Ana sayfa   Sponsorlarımız:
Rapor - Makale > Ürün Geliştirme > NUMARINE'de ürün geliştirme çalışmaları:

Röportajlar:
Muzaffer Erdal Kılıç
, Genel Md., Numarine A.Ş.

Can Yalman, Endüstriyel Tasarımcı, Can Yalman Tasarım


Not:
İlk defa TurkCADCAM.net Dergisi Ocak-Şubat 2006 Sayısında yer almış bu yazı,
ek fotoğraflarla birlikte Ağustos 2008'de TurkCADCAM.net portalından yayınlanmaya başlamıştır.

Numarine, önemli oranda yerli katkı ve kaynaklarla, yeni teknolojiler geliştirip kullanarak Dünya çapında rekabetçi birçok model yat geliştiriyor ve imal ediyor. Firma kurucusu ve sahibi Ömer Malaz da teknelere konusunda yakından ilgili ve tecrübeli bir yat kullanıcısı... Firma Genel Md. Muzaffer Erdal Kılıç, çocukluk yıllarından beri tekne yapımına gönül vermiş İTÜ mezunu bir gemi mühendisi... Tam kapasitesine eriştiğinde, tersane her yıl 15-30m boyutlarında 50 yat üretebilecek.

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız


Tüm Numarine ekibi bir arada; Toplam 173 kişinin çalıştığı firmada toplam 12 mühendis/tasarımcı bulunuyor.


Numarine, genel tanıtım videosu

Muzaffer Erdal Kılıç, Genel Md.
Can Yalman, Endüstriyel Tasarımcı

Ömer Malaz, Firma kurucusu ve sahibi

CNC imalat Md. Karl Heinz Mula çok iyi Türkçe biliyor.

Numarine, yeni bir yat konseptinin oluşması safhasında yat tasarımı konusunda uzmanlaşmış İtalyan tasarımcı Tommaso Spadolini'den danışmanlık alınıyor (Design Studio Spadolini; www.spadolini.it). Teknenin hidrodinamik açıdan tasarımı (stabilite, sürtünme...), kullanılacak motor ve güç hesabı ise İtalyan gemi inşa mühendisi Umberto Tagliavini tarafından yapılıyor. Tagliavini, yaptığı tasarımı iki boyutlu kesitler olarak firmaya veriyor.

Büyük resim için tıklayınız

- Numarine, teknenin 3D yüzey ve katı modellemesi ve detaylı endüstriyel ve estetik tasarımı konusunda ise kurulduğu ilk günden bu yana Serbest tasarımcı Can Yalman ile çalışıyor. Yalman, tasarımlarında Alias yazılımını kullanıyor.

İmalatta çoğunlukla Cam elyaf (E glass) takviyeli kompozit malzeme kullanılıyor. Tekne gövdesi, iki yüzünde elyaf-reçine kaplanmış yaklaşık 2cm kalınlığında PCV köpükten inşa ediliyor. Numarine, DIAB Engineering (www.diabgroup.com) desteğiyle kurduğu vakum altında reçine (Vinylesther resin) emdirme (vacuum assisted infusion) sistemini sürekli geliştirmektedir. Bu teknik sayesinde olabilecek en az reçine kullanılarak sağlam ve hafif tekneler üretiliyor. Bu açıdan Numarine, Avrupa'daki birçok rakibinden çok daha önde bir teknolojiye sahip. Birçok firma hala üretimde elyafa fırça ile manüel olarak reçine tatbik ediyor. Bu, mukavemetin daha düşük olmasına sebep verdiği gibi ağırlığın da gereksiz yere artmasına sebep oluyor.


"DIAB Infusion Proses" uygulamasına ait bir video

Kompozit yapıya ait FEA analizleri de Avustralya'daki DIAB Mühendislik bürosuna yaptırılıyor. Bu analizler sonucunda kritik bölgelerde kullanılması gereken elyafların cinsine (cam, Kevlar-Aramide, karbon elyafı) miktarına ve elyaf yönüne karar veriliyor. Numarine, kompozit malzemelerin mukavemet analizleri konusunda servis verebilecek yerli mühendislik firmalarının tekliflerine de açık...

Takviye edilmesi gereken bölgelerde karbon ve Aramid (Kevlar) kullanılıyor. Gövdedeki esnekliğin azaltılması için gövdeye içeriden yapıştırılmış profillerden oluşan bir takviye sistemi (grid stiffening system) bulunuyor.
Yeni geliştirilen modeller:


102' RPH modeli, Numarine tarafından üretilen en büyük, güçlü ve lüks bir yat olacak. Yat tasarımında müşteri istekleri doğrultusunda değişiklikler de yapılabiliyor. 2006 yılında ilk 102' RPH modelinin denize indirilmesi planlanıyor.

Salondaki 10 kişilik yemek masasına ek olarak, kokpit bölümünde 12 kişilik bir yemek masası daha bulunan mega yat; salonda ve flybridge'deki ek oturma birimleri sayesinde çok sayıda misafiri rahatça ağırlayabilecek şekilde tasarlanmış. Kamara sayısı opsiyonel olmakla birlikte; standart tasarımda geniş bir master kamara, her biri özel banyolu dört misafir kamarası ve kıç tarafında tümüyle mürettebata ayrılmış, üç kamaralı bir bölme bulunuyor. Salonda ve kamaraların her birinde klima, plazma ekran TV ve DVD player bulunuyor.
Tam Boy: 31,10 metre, En: 7,20 metre, Ağırlık: 90 ton


102' RPH Modeli'ne ait "rendering"ler: Bu yeni modelin imalatı 2006 sonunda bitmiş olacak.

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız





72' Fly modeli yatın üretimi ise tamamlanmak üzere; 22,3m boyundaki bu tekne 1050hp gücünde bir MAN motorla 32-34 knot hız yapabilecek.

 



Üretimde olan modeller:

Büyük resim için tıklayınız
Şu an üretimde olan 52' Open Modeli önde arkada ise 52' Flybridge modeli görülüyor.

Numarine tarafından önceki yıllarda başarıyla üretilmiş olan 52' Flybridge modeline ait bazı fotoğraflar.

Büyük resim için tıklayınız
52' Flybridge

Büyük resim için tıklayınız
52' Flybridge

Büyük resim için tıklayınız
Solda, 52' Flybridge, Sağda 52' Open modelleri bir arada görülüyor.


52' Open (CAD model)

Büyük resim için tıklayınız
52' Open


 

Bu bölümde, Numarine A.Ş. Genel Müdürü Muzaffer Erdal Kılıç ve Endüstriyel Tasarımcı Can Yalman ile yapılan röportajlar yer almaktadır:

Kendinizden bahseder misiniz?

Erdal Kılıç: 1962 İstanbul doğumluyum. Nişantaşı Anadolu Lisesi'nde okudum. Üniversite'de Gemi İnşaat Fakültesi'ne gittim. Sonradan kararsız kaldım. Ben tiyatrocuydum. Tiyatrocu olmaya karar verdim. Fakat annem bana "senin hayalin buydu, kararını iyi düşün" dedi. İşte böylece ben sektöre girdim.

Çocukluk yıllarınızdaki tekne merakınızdan biraz söz eder misiniz?

Erdal Kılıç: Evet, çocukluğumdan beri bu işlerin içindeydim. Tabii benim bu işlere yönelmemde babamın etkisi çok büyük. Babamın hayali hep bir tekne sahibi olmaktı. Ben, ortaokul yıllarımı haftanın beş günü akşam yemeğinden sonra babamla masa başında tekne tartışmaları yaparak geçirdim. İşte, şurası böyle olsun, burası böyle olsun... Babamla beraber birçok tekne projesi çizerdik... Babam meslek olarak iktisatçıdır ama işi hep üretimle oluşmuştur.

İlk teknenizi ne zaman yaptınız?

Erdal Kılıç: Herhalde 10 yaşlarındaydım. Antalya'da rahmeti amcam vardı. Onun işyerine yakın bir marangozun atölyesinde bulunan tekneyi amcamın oğluyla yaptık. Teknenin boyu 2,5m civarındaydı. Gövdesi ağaç tutkalı emdirilmiş amerikan bezinden yapılmıştı. Bu şekilde ilk kompozit malzeme imalat tecrübemi de yaşamış oldu. Tekneye bir de motosiklet motoru bağladık; Bugünkü deniz motosikletlerine benzeyen bir tekneydi.

Neyse, biz o tekneyi yaptık tamamladık. Yalnız, bizim amcaoğlu aşırı merakından beni beklemeye dayanamamış, sabahın köründe kalkmış tekneyi denize indirmiş. Sonra bir iki tur da atmış. Dönüşte dalga bastırmış ve kıyıya yanaşınca tekneyi batırmış! Neyse ben o tekneye hiç binemedim ama teknenin yüzdüğünü gördüm. Ondan sonra teknenin ismini 'Gulugulu' koyduk. :)

Üniversiteyi bitirdikten sonraki meslek hayatınız nasıl gelişti?

Erdal Kılıç: Sonrasında 4 arkadaş bir şirket kurduk. Biraz bir şeyler yapmaya çalıştık ama başaramadık; iflas ettik. Sonra arkadaşlarımdan biriyle ortaklık kurdum. Ardından Irak Savaşı başladı, polyester fiyatları üçe, dörde katlandı. Tekrar battık. Bu batışımızdan da başka şeyler öğrendik.

Sonra borç harçla bir İtalyan ortak buldum. 3 milyon 860 bin İtalyan Lireti'ne anlaştık. Buradan İtalya'ya tekne yaptık. Evet, girişimlerimizin kiminden battık kiminden çıktık ama tabii bu süre zarfından birçok şey öğrendim.

Daha sonra tesadüf bir şekilde Rahmi Koç'la tanıştım. Benden bir arkadaşım için referans istediler. Ben prensip olarak arkadaşlarımın hakkında hiç konuşmam. Bu yüzden arkadaş hakkında "piyasada bilinen birisi" dedim. Sonra bana "başka tavsiye edileceğin bir arkadaş var mı?" diye sordular. Ben de var dedim. Erdal Kılıç var dedim. Sonra benimle görüştüler ve anlaştılar. Tekne projeleri yaptık. Eski bir geminin restorasyonu yaptık. Bu arada ben başka işler de yaptım. Başka tekneler yaptım. Koç Grubu'nda sekiz seneyi aşkın çalıştım ve güzel işler yaptık. Daha sonra Türkiye'nin ikinci en büyük tersanesi olan Rahmi Mustafa Koç Tersanesi projesine başladılar (Birincisi, yakınında bulunan Sedef Tersanesi'dir).

Tabii sonra beni Kuşadası'na gönderdiler. Bir yıl orada çalıştım. Tekne, yat yaptık. Sonra beni tekrar İstanbul'a çağırdılar. Bu arada Koç'tan çok şey öğrendim. Şirket yönetimi, şirket yapılanmasını vs. hep Koç'tan öğrendim.

Ardından, Koç'tan ayrıldıktan sonra bir yıl kadar yine denizcilik sektörüyle ilgili çalışmalar yaptık... Sonra işte buraya geldim. Burada çalışmaya başladık.

Numarine ne zaman kuruldu? Kurucuları kimdir?

Erdal Kılıç: Numarine 2002 yılında tamamen Ömer Malaz tarafından kuruldu. Ömer Malaz'ın teknecilik ve denizciliğe yakın ilgisi var. İyi bir de yatırım yaptılar. Şirket kurulduktan sonra beni çağırdı, ilk olarak burada danışman olarak işe başladım. Geçen yıl ise burada genel müdür olarak çalışmaya başladım.

Şirketinizin cirosu nedir? Fabrika kaç metre kare alan üzerine kurulu? Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? Sektör ne durumda?

Erdal Kılıç: Şirketimizin geçen yılki cirosu 3.5 milyon YTL'idi. Bu sene de 7 milyon YTL'lik bir ciro hedefliyoruz. Tesisimiz 23 bin metre kare alan üzerine kurulu. Fransa'da, İtalya'da, Almanya'da, Hırvatistan'da, Rusya'da, Polonya'da, Venezüella'da distribütörlerimiz var. Ekonomik sorunları sebebiyle Almanya'da yat pazarı pek canlı değil ama diğer Avrupa ülkelerinde, özellikle de Kuzey ülkelerinde talep sürekli artıyor.

Kaç çeşit tekne yapıyorsunuz? Bir tekne ne kadar sürede yapılıyor?

Erdal Kılıç: Şu anda sadece 3 çeşit tekne yapıyoruz. Ama 4 çeşit teknemiz var. Kaç tane tekne yaptınız derseniz. 10 numara şu anda içeride, üretim hattında. 16 numaraya kadar tekneler de imalat halinde.

Tekne yapım süresi biraz izafi bir durum; Yaklaşık olarak 96 gün. Önümüzdeki yıl amacımız iki haftada bir tekne çıkarmak.

Ürettiğiniz teknelerin satış fiyatı ne kadar?

Erdal Kılıç: 52" boyunda olanları 600-650 bin Euro fiyatlara satıyoruz. Yeni geliştirdiğimiz ve 2006'da üretimi tamamlanacak olan 102' RPH modeli için ise satış fiyatımız henüz belli değil. Ama bir fikir vermesi için söylüyorum, bunun benzeri yatların Avrupa'da satış fiyatı 4-5 Milyon Dolar civarında.

Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz? Tasarımcıların sayısı nedir? Tasarımcıların bir bölümü yabancı olduğundan bir uyum problemi çıkıyor mu?

Erdal Kılıç: Toplam 173 kişi çalışıyor. Bunlardan 44'ü yönetim katında görev yapıyor. 44 yönetim kadrosundan 12 tanesi mühendis.

Tasarım konusu ise, sizin bu kelimeyle tam olarak ne ifade etmek istediğinize bağlı; Mesela çatal yapmak tasarım işi midir? Ben tartışırım. Çatal nedir? Üç tane dişi olan sapı olan bir şeydir. Bence tasarım bitmiştir. Bundan sonra stil çalışması yapılır.

Bu açıdan bakarsak biz çok az tasarım yapıyoruz. Ama üretimle ilgili plan, proje çok yapıyoruz.

Tasarım konusunda burada nasıl bir çalışma yürütülüyor?

Erdal Kılıç: İtalya'daki iki tasarımcıyla çalışıyoruz;. Biz burada fikirlerimizi söylüyoruz. Tommaso Spadolini genel bir konsept yapıyor. Teknenin hidrodinamik açıdan tasarımı (stabilite, sürtünme...), kullanılacak motor ve güç hesabı ise İtalyan gemi inşa mühendisi Umberto Tagliavini tarafından yapılıyor. Tagliavini, yaptığı tasarımı iki boyutlu kesitler olarak bize veriyor.

Teknenin 3D yüzey ve katı modellemesi ve detaylı endüstriyel ve estetik tasarımı konusunda ise Can Yalman ile çalışıyoruz. Yalman'ın çalışmalarından sonra teknenin görünüşü neredeyse tamamen değişiyor.

Bir de bizim burada yapmamız gereken tasarımlar var. Makine dairesinin yerleştirilmesi, borular, boru geçişleri gibi, egzoz, kapı kilitleri gibi genel konseptin dışında bir tek tekne tasarımlarıyla ilgili bütün işleri burada yapıyoruz.

Tamamıyla yerli tasarımcılarla çalışamaz mıydınız?

Erdal Kılıç: Bir kere bu iş büyük oranda yıllarca denizcilikle içi içe edinilmiş bir tecrübeye dayanıyor. Türkiye'de ise tekne ve yat tasarım ve imalatı konusunda tecrübeli çok az kişi var. Olanlardan da zaten tasarım hizmeti alamıyorsunuz, öyle bir mekanizma henüz kurulu değil. Tommaso Spadolini ve Umberto Tagliavini ise kendi dallarında çok uzun süreli ve geniş kapsamlı bir tecrübeye sahipler, tasarım hizmeti de veriyorlar...

Siz hangi 3D modellemede hangi programları kullanıyorsunuz?

Erdal Kılıç: 3D modelleri Can Yalman Alias ile hazırlayıp bize veriyor. Burada genellikle katı yerine yüzey modelleme ile çalışıyoruz. Biz burada ufak tefek çalışmalar yaparken Rhino'yu kullanıyoruz. Burada bir çok tasarımı AutoCAD ile çiziyoruz tabii. İki boyutlu olarak kullanıyoruz. Ama, imalat (CAM) aşamasına geçerken ise orijinal data hangi formattan gelirse gelsin bizim kullandığımız programlar PowerMILL ve PowerSHAPE'dir.
Ben ise bilgisayarımda VektorWorks programını kullanıyorum.

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

 

Büyük resim için tıklayınız
CNC işleme simülasyonu. Firmada CAM uygulamaları için CNC tezgah üreticisinin önerdiği Delcam / PowerMILL ve PowerSHAPE yazılımları kullanılıyor.


Firmada Rhino yaygın bir şekilde kullanılıyor

 

CAM uygulamaları için PowerMILL'i seçmenizin sebebi nedir? VektorWorks hakkında bilgi verir misiniz?

Erdal Kılıç: Biz CNC tezgaha sahip olduğumuzdan beri de PowerMILL kullanıyoruz. Tezgah üreticisi bu programı tavsiye etti ve biz de alternatif bir arayışa girmedik zaten. PowerSHAPE ve PowerMILL birlikte kullanıldığında aynı anda hem CAD hem de CAM ihtiyaçlarımızı karşılıyor.

Bence VektorWorks, AutoCAD'e göre daha kullanışlı program. VektorWorks (www.nemetschek.net) üç boyutlu bir modelleme programıdır. Ne yazık ki Türkiye'de çok az kişi bilir bu programı. Amerikan menşeli ve çok süratli bir program. En güzel tarafı, bu programla her türlü formatta gelen modeli açıp görüntüleyebiliyorum.

Teknedeki kompozit malzeme kullanımından bahseder misiniz?

Erdal Kılıç: Teknede çoğunlukla cam elyafı kullanılıyor. Bazı bölgelerde ihtiyaca göre karbon elyafı ve Kevlar (Aramide) da kullanılıyoruz. Kullanılan reçine miktarını en aza indirebilmek, tekneyi hem hafif hem de sağlam yapabilmek için reçineyi vakum altında elyafa emdiriyoruz. Vakum infüzyon (Vacuum Infusion) isimli bu tekniği başarıyla uygulayan Dünya'daki sayılı tekne üreticilerinden birisiyiz. Kendimize göre belli açılardan bu tekniği daha da geliştirdik. Kompozit uçak parçalarının imalatında kullanılan tekniği biz burada tekneler için uyguluyoruz.

Tabii, bu elyafların miktar ve yönünün doğru belirlenmesi de teknenin mukavemeti ve hafifliği açısından çok önemli. Bu konuda, elyaf takviyeli kompozit malzemelerin analizinde uzmanlaşmış yurt dışındaki bir firmadan danışmanlık ve tasarım desteği alıyoruz.

Türkiye'de FEA konusunda uzman ve dışarı mühendislik hizmeti veren bazı firmalar var. Kompozit malzeme tasarımı ve analizi konusunda onlarla hiç çalışmayı düşünüyor musunuz?

Erdal Kılıç: Tabii ki düşünüyoruz. Ama biz aramıyoruz, onların bizi bulmasını bekliyoruz.

CNC tezgahınız hakkında bilgi verir misiniz?

Erdal Kılıç: Freze tezgahımızın 12,5 x 8 x 4 metre boyutlarında çok büyük bir çalışma alanı var. Bu yönüyle CNC tezgahımız sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın sayılı tezgahlarından birisi.
CNC tezgahımız CMS firması tarafından İtalya'da üretiliyor (www.cms.it). Geçen yıl sipariş verdik, bize bul geldi. Fiyatı 1 Milyon USD civarındadır.

Tezgahı hangi işlerde kullanıyorsunuz? Kapasitesini doldurabiliyor musunuz?

Erdal Kılıç: Biz bu tezgahta kalıp da parça da üretiyoruz. Kendimize uygun yöntemlerle kalıplar üretiyoruz. Herkesin bir yoğurt yiyişi var misali biz kendimize özgü çeşitli teknikler kullanarak çeşitli ürünler oluşturuyoruz. Tezgahın tam kapasitesini bu aralar kullanıyoruz.

Bu tezgahla dışarıya da hizmet veriyor musunuz?

Erdal Kılıç: Tabii biz dışarıya hizmet veriyoruz. Ufak tefek iş de yaptık. Teklifler geliyor. Tabii buna olgun ve hazır müşteri olması lazım. Bu tezgahın önemini anlayan bir müşteri olması gerekiyor. Tabii bu tezgah metal kesen bir tezgah değil. Sadece hafif metalleri keser. Daha çok yumuşak malzemeyi keser. Köpük olabilir, ahşap olabilir. Bu tezgahı kullanacakların sadece bunun maliyetini düşünmemesi lazım. Tezgahta hangi işte hangi malzemenin kullanılacağı da çok önemli. Yanlış malzeme kullanılırsa hem zaman hem de para kaybı oluyor...

Bu kadar büyük kapasiteli ve hassas çalışan özel bir tezgahta ne gibi sorunlar yaşadınız?

Erdal Kılıç: Biz tezgahı alınca iki hafta sonra sürekli arıza yapmaya başladı. Çok uğraştık. İtalya'dan ustalar geldi. Sonunda nereden çıktı biliyor musunuz? Akşam üstü tezgahın bir kenarına gelen güneş ışığı raylardan birisine yansıyordu. Rayların ısınma sonucu gevşemesiyle birlikte ray kendisini "off"a çekiyordu. Burada cetvelleme sistemi lazerle. Burada tezgahta mekanik cetvel kullanamıyorsunuz. Lazerin ise hassasiyeti tahmin edemeyeceğiniz bir boyutta.

 

Büyük hacimli CNC freze tezgahı:
CMS tarafından İtalya'da üretilen POSEIDON modeli CNC freze tezgahı, 12,5 metrelik parçaları tek seferde işleyebilmesi itibariyle Türkiye'nin en büyük Avrupa'nın ise sayılı büyük ölçekli tezgahları arasındadır. Numarine, böyle büyük bir tezgaha ihtiyacı olan başka firmalara da hizmet verebiliyor. Tezgahın eksenel hareketi lazer mesafe bulucularla ölçülerek çok hassas bir şekilde kontrol ediliyor. Fakat sonucun başarılı olabilmesi için işlenen malzemenin ısıl genleşme katsayılarının dikkate alınması büyük önem taşıyor.

Büyük resim için tıklayınız
CNC imalat Md. Karl Heinz Mula çok iyi Türkçe biliyor.

Büyük resim için tıklayınız


Büyük resim için tıklayınız

CNC freze tezgahı fabrika binasının bir köşesine hazırlanmış özel bölgede işletilmektedir. Bu tezgah, ahşap, köpük, epoksi reçine, gibi sert olmayan malzemelerin işlenmesinde kullanılmaktadır.

Büyük resim için tıklayınız
Tezgah, nadiren alüminyum malzeme işlemekte de kullanılabilmektedir.

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Tezgahta metrelerce boyda parçalar işlenebildiği gibi yüksek hassasiyetle küçük parçalar da işlenebilmektedir. Resimde PU veya PS köpük üzerine uygulanmış sert Termoset plastik tabaka işlenirken görülüyor

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız
Tezgahta 12,5m boya kadar parçalar tek seferde işlenebilir.

Büyük resim için tıklayınız
102' RPH modeline ait kalıp parçaları birleştirildikten sonraki bir tekne inşa aşaması

 

Başka eklemek istedikleriniz de var mı?

Erdal Kılıç: Evet; Yüksek yazılım lisans bedelleri konusunda bir şeyler söylemek istiyorum: Türkiye'deki firmalar güçlü kuruluşlar değil. Biz bile bir çok kere lisans yazılım ücretlerinde çok zorlanıyoruz. Çok büyük paralar ödeniyor bu programlara. Bir yazılım için 30-40 bin dolar para istiyorlar. Ondan sonra diyorlar ki 'Biz bunlara akıl patlatıyoruz, ekip çalıştırıyoruz, bunların karşılığını almamız lazım.'

Yalnız, bildiğimiz gibi, birçok firma da bu pahalı yazılımları lisansız kullanıyor. Neden? Çünkü ülkemizdeki firmaların bu parayı ödeyecek gücü yok.

Fakat bu pahalı yazılımları üreten ülkeden (ABD) bir müşteri, Türkiye'ye gelip bir tekne almak istediğinde fiyatların yüzde 10 daha ucuz olduğunu görüyor. Yüzde 10 daha ucuz olmasına rağmen "Siz ikinci sınıf bir ülkesiniz, fiyatlar sizde daha da ucuz olmalı" diyor. "Sizin adamlarınız ucuz çalışıyor. Sizin bunları yüzde 30 daha ucuza vermeniz gerekir" diyorlar. Yani sen gelişmekte olan bir ülkeden olduğun için, adın John değil de Ahmet olduğu için, sadece bu sebepten ötürü ürettiklerimizin ucuz olması gerektiğini söylüyor. Senin kaliten daha iyi olmasına rağmen malının çok ucuz olmasını istiyorlar.

Eğer sen benden yarı yarıya istiyorsan, bana da yazılımı yarı fiyatına vermen lazım. Sen bana 50 bin dolarlık bir program satıyorsun, ben de buradaki mühendislerimin emeğini aldığım 50 bin dolarlık programla değerlendiririm. Bizim Avrupa ile mühendislik açısından hiçbir farkımız yok. Hiçbir akıl farklı yok. Sadece sistematik farkı var. İnsan kaynakları olarak bizden kesinlikle üstün değiller. Bunu her ortamda tartışırım.

Bakın bu programları Türkiye'de yarı fiyatına satsalar, lisanssız kullanım davalarından dolayı avukatlara verdikleri paradan daha fazla para kazanırlar.



Endüstriyel tasarımcı Can Yalman ile röportaj:

Bize kendinizden, kariyer geçmişinizden bahseder misiniz?

Can Yalman: Tasarım hayatıma küçükken Lego larla oynayarak başladım. Çok daha sonra kendimde bu başlangıcın etki ve tepkilerini grafik çalışmaları yaparken anladım.

California'da San Jose State Universitesi'nde bir sene grafik eğitimi aldıktan sonra Parsons School of Design'da Endüstriyel Tasarım ve Mobilya Tasarımı eğitimi aldım. Amerika'da 12 sene yaşadım, bunların 8 senesini New York'ta yaşadım. Tabiî ki eğitimim sırasında New York'da yaşayan ve çalışan profesyonellerden aldığımız dersler dışında New York'un enerjisi, karışımı ve imkanları kendimin ve tasarımlarımın gelişmesine sonsuz katkısı olmuştur.

Bu süre zarfında İstanbul'dan ve ailemden kopmadan buradaki hayatı da takip ediyordum ve dönmeye karar verdim. Arçelik'e tasarımcı olarak girdim ve iş dünyasını, Türkiye'de çalışmanın, tasarım yapmanın zorluklarını, zevklerini ve püf noktalarını öğrendim. Arçelik tasarım ekibi ile 1994 - 2001 arası çok zevk alarak, Arçelik'e gerçekten katkıda bulunarak yeni ürünler geliştirdik; Orbital Buzdolabı gibi Arçelik için klasikleşebilecek ürünlere imza attık. Arçelik'te geçirdiğim dönem içinde CAID (Computer Aided Industrial Design - Bilgisayar Destekli Endüstriyel Tasarım) departmanının kurulmasında ve CAID Bölümü'nün bugün Türkiye'nin konusunda en gelişmiş departman olmasında katkım olmuştur.

Yedi senelik pazarlama, üretim, ürün geliştirme, insan ilişkileri gibi konularda profesyonel bazda deneyim kazandıktan sonra kendi tasarım ofisimi (Can Yalman Design; www.canyalman.com) kurdum.

Hizmet verdiğiniz firmalar ve yaptığınız projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Can Yalman: Son 4 senedir müşterilerimizle beraber daha iyisini ve doğrusunu özgün tasarımlarla yapmak için kendimizi geliştiriyoruz;

Turmak, ilk müşterilerimden biri olarak bugün geldiğimiz noktada çok yenilikçi tüm dünya pazarlarından istenen, son derece özgün ve günümüzün trend ve ihtiyaçlarını doğru karşılayan bir Picnic seti ile kendine yeni pazarlar yaratmıştır. Bir promosyon ürünleri şirketinden, tasarım dünyasında adı geçen ve Dünya'nın her köşesinde dükkanı olan Conrans Shop'a ürün veren bir şirket olmuştur.

Hisar, ilk defa dışardan bir tasarım firması ile çalışırken büyük risklere girerek farklı ürünler geliştirmeyi tercih etti. Bizim onlara sunduğumuz vizyon alıştıkları ürünlerden biraz farklı olmasına rağmen onlar şimdi bu yeni ürünlerin keyfini çıkarmakta.

RocaKale firması ile uzun vadeli bir çalışma çerçevesinde ilkleri Zen ve Flow serileri olmakla, yeni banyo virtrifiye ürünleri geliştirmekteyiz.

Numarine ile hangi kapsamda çalışmalar yapıyorsunuz?

Can Yalman: Numarine ile olan ilişkimiz daha şirketin oluşumuna, şirketin isminin ve logosunun gelişimine kadar dayanmaktadır. Numarine için yaptığımız çalışmalar içinde isim, kurumsal kimlik, logo, tekne dış ve iç tasarımları, katalog ve reklam çalışmaları, fuar stantları ve posterlerine kadar tüm görsel çalışmalar yer almakta.

Hangi yazılımı ve modülerini kullanıyorsunuz? Ne sebeple bunları seçtiniz?

Can Yalman: Numarine için yaptığımız 3 boyutlu tasarımlarımızda Alias StudioTools programını kullanıyoruz. Alias benim okul dönemimden beri, 1991 senesinden beri kullandığım bir program. Bugün 12. versiyonunu kullanmaktayız, o zaman 5 ile başlamıştık ve bu zaman zarfında kendini sürekli geliştiren Alias, tasarım dünyasının bir numaralı, etkileşimi ve tasarım metodolojisini en yakından izleyen programı olarak, her zaman kullandığım program olmuştur.

Büyük resim için tıklayınız

Genelde hazırladığımız modelleri A Class çalışmamız gerekmektedir. Özellikle 30 metrelik bir tekne gibi devasa yüzeylerde yansımalar ve kırılganlık özellikle önem kazanmakta. Bazen tek bir yüzeyi istediğimiz kalitede oluşturabilmek için defalarca ve günlerce çalışmamız gerekebiliyor.

3D tarama ve tersine mühendislikten faydalanıyor musunuz?

Can Yalman: Evet. Numarine için yaptığımız ilk tekne 52' Open, bizim 3D yüzey modellerimiz kullanılarak üretilmişti. Ama o zamanlar kalıbı bir seferde işleyebilecek büyüklükte CNC tezgah bulunmadığı için tekne kalıbı çeşitli kesitler halinde manüel yöntemlerle üretilmişti; Bu da tabiî ki bilgisayarda ilk tasarlanan modelden belli bir sapmaya sebep oldu. Bu model için sonradan istenen değişiklikleri bilgisayar üzerinde yapabilmek ve elle yapılan eski kalıplarla uyumunu garanti edebilmek için ilk yapılan elle üretilmiş kalıpları 3D optik tarama ile dijital ortama aktardık. Bu da mümkün olduğunca tüm üretim ve tasarım sürecini elektronik ortamda birleştirebilmiştir.

Daha sonraki modellerde ise her zaman yüzeyler doğrudan elektronik ortamda işlenmiştir, bu da tasarımdan ürüne geçişte sıfır kayıp anlamına gelmekte.

Numarine, 3D Optik Tarama için Cadem A.Ş.'den hizmet aldı.


Endüstriyel tasarım konusunda kariyer yapmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Can Yalman: Tasarımcılar için tavsiyem mümkün olduğunca gezmek ve görmek. Yaşamak, yaşayarak deneyerek öğrenmek, ve gerçekten algılayarak yaşamak. Tasarımcıların meraklı olmaları gerekir, gördüklerinin özüne inebilmeliler, farklı kulvarlardan farklı deneyimler kazanmalarını öneririm. En önemlisi tasarımın bir süreç olduğunu kavramalarını ve bu süreç'in kendileri içinde geçerli olduğunu bilmelerini ve sabırla, kendilerini sürekli geliştirerek istedikle sonuca ulaşabileceklerini bilmelerini isterim

 



Üretim ve tekne inşası:

Firma tekne inşası aşamasında MS Project yanında kendi geliştirdiği ve sürekli güncellenen bir imalat planlama ve takip (MRP) yazılımı da kullanılıyor. Bu sayede her işçiye her gün bir iş emri verilerek günün hangi saatinde hangi operasyonları yapacağı detaylı bir biçim de bildirilmiş oluyor;


Büyük resim için tıklayınız
Yat inşası sırasında mobilyaların yerleştirilmesi

Büyük resim için tıklayınız
İç bölmelerde arası bal peteği yapısında dolgulu kontrplak sandviç malzeme kullanılmaktadır.

Büyük resim için tıklayınız



Büyük resim için tıklayınız
Kullanılan elyaf ve reçineye bağlı olarak vakum altında reçinenin belli zamanda aldığı yol deneysel olarak ölçülüyor. Bu sayede imalat aşamasında reçinenin hangi aralıklarla kalıba verileceğine karar veriliyor.


Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız
Teknenin üst bölgesine ait bir kalıp

Büyük resim için tıklayınız
72' Fly modeline ait teknenin alt gövde kalıbı

Büyük resim için tıklayınız
Bu kalıbın içinde çalışan işçiler kompozit sandviç yapının ortasında kalacak PVC köpük malzemeyi döşüyor



Büyük resim için tıklayınız
Üretimden çıkmış bir üst parça
Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız
Tekne gövdesi üzerinde son yüzey işlemleri yapılıyor

 

--- Diğer fotoğraflar ---

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

 


İlgili haber:

21-10-2005 > Numarine A.Ş., önemli oranda yerli katkı ve kaynakla, Dünya çapında rekabetçi birçok model lüks yat geliştirip üreterek ihraç ediyor. Firma, üretim aşamalarında Avrupa'nın sayılı büyük CNC freze tezgahlarından birini ve gelişmiş kompozit malzeme teknolojilerini kullanıyor


Not: Bu yazının internet üzerinden yayınlandığı Ağustos 2008 itibariyle 102' RPH modeli yatın üretimi bitmiştir. Bu yata ait www.numarine.com sayfalarından alınan bazı fotoğraflar aşağıda verilmiştir;

Büyük resim için tıklayınız

Büyük resim için tıklayınız

TurkCADCAM.net > Türkiye'nin Yeni Ürün Tasarım, Geliştirme, CAD/CAM/CAE ve İmalat Teknolojileri Portalı
***** Sektörün Profesyonel Bilgi ve İşbirliği Platformu *****
© 2008 Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.