|
Giriş:
Metal
Enjeksiyon Kalıplama (MIM-Metal Injection Moulding) teknolojisi
ile mühendisler tasarım ve üretimde sınırları zorluyor: El
Aletleri, Tıp, Optik, Ateşli Silahlar, Elektronik ve Otomotiv
endüstrilerinin "Hassas ve Karmaşık Şekilli" parçaları seri
biçimde üretilebiliyor. Paslanmaz çelikler; yüksek mukavemetli
çelikler; genel imalat çelikleri; invar, kovar gibi özel alaşımlar;
bakır, pirinç, titanyum gibi demir dışı metaller ve daha bir
çok malzeme MIM'e uygulanıyor.
Metal
Enjeksiyon Kalıplama ya da literatürde bilinen adıyla MIM
teknolojisi özellikle son 15-20 yıl içerisinde alternatif
bir imalat metodu olarak kendini göstermeye başlamıştır. Göreceli
olarak küçük, hassas ve kompleks şekilli parçaların ekonomik
biçimde üretilmesine imkan tanıyan MIM teknolojisi bugün itibarıyla
dünyada 1 milyar US$ tutarında iş hacmine ulaşmıştır. El aletleri,
optik, tıp, ateşli silahlar, havacılık, elektronik ve otomotiv
gibi günümüzün kitlesel imalat sektörlerine hizmet vererek
sürekli gelişme gösteren MIM endüstrisinin, 2010 yılı itibarıyla
2 milyar US$'a varan bir pazar büyüklüğüne erişeceği tahmin
edilmektedir.
MIM
teknolojisi, aslında önceden bilinen toz metalürjisi ve plastik
enjeksiyon teknolojilerinin bir arada kombine edilmesi ile
gerçekleştirilmektedir. Ancak MIM'in bir üretim metodu olarak
uyarlanması ve ticari olarak kullanılmaya başlanması 1990'lara
dayanmaktadır. Klasik toz metalürjisi, preslenmeye hazır hale
getirilmiş toz karışımının rijid bir kalıp içerisinde tek
eksende preslenerek sıkıştırılması, daha sonra da kalıptan
çıkarılarak sinterlenmesi esasına dayanmaktadır. Böylece nispeten
komplike şekillere sahip parçalar kolayca ve milyonlarca üretilebilmektedir.
Ancak yöntemde parça şekline bağlı olan belirgin bir kısıtlama
söz konusudur: Parçanın kalıptan çıkarılması zorunluluğu presleme
yönüne göre açılı delik ve boşaltmaların yapılmasını engeller.
Bu sınırlama metal enjeksiyon teknolojisinde önemli ölçüde
giderilmiştir.
|
|
|
Şekil.1
- Metal Enjeksiyon Kalıplama Prosesi
|
Enjeksiyon
yöntemi ile plastik malzemelerin şekillendirilmesi yıllardan
beri uygulanan bir imalat metodudur. Hemen hemen her gün hayatımıza
karmaşık şekilli yeni bir plastik parça girmektedir. Çoğu
kez farkına bile varamadığımız bu parçaların en büyük özelliği
göreceli olarak ucuz olmalarıdır. Ancak diğer taraftan bir
çok mühendislik uygulaması için de bu termo-plastik malzemeler
yeterli mekanik özelliklere (sertlik, mukavemet, yüksek sıcaklıklarda
çalışabilme vs.) sahip değildir. Gerçi bu plastik malzemelere
metal ya da seramik katkı maddeleri ilave edilmesi suretiyle
bir çok geliştirme yapılmıştır. Fakat gerçek ilerleme katkılı
plastik yerine, yüksek oranda metal tozunun plastik içerisine
karıştırılması suretiyle elde edilen "plastik bağlantılı metal"
malzemenin bulunması ile sağlanmıştır. Plastik bağlayıcının
dikkatli bir şekilde ayrıştırılarak yapıdan uzaklaştırılması
sonucunda geriye sadece metalden oluşan gözenekli bir iskelet
yapı kalır. İşte bu iskelet metal de tıpkı klasik toz metalürjisinde
olduğu gibi sinterlenerek metalik bağlantıların teşkil edilmesi
ve gözeneklerin kapanması suretiyle metal parça haline dönüştürülür.
Sinter sonrası parça yoğunluğu, teorik malzeme yoğunluğunun
%95'i civarındadır. Yüksek basınç altında sinterleme (HIP)
uygulanması ile yoğunluk %99.7 kadar çıkarılabilmektedir.
Bunun anlamı parçanın mekanik özelliklerinin geleneksel toz
metalürjisinden öteye geçerek dövme malzeme özelliklerine
sahip olmasıdır.
Metal
Enjeksiyon Kalıplama prosesisinin temel adımları Şekil.1'de
gösterilmiştir. Metal tozları sıcak olarak organik bağlayıcılarla
karıştırılır. Toz olarak üretilebilen hemen hemen her çeşit
metal ve metal alaşımı MIM'de kullanılabilmektedir. Alaşımsız
ve düşük alaşımlı çelikler, paslanmaz çelikler, yüksek hız
çelikleri, bakır bazlı alaşımlar (pirinç, bronz vs.), nikel
ve kobalt esaslı süper alaşımlar (invar, kovar vb.), titanyum,
manyetik alaşımlar, refrakter malzemeler ve sert maden (tungsten
karbür) bu malzemelerden örneklerdir (detay için yazının sonunda
verilen malzeme listesine bakınız). Sadece aluminyum ve magnezyum
bunların dışındadır. Bağlayıcı olarak da termo-plastik malzemeler
(parafin, antipirin, balmumu, naftalin, fıstık yağı, stearik
ve oleik asitler, esterler vs.), poliasetal (polioksimetilen)
ve jelatin türevi malzemeler (metil selüloz, gliserin, borik
asit vs.) kullanılmaktadır. Homojen ve uniform olarak elde
edilen karışım soğutularak granülize edilir. Belli bir granül
büyüklüğüne sahip malzeme enjeksiyon preslerinde kullanılır.
Enjeksiyon işleminde kullanılan presler plastik endüstrisinde
kullanılan makinalara çok benzer.
|
|
|
Şekil.
2 - MIM prosesinde kullanılan enjeksiyon presler plastik
endüstrisinde kullanılan makinalara çok benzer.
|
Enjeksiyon
işlemi yaklaşık 165-180 °C sıcaklıkta gerçekleştirilir ve
tipik bir enjeksiyon çevrimi 20 sn 'dir. Enjeksiyon işlemi
ile "Yeşil Parça" adı verilen, metal ve plastik bağlayıcının
bir arada bulunduğu ve henüz herhangi bir metalik bağlantı
içermeyen, parçalar çekme payları da dikkate alınarak istenilen
geometri ve biçimde şekillendirilir. Enjeksiyon sonrası parçaların
gözle muayenesi yapılarak, ağırlık ve yoğunluk kontrolları
gerçekleştirilir. Daha sonra bağlayıcı plastik maddeler yapıdan
dikkatli bir şekilde uzaklaştırılır. Ayrıştırma adı verilen
bu işlem iki aşamada gerçekleştirilir: Kimyasal ayrıştırma
işleminde yağlar organik bir çözücü içerisinde (solvent) eritilmek
suretiyle yapıdan çıkarılır. Termal ayrıştırma işleminde ise
termo-plastik maddeler düşük sıcaklıktaki ön-sinterleme fırınlarında
yakılmak suretiyle bertaraf edilir.
|
|
|
Şekil.
3 - Termal ayrıştırma işlemi bağlayıcı yakma fırınlarında
düşük sıcaklıkta gerçekleştirilir.
|
Bu
aşamada elde edilen parçaya "Kahverengi Parça" denmektedir.
Kahverengi parçada artık sadece metal vardır ve henüz metalik
bağlantı yapılmadığından bir tebeşir gibi kırılıp, şekillendirilebilir.
Çapak alma, küçük tashihler gibi düzeltici işlemler bu aşamada
gerçekleştirilebilir. Bir sonraki adımda parçalar sinterlenerek
istenilen ölçü, yoğunluk ve mekanik özelliklere uygun şekilde
katılaştırılır. Sinterleme esnasında parçalarda ciddi bir
kendini çekme (büzülme) söz konusudur zira başlangıçtaki yapıda
hacimsel olarak %50 'ye varan bir oranda plastik bağlayıcı
bulunmaktadır. Parçalarda kendini çekme her üç boyutta ve
eşit olarak gerçekleşir. Çekme oranı tek boyutta %15-20 civarındadır.
MIM teknolojisinin en önemli kısmı parçalardaki bu büzülme
olayını kontrol ederek yönetebilmektir. Geleneksel toz metalürjisinden
farklı olarak, MIM parçalardaki metalin yoğunluk dağılımı
eğer başlangıçtaki karışım yeterince homojen olarak elde edilebildiyse,
çok daha uniformdur. Bu nedenle sinterleme sırasındaki kendini
çekme fazla olsa da , düzgün ve eşit bir büzülme söz konusudur.
Böylece tek eksenli sıkıştırma ile form verilmiş klasik toz
metalürjisi parçalarda karşılaşılan geometrik çarpılma ve
bozulmalar, MIM teknolojisinde büyük ölçüde elimine edilmiş
olur. Sinterlenerek artık metal halini almış parçalara talaş
kaldırma işlemleri (kesme, delme, diş çekme, taşlama vs.),
ısıl işlemler (sertleştirme, menevişleme, yaşlandırma vb.)
ve yüzey işlemleri (kaplama, karartma, boyama vs.) uygulanabilir.
Sinter sonrası yapılan bu işlemlere "İkincil İşlemler" denir.
|
|
|
Şekil.
4 - Sinterleme işlemi koruyucu atmosferli ve vakumlu
sinter fırınlarında yüksek sıcaklıklarda gerçekleştirilir.Özel
durumlar için kullanılan HIP fırınlar da mevcuttur.
|
Dizayn
İpuçları:
Genel
olarak plastik ürünlerin imal edilmesinde kullanılan herhangi
bir şekil veya form MIM teknolojisi için de kullanılabilmektedir.
Fakat her iki halde de bazı sınırlamalar mevcuttur. İstenilen
parça geometrisinin üretilmesini sağlayan araçlar enjeksiyon
kalıplarıdır. Enjeksiyon erimiş halde bulunan malzemenin basınçla
kalıp içerisindeki boşluğa (kavite) doldurulması işlemidir.
Bir enjeksiyon kalıbı kabaca; parça formunu oluşturacak kalıp
kavitesini (kavite sayısı birden fazla olabilir) taşıyan sabit
ve hareketli plakalar, parça içerisindeki delik ve boşlukları
oluşturacak maçalar ve pimler, malzemenin kalıba dolmasını
sağlayacak yolluk sistemi, soğutma elemanları, parçanın kalıptan
çıkarılmasını sağlayan çıkarıcı pimler ve kalıp hamillerinden
meydana gelmektedir. Şekil.5 bir enjeksiyon kalıbının parçalarını
göstermektedir.
|
|
|
Şekil.
5 - Bir enjeksiyon kalıbının çalışma prensibi
|
MIM
parçalar için dizayn parametreleri; uniform cidar kalınlığı,
boşluk ve deliklerin şekli, kalıp doldurma (enjeksiyon) noktasının
konumu, çıkarıcıların yerleri, kenar ve köşe geçişleri, vida
(diş) porifili, kalıp ayrılma hattı, dip/iç boşaltmalar ve
kombine edilebilecek parça geometrileridir. Uniform cidar
kalınlığı sinterleme esnasındaki çarpılmalardan kaçınmak için
kritik bir faktördür. Farklı kesit kalınlıklarına sahip bir
parçanın farklı çekme oranlarına sahip olması parçanın boyutsal
olarak kontrol edilebilmesini zorlaştırır. Bu nedenle çeşitli
boşaltma teknikleri uygulamak suretiyle hem malzemeden tasarruf
edilmiş olunur, hem de homojen bir kesit yapısı teşkil edilebilir
(Bak. Şekil. 6) .
|
|
|
Şekil.
6 - Uniform cidar kalınlığı sinterleme esnasındaki çarpılmalardan
kaçınmak için kritik bir dizayn faktörüdür.
|
Malzemenin
kalıba doldurulduğu noktaya enjeksiyon noktası (veya patlama
noktası) denmektedir. İdeal durumda enjeksiyon noktası kalın
kesitten ince kesite doğru kalıbı dolduracak şekilde yerleştirilmelidir.
Malzeme akışı kalıp içerisindeki kavite duvarlarına ya da
bir pime etki ederek gerçekleşmelidir. Tersi durumda katmer
oluşumu, iç gerilimli topaklanmalar ve parça yüzeyinde akış
çizgileri gibi istenmeyen olaylar meydana gelebilir. Günümüzde
bir çok MIM parçası üretkenliğin arttırılması amacıyla birden
fazla sayıda kavitesi bulunan kalıplarda basılmaktadır. Kavitelerin
birbirleriyle idantik olmaları gerekmektedir. Ayrıca kalıp
setine ait yolluk ve besleyici sistemi her bir kaviteye eşit
miktarda malzeme akışını temin edecek biçimde tasarlanmalıdır.
Enjeksiyon işlemi sonrasında parçanın kalıptan çıkarılması
itici (veya çıkarıcı) pimler vasıtasıyla olur. Ayrıca derin
delikler ve girintilerin yakalanması amacıyla kalıplara 0.5°-
2° arasında bir koniklik de verilebilmektedir. İtici pimlerin
parça üzerinde minimum iz bırakmasını sağlayacak şekilde düzgün
yapılması önemlidir. İç gerilmelere neden olması sebebiyle
keskin köşe ve uç noktalarından kaçınılmalıdır. Mümkün mertebe
büyük radyüs veya açı ile geçişler yapılmalıdır. Tipik olarak
(iç veya dış) radyüs değerleri 0.4 mm 'den küçük olmamalıdır.
Parçanın kalıptan çıkarılabilmesi için kalıbın birbirinden
ayrılan parçaları üzerinde kavite çizgisi boyunca oluşmuş
"ayrılma hattı" parça üzerine iz çıkarmaktadır. Bu nedenle
kalıp plakalarının birbirleri ile tam uyumlu biçimde kapanması,
parça üzerindeki çapak oluşumunu önlemek açısından gereklidir.
MIM teknolojisinde dip boşaltmalar ve dış konikler çokça uygulanan
dizayn opsiyonlarıdır. Bunlar kalıp maliyetini arttırarak
enjeksiyon çevrimini uzatsa da O-Ring ve segman yuvaları gibi
parça fonksiyonu açısından önemli olan geometrilerin elde
edilmesinde yaygın şekilde kullanılır. Diş (vida) profilleri,
efektif çapın altında teşkil edilen düz bir hat üzerine kalıp
ayrılma çizgisinin yerleştirilmesi suretiyle direkt olarak
enjeksiyondan çıkarılabilir (Bak. Şekil. 7).
|
|
|
Şekil.
7 - MIM Teknolojisinde dizayn opsiyonları
|
MIM
Teknolojisinde Sınırlar:
Teorik
olarak MIM teknolojisinde parça büyüklüğü ve geometrisi açısından
bir limit yoktur. Ancak ekonomik açıdan bazı sınırlar mevcuttur.
MIM teknolojisi göreceli olarak küçük (0.1-150 mm) ve hafif
(0.05-200 gr) ancak diğer imalat yöntemleri ile üretilmesi
zor veya pahalı olabilecek karmaşık şekilli, kompleks parçaların
seri biçimde imal edilmesine uygundur. Parça büyüklüğünün
artması, toplam parça maliyeti içerisinde önemli bir yer tutan
ve pahalı olan hammadde miktarının artması anlamını taşımaktadır.
MIM'de malzeme maliyeti parça ağırlığı ile doğrusal olarak
artmaktadır. Örneğin talaşlı imalatta bu artış hızı MIM'e
göre daha düşüktür. Diğer taraftan parça kesit kalınlıklarının
artması ayrıştırma ve sinterleme işlemlerinin uzamasına dolayısıyla
maliyetin artmasına neden olmaktadır. Günümüzün imkanları
açısından maksimum kesit kalınlığı 10 mm 'dir.
|
Boyut
Faktörü
|
Minimum
|
Önerilen
|
Maksimum
|
 |
| En
Büyük Ölçü (mm) |
0.1 |
5-50 |
150
|
| Kesit
Kalınlığı (mm) |
0.1 |
1-7
|
10
|
| Ağırlık
(g) |
0.05
|
0.5-50 |
200
|
Tablo.
1 - MIM Parçalar için büyüklük kısıtları
Yeni
bir parça söz konusu olduğunda en fazla sorulan sorulardan
biri de MIM teknolojisi ile elde edilebilecek ölçü toleranslarının
ne olabileceğidir. Genel olarak kritik ölçülerde nominal değerin
+/- %0.3 (binde üç) 'ü , ancak alt sınır olarak da +/-0.015
mm tolerans değerleri MIM parçalar için önerilmektedir. Uygulamada
daha hassas tolerans değerlerine ulaşılabilen örneklere rastlansa
da bunlar özel çalışmalardır. MIM parçalar için pratikte elde
edilen toleranslar ISO tolerans sınıfları ile karşılaştırıldığında
3-35 mm arasındaki ölçülerde IT 10 sınıfı ile hemen hemen
tam bir uyum görünmektedir. Daha küçük parçalarda MIM toleransları
daha iyi, büyük parçalarda ise biraz daha geniş aralıkta yer
almaktadır. Parça yüzey kalitesi açısından MIM ile sağlanan
yüzey pürüzlük değerleri
Ra=
0.4-2 mikron arasında olup, kullanılan malzeme cinsine göre
farklılık göstermektedir. Ancak yine de MIM parça yüzey kalitesi
hassas döküme göre çok daha iyidir.
|
Toleranslar
|
En
İyi
|
Genel
|
 |
| Nominal
Ölçü |
+/-
0.015 mm |
+/-
%0.3 |
| Açı
|
+/-
20' (dk) |
+/-
30' (dk) |
| Yoğunluk |
%99.7
|
%95
|
| Yüzey
Pürüzlüğü (Ra) |
0.4
mikron |
2
mikron |
Tablo.
2 - MIM Parçalar için tolerans kısıtları
MIM
ve Diğer Teknolojiler:
MIM
teknolojisi karmaşık ve zor parçaların kaliteli bir biçimde
ve yüksek miktarlarda üretilmesini gerektiren durumlarda diğer
imalat teknolojilerine göre avantaj taşımaktadır. Yüksek yüzey
kalitesi, dar ölçü toleranslarını karşılayabilme kabiliyeti,
yüksek yoğunluk nedeniyle üstün malzeme mekanik özellikleri,
seri imalata yatkın prosesleri, malzeme tasarrufu sağlayan
dizayn ve imalat opsiyonları, çevresel faktörler ve geri dönüşüm
açısından gelişmiş uygulamaları ve hepsinden öteye maliyet
avantajı MIM teknolojisinin diğer üretim metodlarına göre
başlıca üstünlükleridir.
 |
|
|
Şekil.
8 - İmalat Teknolojilerinin Parça Karmaşıklığı ve Üretim
Miktarı Parametreleri Açısından Uygulama Alanları
|
Şekil
8, parça karmaşıklığı ve üretim miktarları açısından imalat
teknolojilerinin optimum çalışma alanlarını göstermektedir.
Düşük ve orta karmaşıklık derecesine sahip parçaların 10.000
adet civarına kadarki üretimlerinde talaşlı imalat metodu
avantajlı görünürken, bu tip parçalarda adedin yükselmesi
durumunda ve malzeme mekanik özelliklerinin yeterli olması
halinde toz metalürjisi üstünlük taşımaktadır. Orta karmaşıklık
derecelerinde ve yüksek miktarlarda basınçlı döküm yöntemi
bir seçenek oluşturmaktadır. Parça karmaşıklığının artması
ve kompleks şekillerin söz konusu olmasıyla birlikte pratikte
hassas döküm teknolojisi kendini göstermeye başlamaktadır.
Ancak burada da üretim miktarı açısından hassas döküm metodu
10.000 adet civarına kadar üstünlüğünü koruyabilmekte, yüksek
üretim hacimlerinde maliyet avantajını koruyamamaktadır. Bu
bölge için sadece MIM teknolojisi ihtiyaçlara cevap verebilen
tek seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Maliyet açısından
bir değerlendirme yapıldığında da orta karmaşıklık derecelerine
kadar sadece toz metalürjisi parçaların MIM'den ucuz kalabildiği
diğer teknolojilerin MIM'den pahalı olduğu görülmektedir.
Ancak toz metalürjisi de kompleks parçalara doğru geçtikçe
parça formunu oluşturmada yetersiz kalması nedeniyle devre
dışı kalmaktadır (Bakınız Şekil-9). İmalat teknolojilerinin
çeşitli parametreler açısından karşılaştırılması Tablo. 3
'de verilmiştir.
|
|
|
Şekil.
9 - Üretim Maliyetlerinin Parça Karmaşıklığına Göre
Karşılaştırılması
|
|
Karakteristik
|
MIM
|
Hassas
Döküm
|
Geleneksel
Toz Metalürji
|
Talaşlı
İmalat
|
| Yoğunluk |
97%
|
100%
|
85%
|
100%
|
| Uzama |
Yüksek
|
Orta
|
Düşük
|
Yüksek
|
| Çekme
mukavemeti |
Yüksek
|
Yüksek
|
Düşük
|
Yüksek
|
| Sertlik |
Yüksek
|
Yüksek
|
Düşük
|
Yüksek
|
| Karmaşık
parça üretim kabiliyeti |
Yüksek
|
Orta
|
Düşük
|
Orta
|
| Yüzey
kalitesi |
Yüksek
|
Orta
|
Orta
|
Yüksek
|
| Maliyet |
Düşük
|
Orta
|
Düşük
|
Yüksek
|
| Üretim
miktarı |
Yüksek
|
Orta
|
Orta
|
Düşük
|
Tablo. 3 - İmalat Teknolojilerinin Çeşitli Parametreler Açısından
Kıyaslanması
MIM Teknolojisinin Uygulama Alanları:
MIM
teknolojisinin henüz emekleme safhasında bir imalat tekniği
olduğu belirtilmektedir. Ancak her geçen gün yeni bir MIM
parçanın devreye girmesi ile ateşli silahlar, otomotiv, tıp,
el aletleri, elektronik, optik, havacılık, beyaz eşya, tüketim
malları gibi bir çok endüstri kolunda uygulama alanı bulduğu
görülmektedir. Kuşkusuz MIM teknolojisinin sınırları genişledikçe,
kısa bir süreç içerisinde ve tıpkı plastik malzemelerin hayatımıza
girdiği gibi yaygınlaşarak geniş bir Pazar yaratacağı öngörülmektedir.
Aşağıda çeşitli endüstri kollarına göre bu zamana kadar yapılmış
MIM uygulamalarından örnekler verilmektedir:
Ateşli
Silahlar: Günümüzde tabanca, tüfek, av tüfeği mekanizmalarına
ait bir çok parçanın MIM teknolojisi ile üretilmesi oldukça
yaygındır. Bu parçalar göreceli olarak küçük, karmaşık ve
finiş olarak hassas özelliklere sahiptir. Bir ateşli silahta
böyle 10-20 adet farklı tipte küçük parça bulunmaktadır. Gez
ve Arpacık, Sürgü, Tetik, Tırnak, Horoz, Emniyet Pimi, Ejektör,
Mekanizma, Çıkarıcı, Şarjör Kilidi ve diğerleri.

Şekil. 10 - Ateşli Silah Endüstrisi MIM için ideal bir uygulama
alanıdır.
Otomotiv: Emniyet mekanizmaları -özellikle Air Bag
sistemi parçaları, Sinyal üniteleri, Yakıt Enjeksiyon Sistemleri,
Fren (ABS) sistemleri, Turbo doldurucular, Kapı ve Kilit Mekanizmaları,
Direksiyon ve Aksesuarlar için kol, pim, levye vs. gibi yapı
elemanları, Selenoidler ve elektrik sistemi için muhtelif
parçalar.

Şekil. 11 - MIM parçaların otomotiv endüstrisinde kullanımı
gittikçe artmaktadır.
Tıp ve Medikal Endüstri: Medikal amaçla kullanılan
parçalar genellikle 316L, 420, 440C paslanmaz veya titanyum
alaşımlarından yapılır. Endoskop parçaları, Makas ve Forsepsler,
Protezler ve Ortodontik bağlantı parçaları, Dental matkap
uçları, Türbin vs.

Şekil. 12 - Medikal uygulamalar için MIM parçalara örnekler.
El Aletleri Endüstrisi: Elektrikli matkaplar, tornavidalar,
testereler, vidalama ekipmanları gibi el aletleri için çeşitli
metal parçalar, Matkap ayakları, Transmisyon parçaları, Mekanik
parçalar vs. Tipik Malzemeler AISI 4340 (sertleştirilmiş)
ve 2% NiFe (yüzey sertleştirilmiş)

Şekil. 13 - El Aletleri Endüstrisinde kullanılan MIM parçalara
örnekler.
Elektronik
Endüstrisi: Çeşitli elektronik gereçler için metal parçalar
(harddisk göbekleri, dizüstü bilgisayarlar için menteşe ve
kilitler), Telekomünikasyon Cihazları (Cep telefonları, telsiz
vs.), Ofis Ekipmanları, Yazıcılar, Fotokopi makinaları, Fotoğraf
Makinası ve Kamera parçaları vb.

Şekil. 14 - Elektronik Endüstrisinde kullanılan MIM parçalara
örnekler.
Sonuç:
Görece
küçük, karmaşık şekilli, hassas toleranslı parçaların, yüksek
mekanik özelliklere sahip metal malzemelerden kaliteli bir
biçimde ve büyük miktarlarda üretilmesi geleceğin imalat teknolojisi
olarak gösterilen Metal Enjeksiyon Kalıplama - MIM yöntemi
ile yapılmaktadır. Dizayn mühendislerine klasik imalat metodlarının
ötesinde bir imkan sunan MIM, tasarım ve üretimde sınırların
zorlanmasına neden olmaktadır. Henüz emekleme safhasında bulunan
MIM teknolojisinin günümüzdeki ağırlık merkezleri Amerika,
Batı Avrupa ülkeleri, İsrail, Çin ve Hindistan olarak görülürken,
metod maalesef ülkemizde bilinmemektedir. Ancak MIM teknolojisi,
1960'lardan sonra hayatımıza büyük bir hızla giren ve hemen
hemen her alanda kullanılmaya başlanan silikon vadisi ürünleri
gibi yüksek bir gelişme ve yayılma eğilimi göstermektedir.
Daha şimdiden İsviçre'deki büyük saat imalatçılarının ya da
İtalya'daki ünlü gözlük üreticilerinin veya Amerika'nın dev
telekomünikasyon cihazları üreten firmalarının, ürünlerinin
metal aksamlarının tamamına yakın kısmını MIM teknolojisiyle
tasarlayıp imal etmesi dikkatleri bu yöne çekmektedir.
MIM
Teknolojisinde Kullanılan Bazı Malzemeler:
Paslanmaz
Çelikler:
- AISI
316L (DIN 1.4436) > Fe-17Cr-12Ni-2Mo-2Mn
- AISI
316L Dublex (DIN 1.4404) > Fe-21Cr-9Ni-3Mo-2Mn
- AISI
304L (DIN 1.4306) > Fe-18Cr-8Ni
- AISI
410L > Fe-11Cr-0.5C
- AISI
420 (DIN 1.4021) > Fe-13Cr-1Mn-1Si
- AISI
430 (DIN 1.4016) > Fe-17Cr-1Mn-1Si-1Ni
- AISI
440C (DIN 1.4125) > Fe-17Cr-1Ni-1C
- AISI
17-4PH (DIN 1.4542, 1.4548) > Fe-16Cr-4Ni-4Cu
Yüksek Mukavemetli Düşük Alaşımlı Çelikler:
- AISI
4340 (DIN 1.6565) > Fe-2Cr-1Ni-1Mn-0.4C
- AISI
4140 (DIN 1.7225) > Fe-1Cr-0.4C
- AISI
H13 (DIN 1.2344)
- AISI
4640 > Fe-2Ni-1Mo-0.4C
- 1020
> Fe-0.2C
Sementasyon
Çelikleri:
- 7%
Ni-Fe > Fe-7Ni-0.5C
- 2%
Ni-Fe > Fe-2Ni-0.5C
- AISI
8620 > (DIN 1.6543, 1.6526)
Yumuşak
Manyetik Malzemeler:
- 2%
Ni-Fe > Fe-2Ni-0.5C
- 40%
Ni-Fe > Fe-40Ni
- 50%
Ni-Fe > (DIN 1.3927) Fe-50Ni
- 80%
Ni-Fe > Ni-20Fe
- 3%
Si-Fe > Fe-3Si
- 7%
Si-Fe > Fe-7Si
- Iron
> Fe
- 2V
Permendur
Yüksek
Alaşımlı Özel Malzemeler:
- 36%
Ni-Fe (Invar) > Fe-36Ni
- 32%
Ni-Fe (Süper Invar) > Fe-32Ni-5Co
- 42%
Ni-Fe
- ASTM
F 15 (Kovar) > Fe-29Ni-17Co
- Stellite
> Co-28Cr-4W-3Ni-1C
- Inconel
718 > Ni-19Cr-18Fe-5Nb-3Mo-1Ti-0.4Al
- Takım
Çeliği > Fe-6W-5Mo-4Cr-2V-1C
- Udimet
700 > Ni-18Co-15Cr-5Mo-4Al-3Ti
- Hastelloy
> Ni-28Mo-2Fe
- Süper
alaşım > Nb-10W-10Ta
Diğer
Malzemeler:
- Bakır
> Cu
- Pirinç
(Ms58) > Cu-Zn-Pb
- Titanyum
> Ti
- Ti-6-4
> Ti-6Al-4V
- Altın
(18 ayar) > 75Au-12.5Ag-12.5Cu
- Ağır
Alaşımlar > W-8Mo-8Ni-2Fe, W-5Ni-2Cu
- Sert
Maden (Tungsten karbür) > WC-10Co
Not:
Daha fazla bilgi için yazarın aynı konudaki diğer makalesine
başvurulabilir:
MIM
Büyücülerinin Sırları |