Not: İlk defa TurkCADCAM.net
Dergisi Ocak-Şubat 2006 Sayısında yer almış bu yazı,
ek resimlerle birlikte Haziran 2008'de TurkCADCAM.net portalından yayınlanmaya başlamıştır.
IDW (Istanbul Design Week) kapsamında düzenlenen ADesign 2005 Fuarı İstanbul Balat'da bulunan eski Galata Köprüsü'nde 13-20 Eylül 2005 tarihleri arasında gerçekleştirildi.


Geçen senekilere kıyasla bu seneki ADesign Fuarı'nın biraz sönük geçtiği söylenebilir. Belki IDW kapsamına alınmış olması ADesign Fuarı'nın gölgelemiş?.. Yine de birçok stantta yerli ürün tasarımının her geçen yıl geliştiğinin göstergesi olan ürün ve teknolojiler sergileniyordu. Aşağıda, ilginizi çekeceğinizi umduğumuz bazı stantların fotoğrafları ve yetkililerle yapılan röportajları bulacaksınız:
ZuluDesign - Cadem A.Ş. - Atölye A.Ş.
Bu üç firmanın ortak standı fuar girişinde ziyaretçileri büyük bir stantla karşılıyor; Stantta anahtar teslimi ürün geliştirme projelerine iki ana örnek verilmiş; Karsan için yenilenen Peguet J9 Premier ve Alçelik (Tümosan) için kabin ve kaportası yeniden tasarlanıp üretilen bir traktör. Bu traktörün ürün geliştirme aşamalarına ait fotoğraflar ilk defa bu fuarda sergilendi. Aşağıda ZuluDesign - Cadem A.Ş.- Atölye Tasarım A.Ş. standında yapılan röportajlar yer almaktadır.



Üç logo altında sergilediğiniz, ortak işbirliğiyle tasarlanmış J9 Premier, Tümosan Traktör, tamponlar vs. var. Bu çalışmalar nasıl başladı?
Ali Serdar Emre, Genel Md., Cadem A.Ş.: Şimdi bir kere bu tarz bir yapılanmanın Türkiye'de bir ilk olduğunu söylemek istiyorum. Pazara baktığınızda bireysel tasarımcıları görebiliyorsunuz veya spesifik sektörlerde, otomotivde, bazı kişi ya da kuruluşların araçların bazı kesimlerinin endüstriyel tasarımını yaptıklarını veya bazı fabrikaların bazı parçalarda mühendislik çalışması yaptığını ya da kalıp imalatçılarının, model imalatçılarının bazı kalıp veya modelleri yaptığını görebiliyorsunuz.
Fakat, bir aracın hem endüstriyel hem de mühendislik tasarımını, hem de çalışır prototiplerinin ve analizlerini tek çatı altında gerçekleştirebilen başka bir özel kuruluş yok.
Bu oluşumu tek bir firma olarak da görebilirsiniz. Ama ayrı ayrı uzmanlık dallarına böldük;
Endüstriyel tasarım safhasında, hem kendi içimizde yapacağımız ürünlerin hem de dışarıdaki firmalara yapılacak tasarımların konsept görüntüleme ve fiziksel ön prototip kısmını ZuluDesign'da yapıyoruz.
Cadem A.Ş., mühendislik alanında faaliyet gösteriyor. Konsept tasarımı bittikten sonra parçaların A Class yüzeylerini, detay tasarımlarını, montajlarını, analizlerini ve en önemlisi de komple projenin yönetimini yapıyor.
Atölye A.Ş. ise Cadem'in mühendisliğini bitirdiği parçaların gerek fonksiyonel prototip gerek master model veya ön seri kalıp imalatını yapıyor.
Dolayısıyla bu üç firmanın personeli zaten ortak ofisler kullanıyor. Üç firmamızda toplam 40 civarında personelimiz var.

Solda: Ali Serdar Emre, Sağda: Zafer Uluçay
Burada göze çarpan iki ürün var. Birisi J9 Premier, diğeri Tümosan Traktör. Bunlardan da bahsedebilir miyiz?
Ali Serdar Emre: Peguet J9 Premier için yaklaşık 2.5 yıl önce çalışmalara başladık. Değişklikler parça parça yapıldı; Öncelik ön kısım ardından arka ve paralelinde yan kısımlar tasarlandı. Paralelinde iç kısım tasarımı yürütüldü. Bunun endüstriyel tasarımı ve mühendislik tasarımı tamamen ZuluDesign ve Cadem A.Ş. firmalarına ait. Prototiplerin yapılmasında KARSAN'ın prototip atölyesini kullandık ama kalıpları ve modelleri Atölye A.Ş. bünyesinde imal ettikten sonra KARSAN'a götürdük.


J9 Premier projesi sonlanmaya yakın bir Tümosan Traktör geliştirme çalışmasını başlattık. Alçelik firması yeni bir traktör tasarımı ortaya koymak istedi. Bu projede, yaklaşık 9 ay süre içinde birçok parçanın seri üretim kalıpları tamamlandı. Yaklaşık bir ay içinde aracın lansmanı yapılacak. Alçelik firması bu Fuar'da resimlerini sergilemek üzere bize izin verdi. O vesile ile bu resimleri de sergileyebiliyoruz.
Bu üretim ve imalat aşamasında hangi CAD/CAM programlarını kullandınız?
Ali Serdar Emre, Peguet J9 Premier Facelift Projesi'ne başladığımızda J9'ların üç boyutlu modelleri yoktu. Fiziksel olarak araç ortada olduğun için bünyemizdeki 3D optik tarama sistemleri vasıtasıyla araç yüzeylerini milyonlarca noktadan oluşan dijital 3D model haline getirdik. Ardından CATIA V5 yazılımının tersine mühendislik modüllerini de kullanarak bu nokta bulutu verisi 3D yüzey modeli haline getirildi.
Traktörün 3D optik taraması hakkında bilgi verir misiniz?
Orkun Nuras, GOM Ürün Destek Mühendisi: Üç boyutlu tarama ve optik cihazlardan sorumlu kişiyim. Tersine mühendislik konusunda çalışıyorum. Aracın var olan şasesinde üç boyutlu tarama ve sayısallaştırma çalışmalarında bulundum.
Bunun dışında proje devam ettiği sürece yine aynı tarama cihazıyla, sistemin kalite kontrol konusundaki fonksiyonunu kullanarak kalite kontrol ölçümleri yaptık. Böylece 3D CAD modellere kıyasla ne kadar doğru üretimler yapıldığını değerlendirme fırsatımız oldu.

Orkun Nuras ve ATOS II 3D optik tarama sistemi, ekranda traktör tarama verisi görülüyor.
J9 Premier ve Tümosan Traktör projelerine endüstriyel tasarımcı olarak katkılarınızın yanı sıra burada sergilenmekte olan buharlı temizleyiciler hakkında da bilgi verir misiniz?
Zafer Uluçay, ZuluDesign: Biz sadece otomotiv sektöründe iş yapmıyoruz. Ürün tasarımı da yaptığımız için bu makineleri de sergiliyoruz. Bu makineleri EKSEN firması için tasarladık. Bu firma da bu ürünleri "Arçelik ve BEKO" adı altında bu firmalara verdi. Bu ürün 100 derecenin üstünde buhar püskürterek hijyen sağlıyor. Üstelik hiçbir temizlik maddesi kullanmadan temizlik yapmış oluyorsunuz. Bu temizliği en çok çocuk odasında, çocuğun oyuncaklarında kullanabiliyoruz. Bütün zemin döşemeleri, camlar, perdeler her türlü zemin için çok kullanışlı bir alet. Araç temizliklerinde de kullanabiliyoruz. Yağ lekeleri vs. çok kolay çıkartılıyor. Motosiklet, bisiklet gibiaraçların temizliğinde de kullanabiliyoruz...

Bu ürünün tasarım hakkı Arçelik'e mi devredildi?
Zafer Uluçay: Bu ürünün tasarım hakkı EKSEN Makine'de. EKSEN Makine için tasarlanmış bir ürün. EKSEN Makine ile Arçelik arasında olan bir ilişki doğrultusunda yön verilmiş bir ürün. Özetle, pazarlamayı Arçelik üstlenmiş durumda. Üretimini ve tasarımını EKSEN makine yapıyor.

T-Design Standı: Tasarımcı Murat Armağan ile yapılan Röportaj:
T-Design ne zaman, nasıl kuruldu? Ekibiniz hangi özelliklere sahip?
Murat Armağan: T-Design, teknoloji konulu tasarımlar ve sistem tasarımları üreterek ticari yenilikler getirmek, patent nitelikli hayatı kolaylaştıran tasarımlar üretmek, benzeri projeleri destekleyerek ticari değer kazandırmak amacıyla kurulmuştur. Tasarım ve ürün geliştirme hizmetlerindeki kurumsal yapıların azlığı ve önümüzdeki uluslararası rekabet koşullarında, yeni ürün geliştirme stratejilerinin firmalar için öneminin artması, T-Design tarafından potansiyel olarak görülmüş ve hedef alanını oluşturmuştur. T-Design, farklı sektörlerdeki firmaların mevcut üretimlerinde ürün geliştirme danışmanlığı yaparak ürünlerine değer katmakta veya yeni ürünler geliştirerek rekabet avantajı elde etmelerini sağlamaktadır.

Üretici firmaların tasarım ihtiyaçlarının tanımlanması, ürün stratejilerinin anlaşılması, üretim koşullarının bilinmesi, ürün geliştirme süreci için önceliklidir. T-Design araştırma sürecinde yer alan bu adımlar, rakip ürünlerin performans analizi, kullanıcı alışkanlıklarının öğrenilmesi gibi araştırmalar ile desteklenerek iş sürecinde uygulanacak modeli belirler. Model, ürün tasarımı sürecinin her adımında, edinimlerin ve bilgilerin doğru kullanımı sağlayarak sonuca hızlı ve güvenli biçimde yaklaştırır.
Deniz Taksi Projesi nasıl doğdu?
Murat Armağan: Deniz Taksi bizim periyodik olarak yaptığımız workshoplardan birinde ortaya çıkmış bir fikir. Aslında Deniz Taksisi projesine sadece tekne tasarımı olarak bakarsak çok dar bir açıdan bakmış oluruz;
Deniz Taksi'yi bir sistem olarak tasarladık. Yönetim sistemleri, duraklar ve deniz taşıma aracı olarak üç bölüme ayırdık. Deniz taksinin yolcu taşıma işlevine uygun olarak tasarım çalışmaları sürerken, yolcu iniş binişinin yapılacağı duraklar için güvenliğin ön planda olduğu çözümler üretmeye çalıştık. Bunun yanında da sistemin beyni olan "Yönetim ve Yönlendirme Sistemi"ni tasarladık. Bu, çağrı merkezi, coğrafi pozisyon belirleme (GPS), filo takibi ve yönlendirme gibi bir dizi teknolojiyi barındıran sistem, yazılım ve donanım alt yapısı ile de uzun ve zahmetli bir iş geliştirme süreci aslında...

İlk kez Mart ayında denize indirdiğimiz prototip ile test çalışmaları devam ediyor. Bu prototipi İstanbul Tasarım Haftası kapsamındaki fuar alanında sergiliyoruz. Bu prototipin üretilmesi yaklaşık altı aylık bir süre aldı. Öncesinde 1.5 yıllık bir mühendislik çalışması söz konusu. Mühendislik çalışmalarda doğal olarak CAD/CAM teknolojileri kullanılarak yapıldı. Bilgisayar ortamında aracın deniz üzerinde çeşitli deniz koşullarındaki davranışları simüle edildi ve özellikle alt gövdenin tasarımı tamamen bilgisayar verilerinden yola çıkarak yapıldı. Biz çeşitli gövde tiplerinde denemeler yaptık. Sonunda su üzeri hareketliliğe en iyi cevap veren katamaran gövdede karar kıldık. Bilgisayar ortamında yaptığımız ergonomik analizlerle yolcu yerleşimleri kullanım alanlarını tasarlayarak bu gün prototipte gördüğünüz tasarım ortaya çıktı.

Proje ne kadar zamanınızı aldı?
Murat Armağan: Proje 3,5 yıl sürdü. İlk bir yılı tamamen araştırma ile geçti bunun paralelinde tasarım eskizleri de yapılıyordu tabii bir çok el çizimi yapıldı. Şu anda proje bitmiş sayılmaz aslında. Şu sıralar yoğunlukla "Yönetim ve Yönlendirme Sistemi" üzerine çalışılıyor. Ayrıca uygulanacağı her kente göre bu sistemin yapısı farklılaşıyor. Ayrıca farklı tasarım modelleri ve Deniz Taksi sistemine entegre edilebilecek diğer operasyonel deniz araçları üzerine çalışıyoruz.

Dünya'da benzer uygulamalar var mı?
Murat Armağan: Dünya da "Deniz Taksi Sistemine" benzer bir uygulama yok. Bunun sebebi teknolojik olarak bazı fonksiyonların henüz uygulanabilir olması. Örneğin herhangi bir yerden sipariş verebilmek için Mobil iletişim araçlarına ihtiyaç olması gibi. Bu sistem tasarımı alanında bir ilktir. Eğer yurt dışındaki kıyı kentlerde uygulamaya başlarsak. Sistem tasarım ihracatı, sistem kurulumu ve işletmeciliği alanında bir ilki gerçekleştirmiş olacağız.
Sistemin en büyük avantajı hat ve saat bağımsız olarak bir deniz aracını tıpkı bir kara taksisi gibi istediğiniz anda kullanabilme imkanı yaratmaktadır. Ayrıca küçük ölçekte yolcu taşıma alanında son derece güvenli ve konforlu bir yolculuk sağlamaktadır. Özellikle İstanbul gibi trafik sorunu olan ve iki yaka arasındaki gelişlerin yoğun olduğu kentlerde tüm bölgede homojen bir taşımacılık ortamı meydana getirmektedir.
Tasarım sürecinde hangi CAD yazılımlarını kullandınız?
Murat Armağan: Tekne gövde tasarımı ve simülasyonlarda Autoship (www.autoship.com) kullanıldı. Durak sistemi ve birçok mekanik noktanın çözümünde ise T-Design bünyesindeki projelerde standart olarak kullanılan Pro/ENGINEER yazılımından yararlandık.

Ergonomik analizler için Pro/ENGINEER yazılımının bu işe özgü modüllerini de kullandınız mı?
Murat Armağan: Evet. Ergonomik analizler için Pro/ENGINEER ile yaptığımız tasarımların içerisine insan modelleri yerleştirerek yerleşim, yolcu hareketi gibi konularda denemeler yaptık. Bu konuda otomobil teknolojisinde kullanılan analizlerden faydalandık.
Projeyi tanıtmak için yapılan animasyonlarda hangi program kullanıldı?
Murat Armağan: Bu animasyonlar 3ds max, After Effects, Maya gibi programlarda yapıldı. Bunun için dışarıdan da destek alındı

Tanıtım videosu: T-Design_Deniz-Taksi.mpg (15MB)
Fiziksel modelleri nasıl yaptınız?
Murat Armağan: Öncelikle aldığımız ölçekli projelerden üzerinde çizgi ve fonksiyon denemeleri yapacağımız ölçekli maketler hazırladık. CNC tezgahlarda çift poliüretan model malzemeleri işleyerek ölçekli hassas modeller oluşturduk, bunlar üzerinden bazı ön testleri yapmaya başladık. Bu süreçte hızlı prototip (3D printing) teknolojilerini pek kullanmadık.

1:1 Ölçekli ilk maketi imal etmek için hangi teknolojileri kullandınız?
Murat Armağan: Öncelikle tek eksenli tezgahlarda keserek bir şablon seti oluşturduk. Blok maket malzemesi üzerinde yaptığımız işlemleri bu hassas şablonlarla kontrol ettik . Bu oldukça pratik, aynı zamanda da ekonomik. Deneme maketleri için en doğru çözüm. Bunun yanında posta noktalarından aldığımız kesitleri yine tek eksenli tezgahta keserek parçaları bir omurga üzerinde topladık. Sonra esnek PVC malzemelerle giydirerek hafif gövde maketleri oluşturduk.

Tersine mühendislik - 3D tarama teknolojileri kullandınız mı?
Murat Armağan: Yapılan 1:1 ölçekli prototip üzerinde testler sonrasında bazı revizyonlar yapıldı. Bunların yeniden 3D CAD ortamına aktarılması için lazer mesafe ölçücülerden yararlanılarak bazı kritik koordinatlar ölçüldü.
Yurt dışından da ilgi görüyor musunuz? Sipariş aldınız mı?
Murat Armağan: BAE-Dubai, Hırvatistan, Almanya, Hollanda ve Rusya gibi ülkelerden ciddi olarak ilgi var bu ülkelerde yoğun görüşmelerimiz söz konusu.
Kariyerini ürün geliştirme konusunda yapmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Murat Armağan: Mevcut üretim koşulları, ekonomik veriler her zaman sınırlayıcıdır. Bu koşulları çok iyi öğrenip bunun üzerinden daha avantajlı ürün geliştirebilen başarılı olacaktır. Bir ürünün piyasaya sunulma zamanı ve sunulduğu yer, ürünün kaderi için belirleyicidir. Hangi zamana ve kimin için ürün yapıldığını iyi sorgulamak gerekir. Mevcut üretim koşullarını çok iyi öğrenmek ve bu koşullara göre daha iyi ürün geliştirebilmek bir başarı anahtarı olduğu gibi, yenilikçi yaklaşımla koşulları zorlayarak ürün tasarlamak her zaman rekabet yönüyle önde olacaktır.
İyi bir ürün geliştirmeci hangi projeyi kotarması gerektiğini, hangi proje ile koşulları zorlayarak riske gireceğini hesaplayabilir. Bunun için en önemli güç deneyimdir ve mesleki seçim ne kadar erken yapılır ve yoğun çalışılırsa o kadar fazla deneyim biriktirilir. Bu alanda çalışan kişilerin en önemli sermayesi budur.
Kunter Şekercioğlu, Kilit Taşı Tasarım Mimarlık Ltd.
www.kilittasi.com
Kendinizden kısaca bahseder misiniz?
Kunter Şekercioğlu: 1996-2002 yılları arasında freelance ürün tasarımı yaptım. 2002 yılından beri ağabeyim Taner Şekercioğlu ile ortak olduğumuz şirketimizde çalışıyorum. Bursa ve İstanbul'da ofislerimiz var. Bursa'daki ofisimiz iç mimarlık ve dekorasyon yoğunluklu çalışıyor. Endüstri ürünleri tasarımı işlerimiz ise İstanbul yoğunluklu...

Standınızda görüldüğü üzere BANAT için tasarladığınız iki çeşit diş fırçası var; EXCLUSIVE ve TRI-ACTION. EXCLUSIVE diş Fırçası Projesi nasıl başladı? ne kadar sürdü?
EXCLUSIVE diş fırçası geliştirme projesi 1,5 yıl sürdü. Bu, iki plastik komponentin bir arada kullanıldığı bir ürün. İki komponent zaten Türkiye'de çok kullanılan bir teknoloji. Yılladır Banat da bu tür üretim yapıyordu. Fakat modellerinin biraz güncellenmesi gerekiyordu. Firma daha üst segmente hitap eden yeni bir ürün üretmek arzusundaydı...

TRI-ACTION modelinin tasarımı hakkında bilgi verir misiniz?
Bu ürün, elin direkt kavradığı bir diş fırçası. Bunu tasarlamak için uzun çalışmalar yürütüldü. Başparmak nerede duracak? Diğer parmaklar nasıl kavrayacak? Doğru diş fırçalama tekniği nedir, süpürme tekniği nedir, bunlar göz önünde bulundurularak "fırçanın ergonomisi nasıl olmalıdır?" sorularının cevaplandırılması ile aşama aşama detaylandırıldı.
Bu modelde dikkat ederseniz PP arasına enjekte edilmiş kauçuk (TPRs) malzeme, fırçanın kolay tutulmasını sağladığı gibi fırçanın kenar kısımlarındaki diş etlerine masaj yapacak 10 adet esnek çubuğu da oluşturuyor. Aynı kauçuk malzeme, fırça sırtında ise pürüzlü bir yapı oluşturacak şekilde tasarlandı. Sırttaki bu küçük dokunun amacı dil temizlemesi; bu, toplumumuzun pek alıştığı bir durum değil ama diş doktorları tavsiye ediyor. Tüm bu ek özellikler BANAT'ı pazarda daha güçlü konuma getiriyor.
Bu modelin tasarımında ergonomi, fonksiyonellik ve estetik kriterlerin yanı sıra 3 komponentli üretime uygun bir geometriyi yakalayabilmeniz kolay olmamıştır herhalde?
Evet, bu Türkiye'de tasarlanmış ve üretilmiş ilk üç komponentli diş fırçası. Üç komponentli ürünün kalıpları çok karmaşık oluyor ve kendine has birçok özel gereksinimleri var. Bu yeni üretim yönteminin sınırlarını zorlama içgüdüsü ile; ergonomi, görsel estetik ve üretime uygunluk kriterlerini tatmin edici bir noktada biraraya getirene kadar onlarca alternatif tasarladık. İlk baskı örnekleri daha birkaç gün önce elimize geçti. Bizden, doğal alarak, bu yeni kalıp teknolojisine uygun ürün tasarlamamız bekleniyordu; her 3 malzemeye ait yüzeylerin de kalıplanabilir olması için birçok kriteri sağlamamız gerekti... Proje boyunca bu konuda, işin uzmanlarıyla yoğun bir fikir ve mesai alışverişimiz oldu...

BANAT, "EXCLUSIVE" diş fırçası. Malzeme: PP, TPRs - üretim yöntemi: plastik enjeksiyon. Doğru ergonomik datalar göz önünde bulundurularak tasarlanmış çift komponentli diş fırçası tasarımı

BANAT, "TRI-ACTION" diş fırçası, malzeme: PP, TPRs - üretim yöntemi: plastik enjeksiyon. Doğru ergonomik datalar göz önünde bulundurularak tasarlanmış üç komponentli diş fırçası tasarımı. Türkiye'de tasarlanmış ve üretilmiş ilk üç komponentli diş fırçası.
Son olarak, Arzum markalı cezvelerin tasarımı hakkında bilgi alabilir miyiz?
Bu da yepyeni bir ürün. Ofisiniz var ama ocağınız yok. Ama kahve koliksiniz. Bu ürün size elektrikle Türk kahvesi hazırlama imkanı sağlıyor. Annenizden öğrendiniz yöntemle pişirebiliyorsunuz. Kablosu yok, ocağı yok. Yıllardır bu piyasada metal kaşık kullandığınız zaman elektrik çarpan ürünler vardı. O teknoloji geçti.
İstedik ki insanlar ARZUM CEZVE'yi vitrinde gördükleri zaman algısal olarak bu ürünün Türk Kahvesi cezvesi olduğunu anlasınlar. Sonra elektrikli olduğunun farkına varsınlar. Bunu cezvenin içinde gizlenmiş bir elektrikli ısıtıcı rezistans ile sağladık.

Bu tasarımda bizi en çok zorlayan nokta elektrik rezistansının ısıyı dengeli bir şekilde cezve tabanına vermesinde oldu. Bunu verimli bir şekilde sağlamak hatırı sayılır bir süre aldı. Bu çok önemliydi, çünkü köpüğün yoğun olabilmesi için dengeli ve kontrollü bir ısıtma şart.

Dikkat ederseniz bu üründe bir de kapak mevcut. Biliyorsunuz aslında kimse Türk kahvesi yaptığı bir cezvede kapak kullanmaz ama elektrikli ısıtıcılarda kapak bulunması zorunluluğu bizi kapak tasarımı da yapmak durumunda bıraktı.

İlk kez Şubat 2005 Frankfurt Ambiente Fuarı'nda sergilenen bu Cezve Türk kahvesi cezvesinin yüzlerce yıla yayılan tarihsel kimliği ve Türkiye'deki gündelik yaşamdaki payı göz ardı edilmeden tasarlanmış. Paslanmaz çelikten imal edilmiş Cezve elektrikli ve kablosuz olarak, aynı kimlikte kurgulanmış kahve kaşığı ile beraber kullanılabiliyor. Fotoğraflar: Osman Bozkurt

Design Temple standı
80m megayatch;
Kemal Aydabol'un 1997-2005 yılları arasında yaptığı yat tasarımlarından birine ait maket.
Marmara Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Standı
2005 Proje ve okul birincisi Yaprak Büyükteoman:
Projeniz nasıl ortaya çıktı? Hangi CAD programlarını kullandınız?
Yaprak Büyükteoman: Okulumuzda bu sene son sınıflara verilen mezuniyet projesi, 20litre plastik su damacanaları için bir taşıma ve dağıtma sistemiydi. Şu anda damacana su piyasası çok büyük bir pazar oluşturuyor.
Ancak bu suların tüketiciye ulaştırılmasında bir çok sorun yaşanıyor. Bizden dağıtıcı ve tüketicilerin şişeleri daha rahat kullanılması için gerekli araç ve aksesuarları tasarlamamız istendi.
Bize verilen kamyonetin arkasına karoseri yerleştirdik. Ben Pınar firmasını seçip, onların kurumsal kimliğinden yola çıktım. Akarsu, su çarkı ve şeffaflık temalarından karoserin son formuna ulaştım. Bu karoser, çalışma sistemi itibariyle damacanaların rahatça araca yüklenip boşaltılabilmesine olanak veriyor. Modelleme ve görsellerde Rhino, 3ds max ve Photoshop programlarını kullandım.
Aracın 3D modelini kasayı siz mi çizdiniz? Yoksa hazır olarak mı geldi?
Yaprak Büyükteoman: Firma bize sadece kamyonete ait bazı görsel veriler konusunda yardımcı oldu. Ürünü detaylı inceleme imkanı verdi. Ancak herhangi bir modelleme temin edilmedi. Hyundai marka kamyonetin 3D modellemesini kendimiz yaptık.


Ölçekli model
Diğer ikinci ve üçüncü projelerde Turkuaz ve Hamidiye markaları var. Onlar mı sponsor oldu o projelere?
Yaprak Büyükteoman: Bu projelerde herhangi bir firmanın sponsorluğu söz konusu değil. Kim hangi su markasını kendine yakın gördüyse o marka üzerinde çalıştı. Ama ben bu sergi nedeniyle "Pınar Su" ile görüşmeye başladım.
Pınar beğenirse belki ileride bu aksesuarları kullanma gibi durumları
olabilir.
|
|
|
|
Hamidiye su damacana taşıma kamyonu |
Turkuaz su damacana taşıma kamyonu |
Yukarıda 2. ve 3. olan tasarımlar görülmektedir. (Poster fotoğraflarını daha büyük görmek için tıklayınz) |
Yani sizin bu çalışmanız esnasında Pınar Su bu projeden habersizdi?
Yaprak Büyükteoman: Evet; ben bu projenin burada sergileneceğini öğrenince Pınar Su ile bağlantıya geçtim. Sonra pazarlama müdürleri sergiye geldi. Bu projeleri inceledi. Kendileriyle anlaşabilirsek bu projenin geliştirilip hayata geçirilmesi söz konusu olabilir.

Sergilenen diğer öğrenci projeleri:
Bisan sponsorluğunda, "DAIMA, the basketbool whell chair" ismiyle Fiziksel engellilerin basketbol oynayabilmesi Erman Akyol tarafından tasarlanmış bir tekerlekli sandalye. Bu sandalyeye ait 1:1 ölçekli bir model de sergilendi.
İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı ve Gemi İnşa Müh. Bölümleri ortak tasarım ve imalatı olan damla şeklinde orijinal bir deniz bisikleti. Bu bisiklete ait çalışır vaziyette bir model de Galata Köprüsü'ne bağlı vaziyette sergilendi; (resimleri büyük görmek için tıklayınız)
|
|
Damla Bee-Sea-Klet; Deniz Bisikleti
|
|

Amortisörlü
bir kızak prototipi

VIMANA - Konsept SUV Aracı, Tasarımcı: Ercan Kaymak
Tasarım Ödülleri Ömer Ünal ve Zafer Uluçay'a verildi:
IDW 2005 Yılın Tasarımı Ödülü ve ETMK ADesign Fair 2005 Yılın Genç Tasarımcısı Ödülü, 16 Eylül 2005 Cuma akşamı düzenlenen ödül töreni ile sahiplerini buldu.

Soldan sağa 3. sırada Zafer Uluçay, 4. sırada ise Ömer Ünal görülmektedir. Fotoğraf: Levent Özler
IDW 2005 Yılın Tasarımı Ödülü, Nar Kitaplık Sehpası ile u:b studio'dan Ömer Ünal'a verildi. IDW 2005 Yılın Tasarım ödülü için değerlendirme ölçütleri şunlardı: Tasarım konseptinde özgürlük ve yenilikçilik, işlevsel ve estetik uyum, kullanıcı açısından tasarım çözümünün kalitesi, kendi alanında çağdaş Türk tasarımına yaratıcı bir çözüm veya boyut getirmesi.
Nar Kitaplık Sehpası:
"Nar" geleneksel sehpa ve kitaplık anlayışına yeni bir yaklaşımdır. Sehpa ve kitaplığın fonksiyonlarını bir araya getirerek pratik bir kullanım biçimi sunmaktadır.

IDW 2005 Yılın Tasarımı Ödülü, Nar Kitaplık Sehpası ile Ömer Ünal'a verildi. Fotoğraf: Levent Özler
Yan yana sıralanmış ince metal levhalar "Nar'ın" iskeletini oluşturmaktadır. Kitaplar bu levhalara geçirilerek sırtlarından dikey olarak taşınır. Bu levhalar bir kitaplık kadar çok kitabı taşır ve aynı zamanda kitap ayracı görevi görür.
İskeletin ve kitapların üzerinde rahatlıkla kayabilen tepsiler kitapları tozdan korur ve "Nar'a" bir sehpa olarak kullanım kazandırmış olur.
Masanın üzeri onu kullananın kitapları ile dolduğunda obje görünürlüğünü kaybeder ve estetiği kişiselleşir.
Bunu sağlamak için tasarım ve malzeme seçimleri basit ve fonksiyona yönelik bırakılmıştır.
u:b Studio Hakkında: (www.unalmimarlik.com)
u:b studio 2001 yılında Ömer Ünal ve Alper Böler tarafından kurulmuştur. Üretici firmalara geniş kapsamlı tasarım desteği veren bir firmadır.
ETMK ADesign Fair 2005 Yılın Genç Tasarımcısı Ödülü'nü ise ZuluDesign'dan Zafer Uluçay aldı. Zafer Uluçay bu ödüle, tasarım sürecinin başından sonuna izlediği çalışma yöntemiyle tüm tasarımcı adaylarına örnek teşkil etmesine ek olarak, çalışma verimliliği, azmi ve iş kalitesinden dolayı layık görüldü

İleriki sayfalarda Zafer Uluçay'ın bu ödülü almasını sağlayan çalışmalarını detaylı şekilde anlatan ayrı bir yazı bulunmaktadır.
Ödül kazanan tasarımcılar 2006 Milano Design Week için ücretsiz gidiş dönüş uçak bileti ve konaklama hakkı kazandılar.
Yönergesi ETMK tarafından hazırlanan yarışmanın seçici kurulu; Yılmaz Zenger, Aldo Cibic, İnci Mutlu, Alpay Er, Koray Malhan, Tanju Özelgin, Özlem Yalım, Naz Evyapan ve Ali Bakova'dan oluşuyordu.
İlgili haberler:
16-09-2005 > ADesign 2005 Fuarı'nda firmalar, serbest
tasarımcılar ve endüstriyel tasarım bölümü son sınıf öğrencilerinin
tasarlamış ve üretmiş olduğu birçok yeni ve orijinal ürün
sergileniyor:
06-04-2005
> Teknoloji
Holding şirketlerinden T-Design tarafından şehir içi ulaşıma
alternatif olarak geliştirilen Deniz Taksi, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin sistemi kabul etmesi durumunda 2006'da
hizmet vermeye başlayacak
|