|
Bir
kalıbın verimliliği, kalıbı oluşturan sistemlerin verimliliği
ile belirlenir. Kalıplar çok hızlı çalışmalarına rağmen sık
sık bakım ve onarım için durdurulurlar. Bu durumlarda ürün
alamadığımız için, üretim maliyeti en yüksek seviyededir.
Normalden yavaş çalışan kalıplarda, ürün maliyetini artıracağı
için tercih edilmezler. Plastik enjeksiyon kalıpçılığındaki
her bir ünite için aynı şey söylenebilir.
Bir kalıp, yolluk sistemi, itici sistemi, soğutma sistemi
ve mekanik aksamların (maçalar v.b.) bir araya gelmesiyle
oluşur.
Dengesiz
ve hatalı bir yolluk sistemi tasarımı sonucu, soğuk yolluk
her baskıda, kalıp içerisinde kalıyor ve makine operatörünün
yolluğu elle alması gerekiyorsa, kalıp çevrim süresi uzayacak,
kalıp verimliliği düşecektir.
Ya da
mükemmel tasarlanmış yolluk sistemi olmasına rağmen, kalıp
soğutma sisteminin yetersizliği, kalıp sıcaklığının kısa zamanda
alınmasını sağlayamayacak ve yine çevrim süresi uzayacaktır.
Soğutma sistem tasarımının, homojen olmaması, kalıbın her
bölgesinin, eşit sıcaklıkta tutulamaması, kalıptan çıkan ürünün
istenmeyen şekilde çarpılmasına neden olacak, hatalı ürün
sayısı artacak ve kalıp verimliliği düşecektir.
Uygun
olmayan bir itici sistemi tasarımı yüzünden, sık sık kırılan
itici pimler de, üretimin aksamasına ve kalıp veriminin düşmesine
sebep olur.
Bir
kalıbın verimliliği, içerdiği tüm sistemlerin verimliliğine
bağlıdır.
İyi
bir kalıpçı toplam verimlilik oranını %80'in üzerinde tutabilmeli
ve bu oranı %90'ın üzerinde çekmeyi hedeflemelidir.
KALIP
NEREDE VE NASIL ÇALIŞTIRILMALIDIR?
ÇEVRE ŞARTLARI
İdeal
çalışma şartlarının altında çalışan kalıplara baktığımızda,
(fakat bu tipik bir olay değildir); kalıp çevre sıcaklığı
soğuktan sıcağa; ortam havası, kurudan nemliye, çevre temizliği,
temizden tozlu ve kirli ortama doğru sürekli değişir.
Bu
şartlardan herhangi birisindeki ani değişiklik, kalıplama
verimini önemli ölçüde etkilemektedir. Yüksek rutubet kalıbın
paslanmasına ve kalıp sıcaklığında istenmeyen değişikliklere
sebep olarak, çevrim süresinin uzamasına ve hatta makine operasyonlarının
da kötü etkilenmesine yol açabilir.
Bir
örnek verelim:
Aşağıdaki
resimde görüldüğü gibi, bir plastik fabrikasında, aynı özelliklere
sahip 8 adet plastik enjeksiyon makinesi, paralel olarak yerleştirilmiştir.
Bütün kalıplar birbirlerine benzer yapıda ve hemen hemen aynı
ebatlardadır.

Resim 1: Paralel dizilmiş 8 adet plastik enjeksiyon makinesi
Neden
kaynaklandığı bilinmeyen bir sebepten sık sık duran son makinenin
dışındaki bütün makineler, hiç problemle karşılaşmadan çalışmaktadırlar.
Yapılan kontroller sonucu makinedeki problem enerji sistemindeki
dalgalanmalardan kaynaklandığı ve bunun sonuncu olarak soğutma
sistemi gibi bir çok ünitede istenmeyen hatalar oluşmasına
yol açtığı görülmüştür. Son makine kapatılmıştır.
İşçiler
fabrika kapısını açarak, havalandırma sisteminin verimini
düşürmüştür. Açık olan kapıdan giren soğuk hava, içerideki
havalandırma sistemini olumsuz yönde etkilemek için yeterli
miktardadır. Hata tespit edildikten sonra bu kapı sürekli
kapalı tutuldu ve bir daha bu makinede bir problemle karşılaşılmadı.
Başka
bir örnek:
Kalıp
ve makineler mükemmel bir şekilde çalışıyor fakat ara sıra,
ürün yüzeyinde lekeler ve kabarcıklar oluşuyordu. Yapılan
araştırmalar, havadaki nem oranının artığını göstermiştir.
Kalıp
açma zamanın uzun olduğu kalıplarda, bu nem partikülleri,
kalıp yüzeylerine yapışmaktadırlar. Havanın rutubetli olduğu
dönemlerde, kalıp açma zamanı 2s ve üzerindeki kalıplarda,
rutubet partikülleri, soğuk olan kalıp çekirdekleri üzerinde
yoğunlaşarak, küçük damlacıklar oluşturmaktadır. Damlacıklar
ürünün ön yüzeyinde, hava boşluğu şeklinde görüntüler oluşturmuştur.
Kalıp
soğutma suyu sıcaklığını artırılmasıyla, kalıp çekirdek sıcaklıklarının,
çiğ noktasının üzerinde tutulması sağlanmış ve problem çözülmüştür.
Bunun sonucu çevrim süresi biraz uzamış fakat sürekli ve hatasız
üretim sağlanmıştır.
PASLANMANIN ÖNLENMESİ
Kalıpların
korozyona karşı nasıl korunacağına karar vermek önemlidir.
Bu kalıp maliyetlerini etkilemektedir. Çok yaygın bir yaklaşım,
kalıplar depoya kaldırılmadan önce kalıp yüzeylerine, kalıp
koruyucu veya silikon sıkmak yada temiz makine yağı ile yağlamaktır
. Kalıpların dış yüzeyleri, yağlı boya ile boyayarak, yüzeylere
hava ve su temas etmesi engellenmektedir.
Diğer
bir çözüm ise, kalıp çekirdeklerini krom oranı yüksek malzemelerden
yada paslanmaz çeliklerden yapmaktır. Bu yöntemin kalıp maliyetini
artırdığını unutmamak gerekir.
Başka
bir yöntem kalıp plaka ve yüzeylerinin, elektro-nikel ile
kaplanmasıdır. Bu yöntemde plakalar tamamen nikel ile kaplanır.
Nikel soğutma kanallarına kadar nüfuz etmesine karşın, derin
soğutma kanallarının en iç noktalarına ulaşamayabilir. Nikel
kaplamasının 70Rc sertliğinde olmasına rağmen, kalınlığı çok
ince olması sebebiyle, çizilmelere ve darbelere karşı fazla
dayanlıklı değildir.
Beklide
en iyi yöntem kalıp çekirdeklerini paslanmaz çelikten yapmaktır.
Paslanmaz çelikler, diğer çeliklere göre biraz daha pahalıdırlar.
Unutulmamalıdır ki, kalıp uzun süre çalışmadığında, korozyonu
önlemek için ve kalıp korozyonlandıktan sonra, korozyonu
temizlemek için yapılan masraflar, paslanmaz çeliğe harcanan
maliyetten daha fazladır.
Kalıp
depoya uzun süre için kaldırılacaksa, kullanılmadığı zamanda
güven içinde korunabilmesi için, elekto-nikel yada krom kaplama
yapılmalı ve bunların maliyetleri de göz ardı edilmemelidir.
Her
zaman kalıp malzeme seçimi, kalıp malzeme maliyetinin, toplam
maliyete oranını düşünerek yapılmadır.
PVC
gibi korozif özelliği yüksek plastikleri kalıplamak için,
kalıp çekirdek malzemeleri her zaman krom oranı yüksek çelikler
yada paslanmaz çeliklerden seçilmelidir. Yüksek sertlikte
paslanmaz çelikler, fiyatları yüksek olduğu halde, kalıp çekirdekleri
ve maçalarının yapımında yaygın olarak kullanılırlar.
Diğer
bir çözüm yolu da, kalıp depolarındaki hava şartlandırıcıları
sayesinde, ortamdaki rutubeti en aza indirmektir. Bazı modern
plastik atölyeleri bu ekipmanlara sahiptir, bu da ilave maliyet
demektir.
Ara
sıra makine ve kalıbı, portatif nem giderici örtülerle sararak,
hem mevcut rutubeti almak hem de çevredeki rutubetle temasını
kesmekte fayda vardır.
SOĞUTMA
ÜNİTESİ
Soğutma
ünitesi seçiminde, sistem kalitesi, sistem nicelikleri ve
soğutma suyu basıncı hesaplanmalıdır. Soğutma suyu akış hızı,
türbülans oluşumuna sebep olmayacak düzeyde olmalıdır. Türbülanslı
akış, litre başına soğutmanı düşürür.
MEVCUT SOĞUTMA ÜNİTESİ, ENJEKSİYON ATÖLYEMİZ İÇİN YETERLİ
Mİ?
Enjeksiyon
atölyemiz için, yeterli soğutma suyu akışı ve basıncı elde
edemiyorsak, pahalı ve ayrıntılı bir soğutma sistemi tasarımı
yapılmasına gerek yoktur. Daha ekonomik yöntemler de mevcuttur.
Makine
sayılarını artırdığı halde, soğutma sistemi kapasitesini artırmayan
firmalar vardır. Sonuçta yeterli soğutma sağlanamadığı için
kalıplar daha yavaş çalışmaktadır.
İyi
soğutma, sadece soğutma suyu sıcaklığına ve dakika başına
kalıp içerisinden geçen soğutma suyunun hacmine bağlı değil,
önemli ölçüde kalıptaki soğutma sistemi tasarımına da bağlıdır.
Dakikada kalıp içerisinden geçen su miktarı, soğutma suyu
kanalları dağılımına ve soğutma suyu giriş ve çıkışlarındaki
basınç farklarına bağlıdır.
SOĞUTMA SUYU TEMİZ Mİ?

Resim 2: Paslanmış ve kireçlenmiş soğutma ünitesi elemanları
Soğutma
suyu oksitlenme yaparak, kanallar arasını zaman içerisinde
çürütmektedir. Paslanmaz çelik kullanmak bize avantaj sağlayacaktır.
Soğutma suyu kireç ve kirlerden arındırılmış olmalıdır. Su
içerisinde bulunan kir ve kireç zamanla, soğutma kanallarının
köşelerinden ve birleşme yerlerinde birikmeye başlayarak,
tıkanmalarına sebep olur. Özellikle soğutma kanal çapları
küçükse ve soğutma kanalları kalıp içerisinde çok fazla dolaşıyorsa,
zaman içerisinde önce kanal çaplarının azalması ve daha sonra
tıkanması kaçınılmazdır.
Böylesi
kötü şartlar içerisinde de, beklide ilk aylarda, kalıp çalışması
ve ürün, memnun edici bir kalitede olabilmektedir. İlerleyen
zamanlarda soğutma kanallarının yavaş yavaş tıkanması ile,
kalıp soğutma verimliliği giderek düşecek, kalıp çalışması
yavaşlayacaktır.
Soğutma
kanallarının tıkanması, daha sık kalıp bakımı gerektirir ve
kalıp bakım süresinin uzamasına ve gereksiz maliyet artışına
sebep olur.
Pas
ve kireç, izolatör görevi yaparak, kalıp sıcaklığının, soğutma
suyuna aktarılmasını güçleştirir.
Soğutma
sistemi verimlililiğini artırmak için, soğutma kanalları içerisindeki
tortu ve kireçlenmelerin önüne geçmek gereklidir.
GÜÇ
ÜNİTESİ
Kuzey
Amerika ve Avrupa gibi büyük sanayi alanlarının bulunduğu
ülkelerde, elektrik güç kaynakları, dışarıda ve sabit olmak
zorundadır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler gibi dünyanın
bir çok bölgesinde, voltaj dalgalanmaları, elektrik kablolarının
aşırı yüklenmesi, sık karşılaşılan bir durumdur. Birkaç saniyelik
voltaj düşmesi, elektriğin kesilip tekrar gelmesi, ve bu olayın
arka arkaya tekrarlaması, bazen düşük voltajın yada elektik
kesintilerinin birkaç saatten fazla sürmesi de mümkündür.
Can
sıkıcı bu durumlar, kalıpların durmasına sebep olduğundan,
ekonomik açıdan pahalı maliyetler oluşturmaktadır. Voltaj
dalgalanmaları bazen makinelerin kontrol ünitelerine de zarar
verebilmektedir.
Voltaj
dalgalanmaları iki sebepten dolayı kalıplamanın yavaşlamasına
yada durmasına neden olur.
Makine kontrol üniteleri, voltaj dalgalanmalarına duyarlıdırlar
ve voltaj düzenleyici regülatörlere ihtiyaç duyarlar. Makine
üzerindeki aşırı voltaj yükü durumunda, koruyucu sigortalar
ve bazı makinelerin içerlerinde bulunan regülatörlere rağmen
dışarıda, güçlü bir regülatör olması, emniyet açısından çok
daha iyidir. Makineler durduklarında imalatımızda durmuş demektir.
Genellikle elektronik devreler ortam sıcaklığına karşıda hassas
olurlar.
Plastik akışkan sıcaklığı: Plastik enjeksiyon makinesi ve
kalıp üzerindeki bütün ısıtıcılar, elektrikle çalışırlar.
Rezistanslardan alınan sıcaklık, elektrik akımının gerilimine
bağlıdır. Voltajdaki %10'luk ani bir düşüş, rezistans ısısının
%20 azalmasına sebep olur. Makine grup memesi (nozzle) rezistansları,
termostat kontrollüdür. Isı kontrol cihazları sayesinde, rezistanslar
istenilen sıcaklıklar sabit tutulabilir. Sıcak yolluklu kalıplarda,
sıcak yolluk manifoldu, sıcak yolluk memeleri ve termokupullarla
donatılmıştır. Tabi ki maliyetleri artıran sıcak yolluk sistemi,
dış ısı kontrol ünitelerine ihtiyaç duymaktadır.
KALIP
SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
UYGUN
KALIBIN SEÇİLMESİ
İlk
olarak, iyi bir ürün tasarımının yapılmış olması gerekmektedir.
Daha sonra ürünün nerede üretileceği ve kaç gözlü kalıba ihtiyaç
duyulduğu saptanmalıdır. Uygun olan değişik tüm alternatifler
düşünülüp, tek tek avantajları ve dezavantajları belirlenmelidir.
TEK
ÜRÜNLÜK KALIPLAR
Tek
ürünlük kalıp demek, kalıp sadece bir ürün için tasarlanmış
ve yapılmıştır. Üretimine ara verildiğinde, bir sonraki üretime
kadar depoda muhafaza edilirler. Bu en yaygın kalıp tipidir.
Aynı atölyede çalışan 2-8 gözlü, ortak çekirdekleri, pimleri,
maçaları olan kalıplar yada iç figürleri (çekirdekleri) değişen
sürekli baskıda olan, versiyonlu kalıplar bulunabilir. Prensipte,
plastik enjeksiyon atölyesi, depolama şartları uygun ve kayıt
işlemleri düzgün ise, böyle bir tasarımda hiçbir hatayla karşılaşılmayacaktır.
Bu şekilde yüksek maliyetli birden fazla kalıp yapımı önlenecek,
tek bir kalıp yapılacak, gereği kadar iç çekirdeklerden yapılacaktır.
Kalıp çekirdek değiştirme işlemi birkaç saat içerisinde bitecektir.
Özellikle
sık sık çekirdek değiştirmek gerçekten kazanç sağlar mı?
Eğer
enjeksiyon atölyemiz, karmaşık olmayan, düzenli bir yapıya
sahipse, çekirdekleri değiştirilebilir kalıplar, tek ürünlük
kalıplara kıyasla oldukça güvenli ve ekonomik olacaktır.

Resim 3: 4 farklı çekirdeği olan bir kalıp (Firma: Stackteck)
Birbirine
benzer ürünlerin kalıp çekirdekleri kolaylıkla değiş tokuş
edilir ki bu oldukça ekonomik bir çözümdür. Örneğin bir tabure
kalıbı yaptınız. Orta desen için 4 ayrı çekirdek işlettiniz.
İstenen desenden, sadece çekirdekleri değiştirerek, baskı
almak mümkündür. İlave işlenen 3 çekirdek, bizi 3 yeni kalıp
maliyetinden kurtarır.
0,25lt'den
1 lt'ye kadar, ölçüleri (en, boy) aynı, fakat derinlikleri
farklı olan 4 yada 6 farklı boy konteynır serisini örnek olarak
ele alalım. Bu tip kalıplar, tek ürünlük kalıplara göre büyük
avantajlar sağlamaktadır. Çoklu kalıplar genellikle en küçük
ürün baz alınarak tasarlanırlar. Tasarımlarında özellikle
ürünün kalıptan çıkarılmasına dikkat etmek gereklidir. Her
bir ürün için ayrı sıyırıcı yada itici plakaları yapmak gerekebilir.
Düşük çevrim sürelerinde çalışabilmek için, değiştirilen çekirdeğin
soğutmasının ihmal edilmemesi zorunludur. En büyük ürünün
çevrim süresi ile en küçük ürünün çevrim süresinin aynı olması
üretim maliyet artışının bir delilidir.
TEK
ÜRÜNLÜ KALIPLAR YADA ÇOK ÜRÜNLÜ (AİLE) KALIPLAR
Tek
ürünlü kalıplar minimum kalıp ebatlarında, minimum çekirdekler
arası boşlukta yapılırlar. Tasarımlarında soğutma, yolluk
ve itici sistemlerinde bir simetri ve denge mevcuttur.
Aile
kalıpları da aynı renkte olmak üzere, genelde birbirine yakın
olan ürünleri basan kalıplardır. Farklı renklerde ürün elde
etmek için, çift renk ve malzeme basabilen enjeksiyon makineleri
kullanabiliriz yada kalıbı istenen sayının yarısı kadar tek
renk, diğer yarısı kadar da başka renk çalışarak, ürünlerin
ambalajlanması sırasında, her pakete iki farklı renk koyabiliriz.
Aile
kalıpları, içerdikleri ürünlerin ölçü farklarından nedeniyle,
farklı soğutma zamanı gereksinimleri sebebiyle çevrim süreleri
açıcından dezavantajlı görülebilirler. Bu bazı kalıplarda
önemli seviyelere kadar çıkabilir.
Bütün
aile kalıpları, ürünlerin kalıp çekirdeği içerisine dizilimi
esnasında, yolluk sistemi ve mengene basıncı düşünülerek,
balans problemiyle karşılaşılmayacak şekilde tasarlanmalıdır.
Kalıbın dört orta noktalarındaki basınç alanları (öpüşme yüzeyleri)
eşit olacak şekilde, düşünülmelidir. Kalıp ekseninden X ve
Y doğruları ile bölündüğü kabul edilirse, her iki tarafın
(sağ-sol,alt-üst), baskı yüzey alanlarının, ve kalıp boşluklarının
(ürün hacminin) eşit olması gereklidir.

Resim 4: Firmamızın tasarımı olan 2+2 gözlü saklama kabı ve
kapağı aile kalıbı

Resim 5: 2 katlı (stack) konteynır ve kapağı aile kalıbı (Firma:
Husky)
KARMA
AİLE KALIPLARI
Karma
aile kalıpları, oyun ve oyuncak sektörü için yapılan, bütün
bileşenlerin tek bir baskıda çıkarıldığı kalıplardır. Bir
çok ürün yolluk besleme görevini üzerinde taşır. Yolluk ürünün
bir tarafından girerek, ürünü oluşturur ve diğer tarafından
çıkarak, diğer ürünün beslenmesinde kullanılır. Kalıptan çıkan
ürün, olduğu gibi paketlenip, müşteriye ulaştırılır. Müşteri
ürünü yolluklarından kopararak, montajı yapar.
Bu
kalıplama metodu daha çok küçük parçaların kalıplanmasında
kullanılır . O nedenle kalıp maliyeti daha düşük olacaktır.
Soğuk yolluk yada yarı sıcak yolluk kullanılan bu sistemde,
yolluk kanalları, ürünle beraber satışa sunulmakta, kırılarak,
tekrar kullanılması mümkün olmamaktadır. Buda plastik hammadde
maliyetini artıracaktır.
Bazen
ürünler, oyuncak araba gibi, iki yada daha fazla renkten oluşabilirler.
Mavi gövdeli, kırmızı tekerlekli, sarı tamponlu bir araba
gibi. Eşit sayıda mavi, sarı ve kırmızı renkli malzemelerle
kalıplama yapılır. Sonra üçlü renk kombinasyonları ile istenilen
ürünler ambalajlanır. Yolluk malzemesi de ürün ile birlikte
gönderilmeyeceği için tekrar kırılarak kullanılabilir. Yolluk
maliyetinden kurtuluruz fakat ürünün yolluktan ayrılması ve
montaj yapılması gerektiğinden, ilave montaj işçiliği maliyet
artışına sebep olacaktır. Bu metod daha çok teknik parçalarda
kullanılmaktadır.

Resim 6: 72 gözlü (24 çatal, 24 kaşık, 24 bıçak) aile kalıbı
KÜÇÜK
VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ TEKNİK PARÇALAR İÇİN AİLE KALIPLARI
Medikal
endüstrisinin ihtiyaç duyduğu parçalar gibi birbirine benzer
fakat farklı ölçülerdeki, nispeten küçük ürünlerin kalıplanması
da aile kalıpları tercih edilir. Kalıptan çıkan ürünler, tek
tek yolluktan ayrılarak, kullanılacakları ekipman, alet yada
makineye montaj edilirler. Sıcak yada soğuk yolluklu yapılabilirler.
Bu
kalıpların iki dezavantajı vardır.
Ürünler, hep beraber ve karışık olarak düşerler. Depolanmadan
yada montaja gitmeden önce, ürünlerin birbirlerinden ayrılması
gerekir. Bu işlem esnasında özellikle küçük bir çok parça,
istenmeyen bölümlere gidebilir.
Ürünlerden
bazıları, diğerlerine göre daha çok kullanılabilir. Örneğin
3 farklı boy dişli üreten kalıbımızda, her dişlinin ihtiyaç
sayısı birbirinden farklı olabilir. En çok satan dişli sayısına
ulaştığımızda, diğer dişlilerden ihtiyaç fazlası stok durumuna
gitmemiz gerekebilir. Böyle bir problemle karşılaşıldığında
yapılabilecek olan en pratik çözüm, istenmeyen yada daha az
ihtiyaç duyulan ürünün yolluk besleme kanalının tıkanmasıdır
ki bu da kalıp içerisinde dengesiz plastik akışı ve basınç
farkları oluşmasına neden olacaktır.

Resim 7: Kalıptan ürünleri alan robot sistemi
RENK
UYUMU İÇİN AİLE KALIPLARI
Bir
seri yada çift olarak satın aldığımız, özellikle renkli plastiklerden
imal edilmiş ürünlerin hepsi, aynı renkte midir? Plastik malzemelerin
ve renklerin, hep homojen ve aynı oranda karıştırılması gerekir.
Fakat plastik hammadde, katışıklar ve boyaları, büyük çuvallarda
ve kasalarda tedarik edilir. Karışım oranlarını ve toleranslarını
belirten şartnameler olmasına rağmen, küçük renk farklıklarının
olması kaçınılmazdır. Daha büyük karıştırma mikserlerinde
ve daha uzun süre karıştırmak, homojen karışım elde etmemiz
için daha mantıklı görünse de bu yöntem pratikte her zaman
uygulanamamakta ve ekonomik olmamaktadır. Eğer bir ürün çiftinin,
mükemmel renk uyumu zorunlu ise bu ürünlerin tek bir aile
kalıbında, aynı anda basılması en uygun çözüm yöntemidir.

Resim 8: Mükemmel renk uyumu için yapılan aile kalıplarına
örnekler
Örnek
bir uygulama, bayan makyaj kutularıdır. Aynanın bulunduğu
kapak ile makyaj malzemesinin bulunduğu kutunun arasında renk
farkının olmaması istenir. Mükemmel renk uyumu için yapılan
aile kalıplarının, teknik ve medikal alanda da yaygın bir
kullanım sahası vardır. Beraber kalıplanan ürünler, kalıplandıktan
sonra ayrılmaları gerekiyorsa, ya hemen montajlanmalı yada
beraber paketlenmelidir. Renk farklılığı oluşmaması için,
bir sonraki baskılarla karıştırılmamalıdır.
KALIP
İÇİNDE MONTAJ YAPABİLEN AİLE KALIPLARI
Kalıp
içinde montaj yapabilen aile kalıpları, kompleks bir yapıya
sahiptirler. Genellikle çok yüksek üretim adetli ürünlerde
ve nadiren kullanılırlar. Kova ve sapı gibi, konteynır ve
kapağı gibi, iki farklı fakat bir birisine montajlanacak parçalar
aynı kalıp içerisine yerleştirilir. Enjeksiyon esnasında,
kalıp içerisinde bazı özel hareketler sayesinde ürünler bir
birlerine montajlanır. Bu tarz kalıplamanın, çevrim süresi
daha uzun olmasına rağmen, montaj işçiliğini ortadan kaldırması
en büyük avantajıdır.
SONRAKİ
MONTAJ BASAMAĞINI KONTROL ETMEK İÇİN KULLANILAN AİLE KALIPLARI
Bu
metot sadece, yıllık ihtiyaç sayısı çok yüksek olan parçalarda
ve üretim boyunca, ürün tasarımında hiçbir değişikliğin yapılmayacağı
durumlarda kullanılır.
Özel
tasarımlı enjeksiyon makinelerinde yada bitişik enjeksiyon
makinelerinde ve genellikle çift yada daha fazla katlı (stack
yad tandem) kalıp sistemleri kullanılarak yapılırlar. Makinelerden
birisinde bir ürün, ötekisinde ise diğer montaj parçası kalıplanır.
Kalıplardan çıkan ürünler robot kollar yardımı ile yada mekanik
olarak, taşıyıcı bantlar üzerine yerleştirilerek, montaj istasyonuna
taşınır. Montajı biten ürün çiftleri, üst üste istenilen sayıda
dizilerek, sevk edilmeye hazır hale gelirler.
Şekilde
özel tasarımlı enjeksiyon makinesinde imal edilen CD kutusu
ve kapağı gösterilmektedir. Ürün, makine kapakları(A) sayesinde,
dış etkenlerden korunur. CD kutusu ve kapağı 8'er gözlü kalıplardır.
Taşıma bantları (B), kalıplanan ürünleri, montaj istasyonuna(C)
taşır. Bundan sonra montajlanan parçalar, istiflenme istasyonuna
(D) geçerler .Üst üste dizilen parçalar(E), elle alınarak
paketlenir ve kolilenir.
Bu
sistemin çevrim süresi 3,5s'dir. 2*8 gözlü kalıpta saatteki
üretim sayısı 8.200 adet montajlı parçadır.

Resim 9: CD kutusu ve kapağı basıp, daha sonra montajlayan,
çift enjeksiyon makinesi ve komple sistem (Firma: Husky)
YOLLUK
GİRİŞİNİN YERİ NEREDE OLMALIDIR?
Plastiğin,
kalıp boşluğuna girdiği yere, yolluk giriş noktası (gate)
denir. Genellikle ürün tasarımcıları, yolluk giriş noktasını
belirtirler. Fonksiyonel olarak en uygun yer, yolluk giriş
noktası olarak seçilmelidir. Yolluk giriş noktası hem görünüşü
bozarak estetik bir problem yaratmamalı hem de ürünü kullanılmasına
engel olmamalıdır.
Bardak,
sürahi, saklama kabı v.b. ürünlerin tabanında düşünülen yolluk
girişi, iyi tasarlanmadığında, ürünün zemine oturmasına engel
olabilmekte ve estetik açıdan sorun yaratan bir görüntü oluşabilmektedir.
Bazen
ürün tasarımcısının, yolluk giriş noktası için belirlediği
yerler, ürün özellikleri dikkate alındığında, kalıp boşluğunu
en az basınçla ve en az sürede doldurmak için en iyi yerler
olmayabilir. Böylesi kritik kararların alınacağı zamanlarda,
ürün tasarımcıları ile kalıp tasarımcıları fikir alış verişinde
bulunmadırlar. Plastik akış analizleri yapabilen bilgisayar
programları, en iyi yolluk giriş noktasının yerini belirlemekte,
tasarımcılara yardımcı olmaktadır.

Resim 10: Plastik akış analiz programı ile yolluk giriş yerleri
bulunmuş bir ürün
YUVARLAK
VE DİKDÖRTGEN ŞEKİLLİ ÜRÜNLERDE YOLLUK GİRİŞ NOKTASININ YERİ
Genellikle
yuvarlak yada dikdörtgen şekilli ürünlerde, yolluk dağılımının
eşit olması için, en iyi yolluk girişi noktası, ürün tabanının
merkezidir. İki yada daha fazla göz sayılı kalıplarda, 3 plakalı
(soğuk yolluk dağıtıcı plaka) yada sıcak yolluk kullanılması
zorunludur. Her iki yöntemde, kalıp maliyetini artıran yöntemlerdir.
Yolluk giriş noktasının yeri, akışkanın yüksek sıcaklığa,
yüksek enjeksiyon basıncına ve soğutma suyunun ısısına maruz
kalacaktır. Yolluk giriş noktasının yeri, çevrim süresini
de etkileyeceği için, ürün maliyetini de etkileyecektir. Sıcak
yolluk memesi kullanımı, yolluk giriş noktasındaki gerilmeleri
azaltır.
İki
plakalı kalıplar, sadece yüksek et kalınlığı olan, yuvarlak
ve dikdörtgen şekilli ürünlerin kalıplanmasında, kalıp öpüşme
yüzeyinden, yaprak yolluk girişli yada iğne yolluk girişli
olarak kullanılabilir. İnce cidarlı ürünler için kullanılamazlar.

Resim 11: Yuvarlak ve dikdörtgen şekilli ürünler
DÜZ ÜRÜNLERDE YOLLUK GİRİŞ NOKTASININ YERİ
Düz
ürünler, yuvarlak ve dikdörtgen ürünlerin dışında kalan, yolluk
giriş noktası için bir merkez nokta bulunmayan ürünler olarak
tanımlanır. Düz ürünler, içerisinde kısmen düz alanlar içersede,
bir çok kavisli bölgeyi de ihtiva ederler. Otomotiv sektörü
ürünleri bunlara en güzel örneklerdir. Düz ürünlerde yolluk
giriş noktası, genellikle kenarlar üzerinde seçilir. Böylece
daha dayanıklı bir ürün elde edilir. Yolluk giriş noktalarının,
ürünün diğer bölgelerine göre daha zayıf kaldığı unutulmamalıdır.
Parçanın ortasında estetik bir kusur yaratacak yolluk giriş
noktası izi de kalmamış olur. Yolluk girişi feder veya kalıp
boşluğu boyunca devam eden bir yüzeye verildiğinde, plastik
akışı, yuvarlak ve dikdörtgen kesitli ürünlere göre, çok düşük
basınçlarda sağlanabilir.
Yuvarlak
ürünlerde olduğu gibi, kalıp boşluğunun daha hızlı doldurulabilmesi
ve kalıptan çıkan üründeki çarpılmanın azaltılabilmesi için,
yolluk girişlerinin ürün merkezlerinde olması gerekir.

Resim 12: Otomotiv sektörü ürünleri
Kaynaklar:
Not:
Bu raporu MS Word formatında indirmek için tıklayınız
(2,3MB).
|