarda kullanmayı düşünmektedirler
ve SOFC 'ler ile beraber yakıt pilleri yardımcı güç üniteleri
(APU) geliştirmektedirler. Bu katı oksit sistemi genellikle
sıvı elektrolit yerine,çalışma sıcaklıklarının 1800 F veya
1000 0C ' ye ulaşmasına izin veren sert seramik katı zirkonyum
ve az miktarda yitrium malzemelerini kullanır. Güç üretim
verimliliği %60 'lara,kojenerasyonla %85 'e ulaşmakta ve hücrenin
gücü 100 kW 'a varmaktadır. SOFC'nin uzun tüpler şeklinde
yerleştirilmiş bir türü ile sıkıştırılmış disklerden oluşan
değişik tipleri mevcuttur. Şekil 3.2. 'te sıkıştırılmış disklerden
oluşan SOFC dizaynı ve Şekil 3.3. 'te de uzun tüp şeklindeki
SOFC dizaynı görülmektedir. Boru şeklindeki SOFC dizaynları
ticarileşmeye daha elverişlidirler ve dünya çapında birçok
şirket tarafından üretilmektedirler. Tüp şeklindeki SOFC dizaynları
220 kW'a kadar güç üretebilmektedirler. Japonya, halen kullanımda
olan iki adet 25 kW 'lık üniteye sahiptir ve Avrupa 'da 100
kW 'lık bir tesis test edilmektedir.

Şekil 3.2 Sıkıştırılmış disk şeklindeki SOFC Dizaynı
Hücrede gerçekleşen reaksiyonlar şöyledir;

Reaksiyon sırasında ortaya çıkan elektronlar, yakıt pili devresinden
elektrik akımı olarak akmakta ve elektrik şebekesini beslemektedir.
Serbest elektronlar,katoda ulaştığında devre tamamlanmaktadır.
Bu reaksiyonların oluşması için gerekli şartların oluşturulmasında
katalizörlere ihtiyaç duyulmaktadır. PEMYP,FAYP ve AYP 'de
platinyum,ergimiş karbonatlı ve katı oksit yakıt pillerinde
ise nikel bazlı katalizörler kullanılmaktadır.
Bütün
yakıt pili çeşitlerinde hidrojene ihtiyaç duyulmaktadır. Hidrojence
zengin metanol,doğal gaz,petrol türevleri yakıt olarak kullanılabilir.
Hidrojenin direkt olarak kullanımı,yüksek depolama maliyeti
ve güvenlik nedeni ile bir takım sakıncalar içermektedir.

Şekil 3.3 Tüp şeklindeki SOFC dizaynı
Şekil 3.4 'de Siemens firmasına ait bir SOFC uygulaması görülmektedir;

Şekil
3.4
Siemens firmasına ait bir SOFC uygulaması
5.YAKIT
PİLİ UYGULAMA ALANLARI
- Uzay
Çalışmaları/Askeri Uygulamalar
- Evsel
Uygulamalar
- Sabit
Güç Üretim Sistemi/Yüksek Güç Üretim Sistemi Uygulamaları
- Taşınabilir
Güç Kaynağı Uygulamaları
- Atık/Atık
Su Uygulamaları
- Taşıt
Uygulamaları
Uzay
Çalışmaları/Askeri Uygulamalar
Yakıt
pillerinin ilk uygulanma alanı, uzay çalışmalarıdır. ABD'de
NASA'nın çalışmaları kapsamında Apollo, Gemini, ve Space Shuttle
uzay gemilerinde H2-O2 yakıt pili birbirine bağlı 3 ünite
olarak kullanılmıştır. Toplamda 93 adet olmak üzere her ünitede
31 adet yakıt pili kullanılmıştır. Toplam üretilen güç 1.4
kW ve voltaj 27-31 Volt'tur. Pillerin ağırlığı 111 kg'dır.
1995 saatlik uçuş süresince 450 kg su ve 325 kW/h'lik enerji
üretilmiştir. Gemini gemisinde ise, farklı olarak PEM tipi
yakıt pili kullanılmıştır. Her ünitede 32 adet pil bulunmakta
ve 1 kW güç sağlanmaktadır. Bu üç gemide de 2 ünite ihtiyacı
karşılamak için yapılırken, 3. ünite acil ve özel görev için
hazırda tutulmuştur. Bugün uzay mekiği elektriği 12 kW'lık
yakıt pilleri ile üretilmektedir. Amerikan UTC Fuel Cell firması
NASA ihtiyacını karşılamaktadır.
Stratejik bir önemi olan enerji kaynakları, ülkelerin politikalarında
önemli bir yer tutmaktadır. Yakıt çeşitliliği ve veriminden
dolayı, askeri amaçla kullanılabilecek en iyi yakıtlardan
biri yakıt pilidir. Gerek askeri araçlarda, gerek ısı ve elektrik
ihtiyacı durumunda kolay kullanımıyla askeri yönden yakıt
pilleri iyi bir alternatiftir.
Evlerdeki
Uygulamalar
Sessiz
çalışan yakıt pilleri, evlerde veya apartmanlarda ısıtma ve
elektrik ihtiyacını sağlamak için kullanılabilecek bir alternatiftir.
Bu tipte kullanılabilecek yakıt pilleri, propan ve doğal gazdan
üretimi sağlayarak elektrik üretmekte ve oluşan ısı geri kazanılarak
ısıtma sistemlerinde kullanılmaktadır. 3-5 kW'lık yakıt pilleri
evsel tüketim için uygundur. Amerikan hükümeti hidrojenli
yakıt pili uygulamaları için konutlarda 1000$/kW vergi indirimi
uygulamaktadır.
Sabit
Güç Üretim Sistemi/Yüksek Güç Üretim Sistemi Uygulamaları
Dünyada
şu anda yüzlerce sabit güç kaynağı olarak kurulmuş yakıt pili
istasyonu bulunmaktadır. Bu enerji üreteçleri; hastanelerde,
otellerde, iş yerlerinde, okullarda, güç istasyonlarında,
havaalanlarında gerek elektrik gerek ısıtma sistemlerinde
kullanılmaktadır. Bu sistemleri kullanan şirketlerin enerji
harcamalarında %20- 40 arasında bir düşüş görülmektedir.
Proton Değişim Membranlı Yakıt Pili (PEM) santrallerinde verim
%55 civarındadır. Üretimde açığa çıkan karbon dioksit ve su
buharı ek bir elektrik üretiminde değerlendirilirse, enerji
verimi %80'e çıkmaktadır.
Yakıt pilli güç üretim sistemleri az yer kaplamaktadır. 2
MW'lık bir santral 20 m2'den az bir alanda kurulabilmektedir.
Minibüs büyüklüğündeki bir santral ile 20 kW güç üretilebilmektedir.
Bu santrallerin önemli uygulamalarına örnek olarak Amerikan
ONSI firmasının Kaliforniya'daki 2 MW'lık, UTC Fuel Cell firmasının
Alaska'daki 200 kW'lık, Westinghouse-Kanada'nın Hollanda'daki
100 kW'lık sistemleri verilebilir.
Taşınabilir
Güç Kaynağı Uygulamaları
Telekomünikasyon
alanında, bilgisayar dünyasında, görüntü teknolojisinde, alarm
sistemlerinde yakıt pili taşınabilir güç kaynağı uygulamaları
söz konusudur. Bu tip uygulamalar üzerinde çalışmalar sürmektedir.
Minyatür yakıt pilleri pazara çıktıkları zaman, cep telefonu
sahipleri cep telefonlarını bir ay şarj etmeden kullanabileceklerdir.
Bu tip yakıt pilleri metanol ile çalışabilen, çok küçük boyutta
üretilen pillerdir.
Atık/Atık
Su Uygulamaları
Atık
su ve atıkların işlenmesi sırasında yanma reaksiyonları sonucunda
oluşan emisyonları azaltmak ve oluşan metan gazından güç elde
etmek için yakıt pilleri kullanılmaktadır.
Taşıt
Uygulamaları
Elektrikli
taşıtlar 2000'li yılların yeni-temiz alternatif uygulamaları
arasında ön sırada yer almaktadır. Elektrikli taşıtlar:
- Enerjiyi
doğrudan hattan alarak (tren, troleybüs, tramvay, metro
gibi)
- Enerjiyi
depolanmış bir sistemden kullanarak (akülü taşıtlar, ultra
kapasitörlü taşıtlar)
- Taşınabilir
bir sistemden anında enerji üreterek (yakıt pilli taşıtlar,
güneş pilli-fotovoltaik pilli taşıtlar)
- Hibrit
elektrikli taşıtlar (benzin-yakıt pili, motorin-yakıt pili
taşıtları)
şeklinde uygulamadadır.
Bu
uygulamalar içinde yakıt pilli elektrikli taşıtlar pek çok
avantaj ile öndedir ve geleceğin otomotiv teknolojisi içinde
hidrojen kullanan yakıt pilli elektrikli taşıt uygulaması
çok büyük alan kaplayacaktır.
Yakıt pilleri otobüs, kamyon, otomobil ve her türlü taşıt
için yakıt görevi yapabilecek özelliklere sahiptir. Yakıt
pilli araçlar, benzin ve motorin ile çalışan araçlara göre
daha temiz, ve enerji bakımından daha verimli bir uygulamadır.
Günümüzde taşıt emisyonlarının çevre kirliliği üzerindeki
etkileri düşünüldüğünde, yakıt pili ile çalışan araçlar çevre
dostu ve kârlı bir seçimdir. Elektrikli araçlar içten yanmalı
motorlara göre daha yüksek verimlidir.
Kullanılan
yakıtın enerji içeriğine bağlı olarak yakıt pili ile çalışan
araçlarda güç üretimi %40-70 arasındadır. Hareketli parçası
olmayan yakıt pilleri kullanımında taşıtın gürültü kirliliği
de görülür düzeyde azalmaktadır. Bir diğer avantaj ise, yakıt
olarak hidrojen kullanıldığında araçlarda emisyon olarak sadece
su oluşmasıdır.
DaimlerChrysler-Ballard-Ford konsorsiyumu (XCELLSIS) Kanada,
Amerika ve Avrupa'da 2005 yılından itibaren PEM ile çalışan
otobüsleri piyasaya süreceklerdir. Araçlarda saf hidrojen
gazı kullanılması hedeflenirken, kısa ve orta vadede bu tercih
incelenmelidir. Hidrojen gazının depolanması üzerinde çalışmalar
son hızıyla devam etmekte olup, hidrojen depolanması yüksek
basınçlı, hafif silindirler, kriyojenik sıvı sistemleri ve
katı metal hidrit depolama gerektirmektedir. Basınçlı hidrojen
en iyi sistem olmakla birlikte hafif araçlarda gerekli olan
hacim ve ağırlık kriterlerini karşılamamaktadır. Günümüzde
nanoteknolojilere olan ilginin artışı ile birlikte hidrojen
depolamada kullanılması hedeflenen karbon nano-tüpler gelecek
için umut vericidir. Bu sistemlerde hidrojen gazına alternatif
olarak sıvı yakıt beslemesi önerilmektedir. Günümüzde bu tip
uygulamalara örnek olarak lider otomotiv firmaları metanol
kullanılan araçlar üretmişlerdir;
- Ford
Motor Focus FC5
- General
Motors Opel Zafira
- Honda
Motor FCX- V2
- DaimlerChrysler
NECAR 3 prototipi
- Mazda
Motor Premacy FC- EV
- Nissan
Motor R'nessa ve Xterra
- Toyota
RAV4
- Volkswagen
Capri modelleri
6.
YAKIT PİLİNİN AVANTAJLARI:
Yakıt
pillerinin diğer enerji sistemlerine göre avantajları sırasıyla
aşağıda sıralanmıştır:
Yakıt
pili termal enerji sistemlerine göre daha yüksek verimle çalışır.
Termal sistemlerden elektrik üretiminde sistemin verimi "Carnot
Çevrimi Kriterleri"'nden etkilenirken, yakıt pili sistemlerinde
bu etkileşim yoktur. Termal sistemlerde elektrik üretimindeki
verim %35-40'ı geçemezken, yakıt pili sistemlerinde %70'e
yakın verimle çalışılmaktadır.
Yakıt
pilinde meydana gelen emisyon miktarı, diğer yakıtlara göre
ihmal edilecek kadar azdır. Yan ürün olarak bir tek su oluşmaktadır.
Yakıt pillerinde CO, NOx, yanmamış hidrokarbonlar, ve kirletici
diğer maddeler oluşmazken, oksitleyici olarak hava kullanıldığında
ihmal edilecek kadar az miktarda azot oksitler, hidrokarbonlar
kullanıldığında ise çok düşük miktarda CO2 oluşur. Günümüzde
çevre kirliliği ve insan sağlığı için birçok yasal kısıtlamaların
uygulandığı bu zamanda, diğer teknolojilerde maliyeti çok
fazla arttırmaktayken, bu sistemin çevre dostu olması çok
değerli bir alternatif yakıt olmasına neden olmaktadır.
Hareketli
aksamın bulunmadığı yakıt pillerinde sistem, gürültü kirliliği
oluşturmamaktadır.
Yakıt
pillerinde kullanılabilecek yakıt sayısı çok fazla olduğundan,
fosil ve alternatif yakıtların kullanımının kolaylığı nedeniyle
çok farklı alanlarda kullanılabilmektedir. o Yakıt pilleri
istenilen büyüklükte ve kapasitede üretilebilir. Basit bir
yapıya sahiptirler. Büyüklüklerine göre 10 W'tan 4.5 kW'a
kadar olan bir güç yelpazesine sahiptirler. Boyutları bir
el çantasında taşınabilecek kadar küçük veya buzdolabı kadar
büyük olabilmektedir.
Modülerdirler.
Gerekli görülen her yerde kullanılabilir ve yerleştirilebilirler.
Yakıt
pili sistemlerinde yan ürün olarak oluşan atık ısı geri kazanılabilir.
Yakıt
pilleri dayanıklı ve güvenli sistemlerdir.
7.
SONUÇ:
Yakıt
pilleri gelecekte güç üretimine büyük katkıda bulunacaklardır.
Birçok uygulamada esnekliği ve opsiyonelliği artırmaktadır.
En önemli özellikleri ise diğer enerji dönüştürücü sistemlere
göre daha verimli oluşlarıdır. Düşük ve yüksek sıcaklık yakıt
pillerinin her ikisi de uygulamanın özelliklerine bağlı olarak
farklı avantaj ve dezavantajlara sahiptirler. Bazen her ikisi
de benzer işlerde kullanılabilirler. Güç ihtiyacının artması
durumunda pil sayısının artırılması yoluyla problemin çözümü
modüler oluşlarının sağladığı oldukça yüksek esnekliğin bir
sonucudur.
Tablo 4.1 'de beş yakıt pili teknolojisinin karşılaştırılması
verilmiştir. Burada karşılaştırılması yapılan yakıt pilleri
sırasıyla (yukarıdan aşağıya doğru) PEMYP,AYP,FAYP,EKYP ve
SOFC 'dır.
|
UYGULAMALARI
|
AVANTAJLARI
|
DEZAVANTAJLARI
|
Elektrik
Taşınabilir güç
Ulaşım |
*
Katı elektrolit aşınma ve kontrol sorunlarını azaltır
* Düşük sıcaklık
* Çabuk çalışma |
*
Düşük sıcaklık pahalı katalizörlere ihtiyaç duyar
* Yakıt içindeki pisliklere karşı aşırı duyarlılık |
Ordu
Uzay |
*
Alkali elektrolit kullanımında katot tepkimesi daha hızlı
gerçekleşir,yüksek performans |
* Yakıt ve havadaki karbon dioksitin ortadan kaldırılması
maliyeti arttırır.
|
Elektrik
Ulaşım |
*
Bileşik elektrik-ısı üretiminde %85 'e varan verim
* Yakıt olarak saf olmayan hidrojen kullanılabilme |
*
Pt katalizörler
* Düşük akım ve güç
* Büyük boyut / kütle |
Elektrik
---------
Elektrik
|
*
Yüksek sıcaklık avantajları
---------
* Katı elektrolit avantajları (aşınma ve kontrol sorunları
azalır) |
*Yüksek
sıcaklık, pil bileşenlerinin aşınmasına ve kırılımına
neden olur.
---------
* Yüksek sıcaklık, pil bileşenlerinin kırılımına neden
olur |
Tablo
4.1 Beş yakıt pili teknolojisinin karşılaştırılması
Yirmi
yıl önce,özellikle üniversiteler,araştırma enstitüleri ve
çok az sayıdaki şirket yakıt pillerinin temelleri ve özellikleri
üzerinde araştırma yapmaktaydı. Bugün ise sayısız araştırma
grubu yakıt pilleri üzerinde çalışmaktadır.
Yakıt pili sistemleri,sabit güç istasyonları ve küçük güç
gereksinimlerinin olduğu uygulamalar (trafik ışıkları vb.)
gibi birçok alanda ticarileşmesi,araştırma - geliştirme dinamiklerinde
hatırı sayılır bir hızlanmaya neden olacaktır.
Her türlü uygulama için kullanılabilecek ideal bir yakıt pili
sistemi yoktur. Amaca en uygun yakıt pili sistemi,uygulamanın
gereksinimlerine bağlı olarak değişmektedir. Özel amaçlı kullanımda
yalnızca yakıt pili değil,tüm sistem incelenerek karar verilmelidir.
Belirli bir yakıt pili tipi belirli bir uygulama için mükemmel
olabilir,ancak hidrojenin depolanması ve/veya dönüştürücü
sistem de hesaba katıldığında böyle olmayabileceği görülür.
Buna göre,dahili dönüştürücü konfigürasyonu içermekte olan
ve hidrokarbon yakıt kullanan yüksek sıcaklık yakıt pilleri
düşük sıcaklık pillerine nispeten daha basit sistem dizaynı
gerektirirler. Taşınabilir aygıtlarda düşük sıcaklık sistemleri
olan PEMYP ve DMYP sistemleri tek seçenektir.
Yakıt pili sistemlerinde elde edilen toplam verim klasik sistemlerden
daha fazladır ve yakıt pillerinin klasik sistemlere ilave
olarak pazara girdikleri görülmektedir. Birkaç yıl içerisinde,teknolojideki
ilerlemelere ve üretim hacmindeki artışa bağlı olarak fiyatları
düştüğü zaman klasik sistemlerle yarış edebilecek duruma geleceklerdir.
Piyasada uzun zamandan beri bazı ticari yakıt pili sistemleri
bulunmaktadır. ONSI tarafından pazarlanan FAYP,200 kW sınıfında
alınabilecek tek yakıt pili sistemidir. H-Power Corp.,Ballard
ve Plug Power gibi şirketler de kendi ürünlerinin reklamlarını
yapmaktadırlar. Diğer uygulamalar için de yakıt pili sistemlerinin
pazara tanıtılması çok yakındır.
Bunların yanı sıra yakıt pillerinin de çözülmesi gereken bazı
sorunları vardır. Bunların başında pahalı oluşları,henüz çok
yaygın olarak kullanılmamaları,gerekli alt yapının tam olarak
oluşturulamaması ve depolama,taşıma vb. problemler verilebilir.
Bu sorunlar da çözüldüğünde yakıt pilleri hayatımızdaki yerlerini
alacaklardır.
8.
KAYNAKLAR:
1-
ARITA, M. Powertrain and Environment Research Laboratory,
Nissan Motor Co. Ltd. 1,Natsushima - cho,Yokosuka 237,8523,Japan,s.
10 - 14
2- KORDESCH, K., SIMADER, G. 1996. Fuel Cells and Their Applications,Federal
Republic of Germany,361 s.
3- YEŞİL, M. 2002. Yakıt Hücreleri ve Yakıt Hücrelerinin Otomotiv
Uygulamaları,Bitirme Ödevi,Bursa, 36 s.
4- ANDERSON, B., " Fuel Cells for Marine Applications",
Hydrogen Today, p. 11-15, Vol 13, No. 1, 2002.
5- ÇETİNKAYA, M., Karaosmanoğlu, F., "Yakıt Pillerinde
Hidrojen Kullanımı", 1. Ulusal Hidrojen Kongresi, 16
Temmuz 2002, Ankara.
6- ÇETİNKAYA, M., "The Use of Cyclic Voltammetry In Oxygen
Reduction Reaction on Polycrystalline Pt Electrodes",
İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü Lisans Tezi, İstanbul,
Haziran 2001.
7- ÇETİNKAYA, M., Karaosmanoğlu, F., "Yakıt Pillerinde
Hidrojen Kullanımı- 1", 3e Electrotech, Bileşim Yayıncılık
A.Ş., 100, s. 90-94, İstanbul, Eylül, 2002.
8- ÇETİNKAYA, M., Karaosmanoğlu, F., "Yakıt Pillerinde
Hidrojen Kullanımı- 2", 3e Electrotech, Bileşim Yayıncılık
A.Ş., 101, s. 79-82, İstanbul, Ekim, 2002.
9- KADIRGAN, F., "Hidrojenli Yakıt Hücreleri Teknolojilerinde
Son Gelişmeler", 3e Electrotech, s. 64-68, Bileşim Yayıncılık
A.Ş., İstanbul, Ocak, 2003.
10- KIRK-OTHMER, "Encyclopedia of Chemical Technology",
2nd Edition, John-Wiley & Sons Inc, USA, 1971.
11-LİNDEN D., "Handbook of Batteries and Fuel Cells",
McGraw Hill Publishing Company, 1984.
12- www.alliedsignal.com
13- www.cafcp.org
14- www.daimlerchrysler.com
15- www.drivingthefuture.org
16- www.fuelcells.com
17- www.howstuffworks.com/engine4.html
18- www.internationalfuelcells.com
19- www.nfcrc.uci.edu
20- www.usfcc.com
21- www.utc.com
|