Ana sayfa   Sponsorlarımız:
         
     
Rapor - Makale > Ürün Geliştirme > TurkCADCAM Grubu'ndan; Yerli otomobil tasarım ve imalatı?..
 

01.11.2005

Sayın üyeler;

Sizlerin de bildiği gibi 30 ağustos 2005 günü Formula1 pistinde TUBİTAK tarafından FormulaG adı altında güneş enerjili araba yarışı düzenlendi. Bu yarışa Türkiye'den bir lise takımı ve çeşitli üniversite takımları olmak üzere 16 takim yarışa katıldı. ODTU robot topluluğu (ORT) MES-e takimi olarak ta birincilik kupasını okulumuza kazandırmanın sevinci içerisindeyiz.

2005 FormulaG yarışı Türkiye'de bir ilkti ve yine Türkiye'de bir ilk olan Formula 1 Pisti'nde gerçekleşti. Bu ilki gerçekleştirmek için 1,5 sene öncesinden ise başladık ve büyük bir gayretle ve heyecanla çalışarak ortaya çok güzel işler çıkardık. Bu yarışa katilmiş olan bütün takımlarla birincilik ödülünü paylaşıyoruz. Çünkü hepimiz önce bu isin üstesinden gelebileceğimize inandık, daha sonra bizlere destek olmasını istediğimiz herkes bize inandı, içimizdeki heyecan ve hevesle yoğun çalışmalar sonucunda yarış günü pistte araçları görmek ve hepsinin güzel performanslara sahip olması erseyin ödülüydü.

Ancak bu çalışma ve hazırlık süresi içerisinde bizleri en çok üzen ve hatta bizleri manevi olarak en çok yoran sponsorluk arayışlarıydı. Evet, bizler güzel işler çıkaracağımıza olan büyük inancımızla ve büyük isteğimizle çalışıyorduk ve çabalıyorduk; kendimize inanıyorduk ancak ortaya bir şeyler çıkartmak için maddi desteğe ihtiyacımız vardı. Ancak bizlere, bizim kendimize güvendiğimiz gibi güvenecek, bizlerin arkasında duracak, olanak sağlayacak firmalar bulmak çok zorlayıcı ve sancılı bir süreç oldu.

Ancak bu süreç bizleri kamçıladı ve bizler kendimize şimdi daha da fazla güveniyoruz. Bu sene 2006 güneş enerjili araba yarısı TÜBİTAK tarafından tekrar düzenleniyor.

ODTÜ Robot Topluluğu olarak 2006 Güneş Enerjili Araba yarısına takım olarak yeniden katılıyoruz ve bu sene yapacak olduğumuz araba için ciddi bir bütçe düşünüyoruz ki bu araçla sadece Türkiye'de değil Dünya çapında derecelere adımızı yazdıralım ve "biz de varız" diyelim istiyoruz. Hedefimizi büyük koyuyoruz. Aynı zamanda 2007 hidromobil (hidrojen enerjili otomobil) yarısı için de başvurumuzu yaptık, bir taraftan da önün çalışmalarını yürütüyoruz (www.biltek.tubitak.gov.tr/etkinlikler/hidromobil/hidromobil.pdf).

Uzun süredir 'yerli otomobil tasarım ve imalatı' konusunda yazışmalar sürmekte ve hepsini ilgiyle takip etmekteyim. Biz hepimiz birer mühendis adayı olarak kendimize güvenip, araştırıp öğrenip, kendi çabalarımızla bir şeyler üretmeye, ortaya başarılı projeler çıkartmaya gayret ediyoruz. Bu çalışmalarımızda da sizlerin desteğini alabileceğimizi düşünüyorum. Bizlerin başarısına hepinizi ortak etmek istiyoruz.

Aşağıdaki linkten ekibimiz ve aracımız hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz:
www.robot.metu.edu > ODTU Robot Topluluğu,
www.robot.metu.edu.tr/dosya/sponsorluk.pdf > Bu adresten sponsorluk dosyamıza ulaşabilirsiniz,
www.biltek.tubitak.gov.tr > Bu linkten de yarış hakkında genel bilgi bulabilirsiniz.

İlginiz için teşekkürler

Burcu Güvenatam
ODTU Robot Topluluğu MES-e Güneş Enerjili Araba Takim üyesi
ODTU Kimya Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi


03.11.2005

Uzun bir suredir bu konuda çok güzel düşünceleri kapsayan yazılar yazılmakta. Birçoğunda ayaklar yere basmakta. Bazılarında ise dünya gerçeğinden uzak kalınmakta düşüncesindeyim

Ben de 15 sene Türkiye'nin en iyi kuruluşlarından birinde çalıştım. Burada hiç de yabana atılmayacak olan çalışmaların yapıldığına şahit oldum ve bu çalışmaların içinde de bulundum.

Burada en önemli konu bence ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların Dünya gerçekleri ile uyuşması. Her zaman her yerde herzeyi kendi bünyenizde yapmanız mümkün olamaz. önemli olan kişilerin ve/veya gurupların konularında ihtisas sahibi olmaları ve bu gurupların bir araya gelerek ülke insani ve dünya gerçekleri için ne gerekli ise onun yapılmasıdır. Ortaklık yapmaktan çekinmemek gerektiğine inanmaktayım. Bir atasözümüz var, "Bir elin nesi var, iki elin sesi var." Yurtdışındaki insanlar sizlerden bir şeyler öğrenmek için caba gösteriyorlar, sizler de ayni çabaları onlardan öğrenmek için göstermek durumundasınız. Şayet "ben kendi kapalı dünyam içinde bunları yapacağım" derseniz bunu başarmak inanın çok zor. ülke hedeflerinin kişisel hedeflerden ilerde olması lazım. Yani genel ülke politikalarının değişmeyecek geniş perspektifleri içerecek şekilde olması lazım.

Daha önce de "kendi tasarım programımızı yapalım" tartışmaları vardı. Burada gözden kaçırılmaması gereken; Biz bunu yaparsak bu pazarı sağlayabilecek miyiz? Bunu dünyaya marka olarak pazarlayabilecek miyiz? Bunun üzerinde düşünmemiz lazım. Bizim tasarım programı yerine bu programı en iyi şekilde kullanacak, dünya pazarında yarışacak olan firmalarımız var mi? Onları meydana getirmemiz lazım. Dünya'da belli başlı birkaç tane ana tasarım programı var. Bunların da uluslararası pazarda kullanımında sorun yok. Ayni Microsoft'un programları gibi.

Benim bildiğim sadece proje planlama programı konusunda ABD, Kanada ve birkaç ülkede de programı kullanılan 1 firma var. Bunları çoğaltmamız lazım. Bunları desteklememiz lazım. Bunların ayaklarına basmamamız lazım. Her ülke hedefleri çerçevesinde bazı konuları öne çıkartmış, bunların da yan sanayileri beraberinde oluşmuş. Yavuz Kaya Bey'in ifade ettiği noktalara katılmamak elde değil. Yurtdışında baktığınızda birçok ülke kendisi için bazı konuları ülke hedefi olarak seçmiş. Buna bağlı olarak da kendisini geliştirmiş.

Örnekler verecek olursa;

İsrail Otomobil üretiyor mu? Hayır, ama öyle konularda otomobil üretimi içerisine dolaylı olarak katkısı var ki, oraya yapacağı yatırımın çok daha azında yatırım ile çok daha fazla pazara ve getiriye sahip oluyor.

Kore Otomobil üretiyor mu? Evet, onun içinde öncelikle yabancı ortaklık yaparak onlardan teknoloji konusunda öğrenmesi gerekenleri öğrenmiş. Daha sonrasında da Globallesen dünyada ülkesinin sağladığı desteklerle de kendi markasını oluşturmuş. Dünya devleri arasında yer alıyor.

Çin Otomobil üretiyor mu? Evet, burada su soru akla geliyor. Adamlar hem kendi markalarını üretmekteler, hem de Dünya markaları ile ortak tesisleri var. Burada devlet bu kuruluşlara yaptıkları ortaklıklarda devlet hissesi ve destekler konusunda neler yapıyor, ona bakmak lazım. Adamların pazarı çok büyük, bizim ülkemizin 20 kati nüfusları var. Azımsanmayacak kadar da çok sayıda Dünya devi kuruluş yatırım yapmış, devlet de onlara "yabancı sermaye" diye bakmadan bu yatırımları için gereken desteği vermiş.

İspanya Otomobil üretiyor mu? Evet üretiyor. Adamlar kendi markalarını Dünya devi ile birleştirmişler, bunu da o vasıta ile pazarlıyorlar. Bunun yanında da o fabrikaların ihtiyacı olan kalıpları, fikstürleri, komple montaj, kaynak vb. gibi hatları üretmekteler. Bizlerin yaptığımız işlerin misli ile getiri sağlayacak olan işleri kendi bünyelerinde üretip, Dünya pazarına da satmaktalar.

Yurtdışı pazarı için ülkemiz çok uygun bir pazar. Ama, hangi noktalarda? Ona bakılması lazım. Cevre için problem olan dokum sanayi, ağır talaşlı imalat sanayi vb. Oralarda da en pahalı ve getirisi yüksek olan mühendislik hizmetleri, bu hizmetlerde kullanılan komponentler. Bizlerin bunları yapabilecek is gücüne sahip olduğumuzu unutmamamız lazım. Bu is gücünün değerlendirilip, desteklenmesi, devletinde sadece yön gösterici ve istihdama yönelik çalışmaların içerisinde gereken hizmetleri sağlaması lazım...

Oldukça uzun bir yazı ile sizleri bunaltmış olabilirim, beni mazur görmenizi rica edeceğim.

Saygılarımla

Armağan Ekrem Göyünç

FARGE Fikstür Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.


04.11.2005

Değerli üyeler,

"Yerli otomobil tasarımı ve imalatı" başlıklı mesajların bir kısmını okudum; Çok sıra dışı ve hoş bir fikir. Gerçekleşmesi çok zor ama başarılabilirse Dünya'ya mal olacak bir hareket nazarıyla bakıyorum.

Kimi arkadaşların "çok zor, çünkü, çok fazla para ve emek gerekiyor" dediğini okudum, kimi arkadaşların da "niye olmasın?" dediğini. Arkadaşlar, bence olmayacak bir şey yok. Ortaya bir ürün çıkarsa ki bu CAD/CAM tasarımı anlamında bir ürün, bu üründe ışık gören firmalar destek olacaktır böyle bir harekete. Yalnız benim merak ettiğim ve aşılmasını güç gördüğüm konu şu, aracın aerodinamik hesapları, yakıt tüketimi, güvenlik gibi daha bir çok konuda gerekli olan hesaplamaların ve testlerin nasıl yapılacağı?..

Bu konuyla ilgili İSTANBUL ULAŞIM A.Ş.'nin ürettiği metro vagonlarının çok ilginç bir hikayesi var ki bu "Yerli Otomobil" fikriyle tıpa tıp aynı: Ulaşım A.Ş.'nin çalışanlarından biri raflarındaki fazla ve kullanılmayan yedek parçaları görünce, "bu kadar parçayı ne yapalım? Kendi vagonumuzu yapsak mı acaba?" diye bir nükte yapınca bir fikir doğmuş ve başlamışlar tasarıma. Bildiğim kadarıyla ODTÜ, İTÜ, TUBİTAK gibi kurumların bilimsel gücünü ve kendi pratik deneyimlerini kullanarak bir lokomotif üretmişler. 600.000 km test edilmiş ve sonunda geçer not almış. Sonuçta da vagon başına 500.000-750.000 dolar gibi bir kar etmişler yerli üretimle. Antalya, Ankara, İzmir, Konya, Kayseri, Bursa gibi bir çok şehrin metro çalışmaları sonucu gerekli olan vagonların Türkiye'de üretilmesi ile 1,5-2 milyar dolar kar bekleniyormuş...

Buradaki fikir de bunun gibi doğup gerçekleşebilir...

Ama benim bütün bunların dışında çok daha farklı bir görüşüm var. Bildiğiniz gibi yakıtlı araçların çevreye verdiği zararlar insanları ekonomik ve zararsız tekniklere itiyor. Bence mevcut gücün çevreye daha az zararlı araçları tasarlamaya yönlendirilmesi daha verimli olur. Mesela Toyota firması melez (hibrit) bir araç üretti (Prius) ve 3.000 adet üretmeği düşünürken 18.000 adet sipariş aldı (turnayı gözünden vurdu).

Diyeceğim şu; bu fikir eğer gerçekleşebilirse geleceği olan ya da daha uzun ömürlü olan bir teknik üzerinde gerçekleşebilirse (mesela hidrojen arabası gibi) çok daha büyük kazanımlar elde edilebilinir.

Herkese selamlar sunar, iyi çalışmalar dilerim.

Saygılarımla

Bilgehan Mehmet Tireli


Toyota Prius (Hybrid Synergy Drive) www.toyota.com/prius

............
İlgili Haberler:

02-05-2005 > İlk yerli tramvay olan RTE 2000'i tasarlayarak yüzde 60 yerli malzemeyle imal eden İstanbul Ulaşım A.Ş., 2006 yılında Alman ortaklarla seri imalatı hedefliyor:
www.turkcadcam.net/haber/2005-05-02.html

23-02-2003 > İstanbul Ulaşım A.Ş. tarafından üretilen ilk yerli tramvay RTE 2000'in tasarımında CAD/CAM/CAE sistemleri kullanıldı. Firma, düşük platformlu bir cadde tramvayı da üretecek:
www.turkcadcam.net/haber/2003-02-23.html


04.11.2005

Bilgehan Bey,

Bu fikriniz çok akıllıca, zira birçok arkadaşın da ifade etmeye çalıştığı, sadece aracı dışından görünüş olarak tasarlamak.

Halbuki araç öyle dışından tasarlamakla kalmıyor. Bunun için motorundan, aktarma organlarına, fren sisteminden, güvenlik kriterlerine, aydınlatma sitemlerinden, elektrik tesisatına, koltuklarına varıncaya kadar o kadar çok özen gösterilmesi gereken, bu arada da ihtisas isteyen konu var ki, bu da ancak bu konunun uzmanlarının yababileceği bir iştir. Bu uzmanların çoğu ilgili oldukları ana sanayi ve yan sanayileri içerisinde bu işlevleri yapmaktalar. O konuların ayrı ayrı gruplar halinde ele alınıp çözülmesi lazım...

Halbuki araç öyle dışından tasarlamakla kalmıyor. Bunun için motorundan, aktarma organlarına, fren sisteminden, güvenlik kriterlerine, aydınlatma sitemlerinden, elektrik tesisatına, koltuklarına varıncaya kadar o kadar çok özen gösterilmesi gereken, bu arada da ihtisas isteyen konu var ki, bu da ancak bu konunun uzmanlarının yapabileceği bir iştir. Bu uzmanların çoğu ilgili oldukları ana sanayi ve yan sanayileri içerisinde bu işlevleri yapmaktalar. O konuların ayrı ayrı gruplar halinde ele alınıp çözülmesi lazım...

Geçenlerde bir arkadaşımız ifade ettiler, bir motor geliştirmesi 2 yıl sürmüş. Bizler de içerisinde yer aldığımız projelerden hatırlamaktayız, bu tarz projeler 5-6 yıllık çalışmaların sonuçlarında gerçekleşir. Burada iyi bir organizasyon ve bilgi birikimine sahip olan kişilerle, bunlara destek verecek, gönüllü, gelişme, geliştirme arzusu olan kişilerin bir arada olması gerekir.

Bunun yanı sıra geçenlerde ODTÜ'den bir öğrenci arkadaşımızın da ifade ettiği, sizin de belirttiğiniz gibi hibrit araç projeleri üzerinde çalışmak çok daha uygun olur...

Diğer türlü çalışma için çok büyük mali kaynakların oluşması ve sabırla da bu projede olası aksamalar ile karşılaşıldığında dayanma gücü gereklidir.

Saygılarımla

Armağan Ekrem Göyünç

FARGE Fikstür Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.


08-11-2005

Değerli üyeler,

Yerli otomobil Türkiye'de her zaman bir tartışma konusu olmuştur. Bu konuda geçmişte bazı çalışmalar olduğunu yakın tarihimize baktığımızda görmekteyiz. Fakat 80 yıllık tarihinin büyük bir kısmını ekonomik vs. krizlerle yaşayan bir millet herhalde müteşebbis olma konusunda pek cesur davranamaz kanaatindeyim?..

Son yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik istikrar daha uzun sürer mi? Bilemiyorum ama ben kendi çapımda bazı işleri yapmaya çalışıyorum; Somut bir ürün ortaya çıktığında ki pek yakında bu olacak, sizlere bu konuda bilgi vermekten mutluluk duyacağım...

Saygılarımla

Fatih Bahşi
Makine Müh.

Verisim Ltd.


09.11.2005

Sayın Üyeler,

Türk imalatı otomobil demek her şeyi ile Türk imalatı olmalı anlamına gelmemeli... Bunu yapmamıza gerek de yok, ki şu an Mercedes, BMW, VW, GM gibi büyük firmaların bile bazı yedek parçalarını nerelerde ürettiklerini bilseniz; Gövde kalıp dökümlerinden, kalıplarda kullandıkları çelik malzemelere, punta kaynaklarındaki elektrotlardan, ısıl işlem ızgaralarına.... Adı duyulmamış Türk atölyelerinde bile bu firmalara dolaylı/dolaysız yedek parça üretenler var... Parçalar veya dizaynlar yurt içinde planlanır, planlanmaz, üretilir, üretilmez bu problem değil... Bence en önemli olan Marka oluşturmaktır. Bu, diğer tüm sektörler için de geçerlidir.

Bir de şu kesinlikle yıkılmalı: "Türk Malı" önyargısı... Kendi vatandaşlarımızdan çoğu "Türk malı" diye almaz, yabancı olsa alır...

İmalat daha kolaydır, önemli olan onu satabilmektir...

Saygılarımla

D. Özhan Türer
Mak. Müh.

Sağlam Metal A.Ş.
İstanbul


10.11.2005

Değerli üyeler,

Yerli Otomobil Tasarımı ile ilgili görüşleri uzun zamandır ilgi ile izliyorum. Olumlu veya olumsuz fikirlerini açıklayan tüm arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum.

Uzun zamandır benim de düşündüğüm konunun Salih Emin arkadaşımız tarafından gündeme getirilmesini, buna paralel olarak aynı veya değişik konularda kafa patlatan, üretim çabası olan herkesi kutluyorum.

Burada değinmek istemediğim, çeşitli nedenlerle ülkemiz, bu ve diğer konularda çok zaman kaybetti. Ancak geçen zaman içinde de müthiş bir, bilgi beceri ve tecrübe birikimi oldu.

Doğru ve akıllı konseptler üzerinde güçlerimizi birleştirirsek zamanı lehimize çevirebileceğimiz ve başaracağımız kanısındayım.

Bu konularda zaman zaman açıklanan, benim de katıldığım veya katılmadığım fikirler oldu. Kafamdaki konsepti kısaca şu sekide özetlemek istiyorum.

1- Tasarlanacak otomobilde, kesinlikle yeni veya geleceğe yönelik enerjiler kullanılmalı. Elektrik motorlu, hidrojen yakıt pilli, güneş enerjili veya bilmediğimiz vs. gibi.

2- Tasarım (Endüstriyel Taş.) çağdaş, geleceğe yönelik ultra modern çizgilere sahip olmalı.

Uzun yıllar otomotiv sektöründe bulunmam nedeniyle, düşündüğüm konsept kapsamında, söz konusu aracın exterior/interior tasarımına (skeç/ yüzey model/ model) katkı vermek isterim.

Başarı dileklerimle...

Muhsin Partanaz
Endüstri Tasarımcısı


15.11.2005

Merhabalar,

Gruptaki arkadaşların heyecanını anlamakla birlikte bazı gerçeklerden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Şöyle ki:

1. FRP (Fiber Reinforced Polymer) gövdeli araç ile sac gövdeli araç arasında çok büyük farklar vardır;
a. Birinin gövde imalatında birkaç kalıp kullanırken diğerinde yüzlerce kalıp kullanırsınız.
b. Sac kalıpçılığıyla FRP kalıpçılığı da birbirinden çok ayrı mefhumlardır. Biri küçük bir atölyede gerçekleştirilebilecekken diğeri devasa pres tezgahlarına ihtiyaç duyar. Ayrıca kalıp hazırlama aşamaları da farlıdır. Sac kalıpta fazladan çekme/derin çekme simülasyonları vs. yaparsınız.
c. Birinin montajında yapıştırma ve bağlama elemanları kullanırken diğerinde kaynak, yapıştırma ve bağlama elemanları kullanırsınız.
d. İki gövdenin montaj karmaşıklığı/güçlüğü de farklıdır.
e. Birinin boyama prosesleriyle diğerinin boyama prosesleri de çok farklıdır.

Bu liste daha epey uzar gider... Özet olarak bilgi vermek istedim.

2. Sanırım bu konunun ana teması öncelikle "Yerli tasarım" idi. Verilen örnek bunun dışında kalmaktadır. (Tasarım bir Alman mühendise ait)

3. İdealist olmak, istekli olmak böyle bir proje için gerekli koşullardır ancak yeterli koşullar olmaktan uzaktır. Şunu altını çizerek belirtmek isterim: Bu iş başarılmaz değil, ancak "TAM ZAMANLI BU İŞE ADANMIŞ PERSONEL" ile mümkündür. Araç tasarım işine başlamadan önce bu işin ne kadar zor ve imkansız bir şey olduğunu düşünürdüm. Ancak edindiğim TECRÜBEYLE bunun ne kadar kolay ve mümkün olduğunu gördüm... Kolay, çünkü yapılması gerekenleri biliyorum. Nasıl yapılması gerektiğini biliyorum...

Zor çünkü,
* Tam zamanlı
* Tecrübeli eleman lazım
* Tecrübeli elemanınız yoksa bunlara tecrübe aktaracak deneyimli eleman lazım
* Para lazım...

Saygılarımla,

Sami Özbay

Ford Otosan


Not: Yerli otomobil tasarım ve imalatı konusundaki güncel fikir alışverişleri ilgili Forum'da devam etmektedir; TurkCADCAM.net/Forum > Yerli otomobil tasarım ve imalatı?..

 
         
     
TurkCADCAM.net > Türkiye'nin yeni ürün tasarım, geliştirme, CAD/CAM/CAE, CNC, kalıp ve imalat teknolojileri portalı
***** Sektörün profesyonel bilgi ve işbirliği platformu *****
© 2002-2017  Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.